Yayıncılar Yardımlaşma Derneği (YAYDER) Başkanı Ali Avcu, artan üretim maliyetleri ve okurların alım gücündeki düşüşün yayıncılık sektörünü ağır bir ekonomik darboğaza sürüklediğini belirtti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İletişim Başkanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulunan Avcu, yayıncılığın ve basının sürdürülebilirliği için somut destek adımları atılmasını istedi.

Yayıncılar Yardımlaşma Derneği (YAYDER) Başkanı Ali Avcu, yayınevlerinden matbaalara, kitapçılardan yerel gazetelere kadar yayıncılık sektörünün farklı alanlarında yaşanan ekonomik sorunlara ilişkin açıklama yaptı. Kâğıt, baskı ve dağıtım giderlerindeki artışın üretimi zorlaştırdığını belirten Avcu, vatandaşların alım gücündeki gerilemenin de kitaba ve habere erişimi olumsuz etkilediğini söyledi.

Yayıncılıkta yaşanan sorunların yalnızca işletmelerin ekonomik geleceğiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Avcu, “Kitabı yaşatmak, gazeteyi ayakta tutmak, halkın bilgiye ulaşma hakkını ve bu ülkenin geleceğini korumaktır” ifadelerini kullandı.

YAYINCI MALİYETLERLE, OKUR GEÇİM SIKINTISIYLA MÜCADELE EDİYOR

Yayınevleri, matbaalar, dağıtım kuruluşları, kitapçılar ve basın emekçilerinin birbirine bağlı bir üretim zincirinin parçaları olduğunu ifade eden Avcu, zincirin herhangi bir halkasında yaşanan kaybın kültürel yaşamın tamamına yansıdığını belirtti. Kitabın hazırlanmasından okura ulaşmasına kadar her aşamada maliyetlerin biriktiğini söyleyen Avcu, sektörün içinde bulunduğu durumu şöyle anlattı: “Yayıncılık dünyası ağır bir geçim ve varlığını sürdürme mücadelesi veriyor. Kitabın okura ulaşmasına kadar geçen her aşamanın bir maliyeti var. Kâğıt, baskı, cilt, telif, çeviri, editörlük, depolama ve nakliye giderleri yayıncının sırtında birikiyor. Öte yandan vatandaşımız temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Yayıncı maliyetini karşılayacak fiyatı belirlediğinde okur kitaba ulaşamıyor; fiyatı aşağıda tuttuğunda ise yeni kitabı basacak kaynağı bulamıyor.”

Avcu’nun açıklamasında atıfta bulunulan Türkiye Yayıncılar Birliği’nin 2025 Kitap Pazarı Raporu’nda da ithal girdilere bağımlılık, enflasyon ve döviz hareketlerinin üretim maliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekildiği belirtildi.

KİTAP ÜRETİMİNDEKİ GERİLEMEYE DİKKAT ÇEKTİ

Açıklamada aktarılan YAYBİR’in yayımladığı YAYFED verilerine göre, bandrole tabi kitap üretimi 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 6,1 milyon adet azalarak 407,8 milyon adede geriledi. 2026’nın ocak-eylül döneminde ise üretimin, önceki yılın aynı dönemindeki yaklaşık 322 milyon adetten 313,9 milyon adede düştüğü belirtildi.

Avcu, üretimdeki düşüşün yazarlar, çevirmenler, editörler ve diğer yayın emekçileri açısından da sonuçlar doğurduğunu vurguladı. “Üretimin gerilemesi, yayımlanmayı bekleyen bir eserin ertelenmesi, bir çevirinin yapılamaması, bir editörün işsiz kalması anlamına gelebilir” diyen Avcu, özellikle küçük ve orta ölçekli yayınevlerinin dayanma gücünün aşındığını söyledi. Ekonomik baskıların yayın çeşitliliğini de daraltabileceğine işaret eden Avcu, “Yalnızca hızlı satacağı düşünülen kitapların basılabildiği bir ortamda araştırma, düşünce, şiir ve ilk eserlerin yayımlanma imkânı daralır. Bunun bedelini kültür hayatımız öder” değerlendirmesinde bulundu.

