
Sarıyer’in orman varlığıyla öne çıkan bölgelerinden Kocataş Mahallesi Kılıçpınar Mevkii’nde yaşanan gelişmeler, mahalle sakinlerini tedirgin etti. Alarko Holding’e ait olduğu belirtilen yaklaşık 442 dönümlük arazinin çevresinin çitlerle kapatılması ve bölgede iş makinelerinin çalışmaya başlaması, alandaki faaliyetleri yeniden gündeme taşıdı.
İddiaya göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 23 Şubat 2026 tarihli kararıyla, tapuda Maden Mahallesi 934 ada 7 ve 8 parsellerde bulunan doğal sit alanının koruma statüsü yeniden değerlendirildi. Bakanlığın resmi duyurusunda alanın “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ile “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edildiği belirtildi.
Yaklaşık 370 dönümlük alanın önemli bir bölümünün, kamuoyunda “çivi çakılmaz alan” olarak ifade edilen yüksek koruma statüsünden çıkarılarak kontrollü kullanım kapsamına alınmasının ardından bölgede yapılaşmanın önünün açılabileceği yönünde değerlendirmeler yapılmaya başlandı.
“SARIYER’İN OKSİJEN DEPOLARI KORUNMALI”
Kılıçpınar Mevkii’nde son günlerde başlayan çitleme çalışmaları ve iş makinelerinin sahada görülmesi, bölge sakinlerinin tepkisini artırdı. Mahalle halkı, İstanbul’un önemli doğal alanlarından biri olarak görülen bölgenin geleceğine ilişkin sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Sarıyer’in ormanları korunmalı” çağrısında bulundu.
Öte yandan çevre duyarlılığıyla hareket eden bazı platformlar ve bölge sakinleri, projeye ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Yapılan paylaşımlarda, Belgrad Ormanı’nın doğal uzantılarından biri olarak değerlendirilen bölgenin yoğun yapılaşma baskısıyla karşı karşıya olduğu ileri sürülerek, olası villa projelerinin Kuzey Ormanları üzerinde ciddi etki oluşturabileceği iddia edildi.
Şirketin kurumsal iletişiminde kullandığı “Değer, ülkemize ve doğaya verdiklerimizdir” ifadesine de atıfta bulunan eleştirilerde, doğal alanların korunmasına yönelik hassasiyet çağrıları yapıldı. Bölgedeki çalışmaların kapsamı, yapılacak projelerin niteliği ve resmi süreçlerin nasıl ilerleyeceği ise kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.





