Gazetecilik mesleğinin içinde bulunduğu zorlukların yanısıra, yerel medyanın adeta bir ekonomik buhran yaşadığı günümüzde içler acısı.  Sarıyer’in etkin gazetelerinden Sarıyer Posta’nın sahibi Levent Pehlivanoğlu yerel yöneticilerin, gazetecilere vefasız davranmasından yakındı.

“BİR YEREL KİMİN NEYİ, NİÇİN YAPIP YAPMADIĞINI BİLİRİZ”

Pehlivanoğlu; “Bir gazete sahibi ekonomik anlamda sorunlarını çözmüş olması gerekir ki, vatandaşı bilgilendirmek amacıyla gazetesini çıkarabilsin ve bunun için de bilgili ve tecrübeli personel istihdam edebilsin. Doğruları yazan, halkı aydınlatan tarafsız bir gazetenin, o bölgenin medyası olarak halk tarafından olduğu kadar siyasetçi, sivil toplum örgütleri ve yerel yöneticiler tarafından da sahiplenilmesi gerekir. Çünkü yerel basın, orada yaşayanların hem gözü hem kulağıdır. Yöneticinin, siyasetçinin, esnafın, vatandaşın, bir sıkıntısı varsa duyurulur ve dikkati çekilir. Son dönemin bağımlılık yapan alışkanlığı sosyal medyada da haberler, duyurular yapılıyor. Ancak bunlar tıpkı suya yazılmış yazı gibi anında kayboluyor. Kimse kimseyi dikkate almadığı gibi, biri, diğerine “trol”, diğeri de karşısındakine “yandaş” diyor. Ortada bir kargaşa, karışıklık ve bunların getirdiği dikkate alınmazlık var.

“ELİNE AKILLI TELEFON ALAN GAZETECİLİĞE KALKIŞIYOR”

Eline akıllı telefon alan herkes gazeteciliğe soyunduğunu vurgulayan Pehlivanoğlu, “Maşallah herkes gazeteci! Bu nedenle de gazetecilerin çalışma olanakları ve çalışma şartları giderek yok oluyor. Olay ‘senin medyan, benim medyam, senin gazetecin, benim gazetecim’ şekline bürünüyor. Bu yüzden herhangi bir bilgi alışverişi olmuyor ve doğrunun, yanlışın ne olduğunu kimse bilmiyor” dedi.

“GAZETECİLERİ DE YÖNETİCİLERİ DE ÇOK İYİ TANIYORUZ”

Sarıyer’de insanlık dışı görüntüler! Sarıyer’de insanlık dışı görüntüler!

Pehlivanoğlu, “Gazetecilik başlı başına sorumluluk isteyen bir meslektir. Halka, mesleğe, devlete, millete, yasalara karşı sorumluluk ister. Benim işim gücüm yok. Gazete çıkarayım ve arkama birini alayım. Siyasetçiyse onu destekleyeyim, o da bana maddi imkan sağlasın’ diyenden gazeteci olmaz. O kişilere biz brozancı başı diyoruz! Bu arkadaşlar her yerel seçim öncesi ortaya çıkarlar, sonra tekrar kaybolurlar. Biz gazeteciler birbirimizi tanıdığımız kadar ilçe de görev yaptığımız yerel yöneticileri de çok iyi tanırız. Neyi, niçin yapıp yapmadığını anlarız.

“GAZETECİLİK DİK DURMA MESELESİDİR”

Gazetecilik dik durma meselesi olduğunu belirten Pehlivanoğlu, “Her koşulda dik duran, menfaat uğruna, çıkar uğruna ve her yöne eğilenlerden gazeteci olmaz! 14 yıldır kendi gazetem Sarıyer Posta’yı çıkartıyorum. İçimiz neyse dışımız da o, düşüncemiz neyse yazdığımız da o. Yeni yetme siyasetçilere, kıvırmadan, eğilmeden, bükülmeden, üç kuruşa tamah edip, kadir kıymet bilmezlere eyvallah etmeden gazetecilik yapmaya çalışıyoruz. Ne mesleğimizin etik kurallarından, ne memleket sevdamızdan, ne de Cumhuriyete ve Büyük Önderimiz Atatürk’e bağlılığımızdan ödün vermeyiz. İyiden yana, doğrudan yana, hak ve hukuktan yana olan herkesin başımızın üzerinde yeri var. Ömrümüz yettiğince, elimiz tuttuğunca kalemimiz doğruları yazmaya devam edeceğiz” dedi.

SARIYER POSTA