KÂĞITTA YERLİ ÜRETİM İÇİN UZUN VADELİ PLAN ÇAĞRISI

SEKA’nın özelleştirme ve tasfiye sürecini de gündeme getiren Avcu, yayıncılığın ihtiyaç duyduğu nitelikte kâğıdın yeterli miktarda ve erişilebilir maliyetlerle temin edilebilmesi için uzun vadeli bir sanayi politikasına ihtiyaç olduğunu belirtti. Türkiye’de kâğıt üretiminin bulunduğunu ancak yayıncılık açısından tedarik ve maliyet sorununun sürdüğünü ifade eden Avcu, şu değerlendirmeyi yaptı: “SEKA’nın üretim birikiminin korunamaması ve kamu kâğıt sanayisinin tasfiyesi, bugün üzerinde ciddiyetle durmamız gereken bir politika tercihidir. Türkiye’de kâğıt üretimi elbette var. Ancak yayıncılığın ihtiyaç duyduğu nitelikte, yeterli miktarda ve erişilebilir maliyetle kâğıt temini sorunu sürüyor.”

Kitap ve gazete üretiminin döviz hareketleri karşısındaki kırılganlığının azaltılmasını isteyen Avcu; yerli üretim kapasitesi, selüloz tedariki, enerji maliyetleri ve çevresel sürdürülebilirliğin birlikte değerlendirileceği bir plan hazırlanması gerektiğini söyledi.

BASINDAKİ DARALMA HABER ALMA HAKKINI ETKİLİYOR

Basın kuruluşlarının yaşadığı ekonomik sorunlara da değinen Avcu, gazetelerin yanı sıra televizyonların, radyoların ve dijital haber kuruluşlarının sürdürülebilirliğinin korunması gerektiğini belirtti.

Açıklamada yer verilen TÜİK’in 2025 Süreli Yayın İstatistikleri’ne göre, resmî ilan yayımlayan gazete sayısının 2024’te 753 iken 2025’te 659’a gerilediği, bu gazetelerin yıllık toplam tirajının yüzde 15,1 azaldığı aktarıldı. Resmî ilan ve reklam yayımlayan gazetelerde çalışan sayısının ise 4 bin 315’ten 3 bin 714’e düştüğü belirtildi. Bu veriler ilgili kapsamdaki daralmayı gösterirken, gazete sayısındaki azalış tek başına kapanan gazete sayısı anlamına gelmiyor. Avcu, özellikle yerel basında muhabir istihdamının azalmasının vatandaşların sorunlarının takip edilmesini güçleştirdiğine dikkat çekti: “Bir ilçede muhabir kalmadığında işçinin derdini, köylünün su sorununu, okulun eksiklerini, çevreye verilen zararı kim takip edecek? Haber büroları kapandıkça, kadrolar küçüldükçe halkın kendi yaşamına ilişkin doğru ve bağımsız bilgiye ulaşma imkânı daralır.”

Sahada haber üretmenin ulaşım giderlerinden personel maliyetlerine kadar ekonomik kaynak gerektirdiğini hatırlatan Avcu, “Sahaya çıkacak gazetecinin yol parasını karşılayamayan bir kuruluşun araştırma haberciliğini sürdürmesi de güçleşir. Ekonomik güvencesizlik, basının bağımsızlığını aşındırır” dedi.

BAKANLIĞA VE İLGİLİ KURUMLARA ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRISI

Kültür ve Turizm Bakanlığının sektörün sorunlarını öncelikli gündemine almasını isteyen Avcu; yayıncı örgütleri, yazarlar, çevirmenler, matbaacılar ve kitapçıların katılımıyla somut bir çalışma takvimi oluşturulması çağrısında bulundu. Basının ekonomik sorunlarının çözümü için de ilgili kamu kurumları ile meslek örgütlerinin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Avcu, “Batma noktasına sürüklenen işletmelerin ve güvencesiz kalan emekçilerin sesine kulak verilmelidir” ifadelerini kullandı.

