CHP Sarıyer İlçe Başkanı Mehmet Kubat “Bu mesele siyaset üstüdür, Ayazağa’nın geleceğini birlikte kurtaralım.”
CHP Sarıyer İlçe Başkanı Mehmet Kubat, Sarıyer’in en büyük mahallelerinden biri olan Ayazağa’da yıllardır devam eden mülkiyet ve imar sorunlarına ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. CHP Sarıyer İlçe Başkanlığı binasında gerçekleştirilen toplantıda konuşan Kubat, Ayazağa’daki 77 dönümlük alanın 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmesiyle birlikte bölgedeki kentsel dönüşüm sürecinin tamamen çıkmaza girdiğini savundu.
Yoğun katılımın olduğu toplantıya CHP Sarıyer Belediye Meclis Üyeleri İbris Güven, Özkan Sucu ve Ünal Civak da katılarak Başkan Kubat’a destek verdi. Toplantıda Ayazağa halkının yıllardır yaşadığı mülkiyet sorunları, imar planlarının iptal süreci ve bölgedeki yapılaşma krizi detaylı şekilde ele alındı.
Elindeki resmi belgeler ve plan notlarıyla açıklamalarda bulunan Kubat, Ayazağa’da yaşayan vatandaşların yaklaşık 60 yıldır büyük emeklerle kurdukları yaşam alanlarının bugün ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya bırakıldığını söyledi.
“AYAZAĞA’NIN UMUDU TIKANDI”
Basın açıklamasında özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın aldığı kararları eleştiren Kubat, 2016 yılında Sarıyer Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclislerinde kabul edilen imar planlarının, Ağustos 2025’te bölgenin 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmesiyle birlikte fiilen geçersiz hale geldiğini ifade etti.
Kubat, söz konusu kararın yalnızca teknik bir plan değişikliği olmadığını, doğrudan vatandaşların yaşam hakkını etkileyen büyük bir mağduriyet oluşturduğunu savundu. Açıklamasında sert ifadeler kullanan Kubat, şunları söyledi: “Bu karar Ayazağa’yı çivi çakılamaz hale getirmiştir. İnsanlar evlerini yenileyemiyor, dönüşüm yapamıyor, tapu sorunlarını çözemiyor. Vatandaşlarımızın kentsel dönüşüm umudu, mülkiyet hakkı ve güvenli konut hayali bu kararla tamamen tıkanmıştır.”
Ayazağa’da çok sayıda yapının eski ve riskli durumda olduğunu belirten Kubat, özellikle İstanbul’un deprem gerçeği karşısında bölgenin kaderine terk edilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“BU MESELE SİYASET ÜSTÜDÜR”
Konunun siyasi polemiklerden uzak şekilde ele alınması gerektiğini vurgulayan Kubat, açıklamasının en dikkat çeken bölümünde Halil İbrahim Kurşun’a çağrıda bulundu.
Ayazağa’nın geleceği için ortak hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Kubat, şu sözleri kullandı: “Bu mesele siyaset üstüdür. Ayazağa’nın geleceği için gelin el ele verelim. Gerekirse valiliğe de bakanlığa da birlikte gidelim. Bu halkın mağduriyetini hep beraber çözelim.”
Kubat, amaçlarının siyasi tartışma yaratmak değil, vatandaşların yıllardır çözülemeyen sorunlarını ortadan kaldırmak olduğunu belirterek, 2016 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli Sarıyer Belediyesi imar planlarına yeniden dönülmesi gerektiğini savundu.
“AYAZAĞA HALKI GÜVENLİ EVLER İSTİYOR”
Ayazağa’da yaşayan vatandaşların en temel talebinin güvenli, modern ve yasal zemini olan konutlara kavuşmak olduğunu ifade eden Kubat, mevcut kararların vatandaşları çaresiz bıraktığını söyledi.
Kentsel dönüşümün önünün açılması gerektiğini belirten Kubat, bölgedeki insanların yıllardır tapu ve mülkiyet belirsizliği nedeniyle ciddi ekonomik kayıplar yaşadığını da dile getirdi. Özellikle genç nüfusun mahallede gelecek planı kurmakta zorlandığını ifade eden Kubat, devletin vatandaşın önünü açması gerektiğini söyledi.
BAKANLIĞA İTİRAZ DİLEKÇELERİ SUNULACAK
Toplantının sonunda açıklanan yol haritasına göre CHP Sarıyer İlçe Başkanlığı tarafından hazırlanan itiraz dilekçeleri ilgili bakanlığa iletilecek. Ayrıca Ayazağa Meydanı başta olmak üzere mahallede kurulacak bilgilendirme noktaları ve semt pazarlarında vatandaşlara süreç hakkında detaylı bilgi verileceği açıklandı. Kubat, halkın sürece aktif şekilde dahil edilmesi gerektiğini belirterek, önümüzdeki günlerde saha çalışmalarını artıracaklarını ifade etti.
AYAZAĞA’DA GÖZLER ANKARA’YA ÇEVRİLDİ
Ayazağa’daki imar ve mülkiyet tartışmaları uzun süredir Sarıyer’in en önemli gündem başlıkları arasında yer alırken, CHP’nin yaptığı bu çıkışın ardından gözler şimdi Ankara’dan gelecek olası adımlara çevrildi. Mahalle sakinleri ise yıllardır devam eden sorunların çözülmesini ve bölgenin yeniden planlanarak güvenli yaşam alanlarına dönüştürülmesini bekliyor.