YAYDER’in çözüm taleplerini aktaran Avcu; yayıncılara erişilebilir finansman sağlanmasını, kütüphane alım bütçelerinin güçlendirilmesini, kamu alımlarında şeffaflığın ve yayın çeşitliliğinin korunmasını istedi. Küçük yayınevlerinin desteklere erişiminin kolaylaştırılması ile dağıtım ve kargo giderlerinin azaltılmasının da öncelikli ihtiyaçlar arasında bulunduğunu söyledi.

Basın alanında ise kamu ilan ve reklamlarının nesnel ölçütlerle dağıtılması, gazeteci istihdamının ve sosyal güvencenin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“ÇOCUKLARIN KİTABA ERİŞİMİ ÖZEL BİR KAMU POLİTİKASI OLMALI”

Çocukların kitaba erişiminin özel bir kamu politikası olarak ele alınmasını isteyen Avcu, kütüphanelerin zenginleştirilmesi ve okulların kitapla buluşturulması gerektiğini belirtti. “Bir çocuğun eline kitap veremiyorsak, onu ekran bağımlılığından uzaklaştırma çağrımız eksik kalır” diyen Avcu, ailelerin kültüre erişimini kolaylaştıracak adımların önemine dikkat çekti.

Yayımlanamayan eserlerin, kaybolan yerel arşivlerin ve dağılan haber kadrolarının kültürel hafızada boşluklar bırakacağı uyarısında bulunan Avcu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu ülkenin dili, edebiyatı, tarihi ve insan hikâyeleri gelecek kuşaklara emekle aktarılır. O emeğin yaşaması için yayıncının üretebilmesi, gazetecinin çalışabilmesi, okurun kitaba ve habere ulaşabilmesi gerekir. YAYDER olarak çağrımız açıktır: Yayıncılığı ve basını yaşatacak somut adımlar daha fazla geciktirilmeden atılmalıdır.”

Yayıncılar Yardımlaşma Derneği (YAYDER) Başkanı Ali Avcu, artan üretim maliyetleri ve okurların alım gücündeki düşüşün yayıncılık sektörünü ağır bir ekonomik darboğaza sürüklediğini belirtti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İletişim Başkanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulunan Avcu, yayıncılığın ve basının sürdürülebilirliği için somut destek adımları atılmasını istedi.

Yayıncılar Yardımlaşma Derneği (YAYDER) Başkanı Ali Avcu, yayınevlerinden matbaalara, kitapçılardan yerel gazetelere kadar yayıncılık sektörünün farklı alanlarında yaşanan ekonomik sorunlara ilişkin açıklama yaptı. Kâğıt, baskı ve dağıtım giderlerindeki artışın üretimi zorlaştırdığını belirten Avcu, vatandaşların alım gücündeki gerilemenin de kitaba ve habere erişimi olumsuz etkilediğini söyledi.

Yayıncılıkta yaşanan sorunların yalnızca işletmelerin ekonomik geleceğiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Avcu, “Kitabı yaşatmak, gazeteyi ayakta tutmak, halkın bilgiye ulaşma hakkını ve bu ülkenin geleceğini korumaktır” ifadelerini kullandı.

YAYINCI MALİYETLERLE, OKUR GEÇİM SIKINTISIYLA MÜCADELE EDİYOR

Yayınevleri, matbaalar, dağıtım kuruluşları, kitapçılar ve basın emekçilerinin birbirine bağlı bir üretim zincirinin parçaları olduğunu ifade eden Avcu, zincirin herhangi bir halkasında yaşanan kaybın kültürel yaşamın tamamına yansıdığını belirtti. Kitabın hazırlanmasından okura ulaşmasına kadar her aşamada maliyetlerin biriktiğini söyleyen Avcu, sektörün içinde bulunduğu durumu şöyle anlattı: “Yayıncılık dünyası ağır bir geçim ve varlığını sürdürme mücadelesi veriyor. Kitabın okura ulaşmasına kadar geçen her aşamanın bir maliyeti var. Kâğıt, baskı, cilt, telif, çeviri, editörlük, depolama ve nakliye giderleri yayıncının sırtında birikiyor. Öte yandan vatandaşımız temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Yayıncı maliyetini karşılayacak fiyatı belirlediğinde okur kitaba ulaşamıyor; fiyatı aşağıda tuttuğunda ise yeni kitabı basacak kaynağı bulamıyor.”

Avcu’nun açıklamasında atıfta bulunulan Türkiye Yayıncılar Birliği’nin 2025 Kitap Pazarı Raporu’nda da ithal girdilere bağımlılık, enflasyon ve döviz hareketlerinin üretim maliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekildiği belirtildi.

KİTAP ÜRETİMİNDEKİ GERİLEMEYE DİKKAT ÇEKTİ

Açıklamada aktarılan YAYBİR’in yayımladığı YAYFED verilerine göre, bandrole tabi kitap üretimi 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 6,1 milyon adet azalarak 407,8 milyon adede geriledi. 2026’nın ocak-eylül döneminde ise üretimin, önceki yılın aynı dönemindeki yaklaşık 322 milyon adetten 313,9 milyon adede düştüğü belirtildi.

Avcu, üretimdeki düşüşün yazarlar, çevirmenler, editörler ve diğer yayın emekçileri açısından da sonuçlar doğurduğunu vurguladı. “Üretimin gerilemesi, yayımlanmayı bekleyen bir eserin ertelenmesi, bir çevirinin yapılamaması, bir editörün işsiz kalması anlamına gelebilir” diyen Avcu, özellikle küçük ve orta ölçekli yayınevlerinin dayanma gücünün aşındığını söyledi.

Ekonomik baskıların yayın çeşitliliğini de daraltabileceğine işaret eden Avcu, “Yalnızca hızlı satacağı düşünülen kitapların basılabildiği bir ortamda araştırma, düşünce, şiir ve ilk eserlerin yayımlanma imkânı daralır. Bunun bedelini kültür hayatımız öder” değerlendirmesinde bulundu.

KÂĞITTA YERLİ ÜRETİM İÇİN UZUN VADELİ PLAN ÇAĞRISI

SEKA’nın özelleştirme ve tasfiye sürecini de gündeme getiren Avcu, yayıncılığın ihtiyaç duyduğu nitelikte kâğıdın yeterli miktarda ve erişilebilir maliyetlerle temin edilebilmesi için uzun vadeli bir sanayi politikasına ihtiyaç olduğunu belirtti.

Türkiye’de kâğıt üretiminin bulunduğunu ancak yayıncılık açısından tedarik ve maliyet sorununun sürdüğünü ifade eden Avcu, şu değerlendirmeyi yaptı: “SEKA’nın üretim birikiminin korunamaması ve kamu kâğıt sanayisinin tasfiyesi, bugün üzerinde ciddiyetle durmamız gereken bir politika tercihidir. Türkiye’de kâğıt üretimi elbette var. Ancak yayıncılığın ihtiyaç duyduğu nitelikte, yeterli miktarda ve erişilebilir maliyetle kâğıt temini sorunu sürüyor.”

Kitap ve gazete üretiminin döviz hareketleri karşısındaki kırılganlığının azaltılmasını isteyen Avcu; yerli üretim kapasitesi, selüloz tedariki, enerji maliyetleri ve çevresel sürdürülebilirliğin birlikte değerlendirileceği bir plan hazırlanması gerektiğini söyledi.

BASINDAKİ DARALMA HABER ALMA HAKKINI ETKİLİYOR

Basın kuruluşlarının yaşadığı ekonomik sorunlara da değinen Avcu, gazetelerin yanı sıra televizyonların, radyoların ve dijital haber kuruluşlarının sürdürülebilirliğinin korunması gerektiğini belirtti. Açıklamada yer verilen TÜİK’in 2025 Süreli Yayın İstatistikleri’ne göre, resmî ilan yayımlayan gazete sayısının 2024’te 753 iken 2025’te 659’a gerilediği, bu gazetelerin yıllık toplam tirajının yüzde 15,1 azaldığı aktarıldı. Resmî ilan ve reklam yayımlayan gazetelerde çalışan sayısının ise 4 bin 315’ten 3 bin 714’e düştüğü belirtildi. Bu veriler ilgili kapsamdaki daralmayı gösterirken, gazete sayısındaki azalış tek başına kapanan gazete sayısı anlamına gelmiyor.

Avcu, özellikle yerel basında muhabir istihdamının azalmasının vatandaşların sorunlarının takip edilmesini güçleştirdiğine dikkat çekti: “Bir ilçede muhabir kalmadığında işçinin derdini, köylünün su sorununu, okulun eksiklerini, çevreye verilen zararı kim takip edecek? Haber büroları kapandıkça, kadrolar küçüldükçe halkın kendi yaşamına ilişkin doğru ve bağımsız bilgiye ulaşma imkânı daralır.”

Sahada haber üretmenin ulaşım giderlerinden personel maliyetlerine kadar ekonomik kaynak gerektirdiğini hatırlatan Avcu, “Sahaya çıkacak gazetecinin yol parasını karşılayamayan bir kuruluşun araştırma haberciliğini sürdürmesi de güçleşir. Ekonomik güvencesizlik, basının bağımsızlığını aşındırır” dedi.

BAKANLIĞA VE İLGİLİ KURUMLARA ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRISI

Kültür ve Turizm Bakanlığının sektörün sorunlarını öncelikli gündemine almasını isteyen Avcu; yayıncı örgütleri, yazarlar, çevirmenler, matbaacılar ve kitapçıların katılımıyla somut bir çalışma takvimi oluşturulması çağrısında bulundu. Basının ekonomik sorunlarının çözümü için de ilgili kamu kurumları ile meslek örgütlerinin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Avcu, “Batma noktasına sürüklenen işletmelerin ve güvencesiz kalan emekçilerin sesine kulak verilmelidir” ifadelerini kullandı.

YAYDER’in çözüm taleplerini aktaran Avcu; yayıncılara erişilebilir finansman sağlanmasını, kütüphane alım bütçelerinin güçlendirilmesini, kamu alımlarında şeffaflığın ve yayın çeşitliliğinin korunmasını istedi. Küçük yayınevlerinin desteklere erişiminin kolaylaştırılması ile dağıtım ve kargo giderlerinin azaltılmasının da öncelikli ihtiyaçlar arasında bulunduğunu söyledi. Basın alanında ise kamu ilan ve reklamlarının nesnel ölçütlerle dağıtılması, gazeteci istihdamının ve sosyal güvencenin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“ÇOCUKLARIN KİTABA ERİŞİMİ ÖZEL BİR KAMU POLİTİKASI OLMALI”

Çocukların kitaba erişiminin özel bir kamu politikası olarak ele alınmasını isteyen Avcu, kütüphanelerin zenginleştirilmesi ve okulların kitapla buluşturulması gerektiğini belirtti. “Bir çocuğun eline kitap veremiyorsak, onu ekran bağımlılığından uzaklaştırma çağrımız eksik kalır” diyen Avcu, ailelerin kültüre erişimini kolaylaştıracak adımların önemine dikkat çekti.

Yayımlanamayan eserlerin, kaybolan yerel arşivlerin ve dağılan haber kadrolarının kültürel hafızada boşluklar bırakacağı uyarısında bulunan Avcu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu ülkenin dili, edebiyatı, tarihi ve insan hikâyeleri gelecek kuşaklara emekle aktarılır. O emeğin yaşaması için yayıncının üretebilmesi, gazetecinin çalışabilmesi, okurun kitaba ve habere ulaşabilmesi gerekir. YAYDER olarak çağrımız açıktır: Yayıncılığı ve basını yaşatacak somut adımlar daha fazla geciktirilmeden atılmalıdır.”