Sarıyer Posta Genel Yayın Yönetmeni Levent Pehlivanoğlu’nun sorularını yanıtlayan KURSDER İstanbul Başkanı ve EGİDER Başkan Vekili Eğitimci Abdullah Alp, son dönemde açıklanan yeni soru yazım kılavuzu ve sınav sistemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Alp, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hayata geçirilen yeni yaklaşımın, eğitimde köklü bir dönüşümün habercisi olduğunu söyledi.
Ezber değil analiz dönemi
Yeni sistemle birlikte sınav anlayışının temelden değiştiğini vurgulayan Abdullah Alp, artık öğrencilerden yalnızca bilgiye sahip olmalarının yeterli olmayacağını belirtti. Alp, “Yeni modelde öğrenciden bilgiyi analiz etmesi, yorumlaması ve problem çözme becerilerini kullanması bekleniyor. Eleştirel düşünme, mantık yürütme ve muhakeme yetenekleri ön planda olacak” dedi.
Sorular metin temelli ve çok aşamalı olacak
Yeni nesil soruların yapısına ilişkin de bilgi veren Alp, sınavlarda adayların karşısına doğrudan sorular yerine metin, durum ya da hikâye temelli içeriklerin çıkacağını ifade etti. Bu metinlerde zaman zaman dikkat dağıtıcı veya gereksiz bilgilere de yer verileceğini belirten Alp, öğrencinin bu bilgiler arasından doğru olanı ayıklama becerisinin ölçüleceğini söyledi.
Soruların tek adımda çözülemeyeceğini dile getiren Alp, “Artık birden fazla düşünme basamağı gerektiren, çok katmanlı sorularla karşılaşacağız. Şıklar da rastgele hazırlanmayacak; öğrencinin yapabileceği olası hatalara göre kurgulanacak” diye konuştu.
Ölçme-değerlendirme anlayışı değişiyor
Yeni sistemin yalnızca sonucu değil, süreci de ölçtüğünü vurgulayan Alp, “Artık sadece doğru cevabı bulmak yeterli değil. Öğrencinin o sonuca nasıl ulaştığı da önemli. Aynı sonuca giden farklı çözüm yolları kabul edilecek. Amaç, öğrencinin düşünme biçimini analiz edebilmek” ifadelerini kullandı.
Bazı öğrenciler için süreç daha zor olacak
Bu dönüşümün tüm öğrenciler için aynı derecede kolay olmayacağını belirten Alp, özellikle ezber odaklı çalışan öğrencilerin zorlanacağını söyledi. Kalıp sorulara alışmış, metin analizinde zorlanan, şıklardan yola çıkarak çözüm üretmeye çalışan ve uzun düşünme süreçlerinden kaçınan öğrencilerin yeni sistemde daha fazla güçlük yaşayacağını ifade etti.
Ayrıca yoğun veri karşısında panikleyen, kavramlar arası ilişki kuramayan ve yaptığı hataları analiz etmeyen öğrencilerin de dezavantajlı olacağını belirten Alp, bu nedenle öğrencilerin öğrenme alışkanlıklarını değiştirmesi gerektiğine dikkat çekti.
Öğretmenin rolü yeniden tanımlanıyor
Yeni sistemin öğretmenler açısından da önemli değişiklikler getirdiğini dile getiren Alp, klasik anlatım yöntemlerinin artık yeterli olmayacağını vurguladı. “Sadece konu anlatan, ezberi öne çıkaran öğretim modeli geride kalıyor. Öğretmen artık bilgi aktaran değil, öğrenciyi düşündüren ve yönlendiren bir rehber olmak zorunda” dedi.
Farklı çözüm yollarına açık olmayan, öğrenciyi sorgulamaya teşvik etmeyen ve sürekli aynı tip sorularla ilerleyen öğretmen yaklaşımının yeni sistemde yetersiz kalacağını belirtti.
Yayınevleri ve kurumlar da dönüşecek
Yeni sınav sisteminin eğitim kurumları ve yayınevlerini de doğrudan etkileyeceğini ifade eden Abdullah Alp, tek tip ve yüzeysel içerik üreten yapıların geri planda kalacağını söyledi.
İpuçlarına dayalı soru yazan, sadece işlem ya da sadece yorum becerisini ölçen, hata analizine yer vermeyen ve aynı soru tiplerini tekrar eden yayınların artık tercih edilmeyeceğini belirten Alp, “Yeni dönemde çok boyutlu düşünebilen, analiz yapabilen ve ölçme-değerlendirmeyi derinleştiren kurumlar öne çıkacak” diye konuştu.
“Sistem düşünmeyi öğretecek”
Son olarak yeni modelin temel amacına dikkat çeken Alp, bu değişimin sadece sınav sistemiyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Bu sistem öğrenciyi sadece sınava değil, hayata hazırlamayı hedefliyor. Ezberleyen değil, düşünen, sorgulayan ve çözüm üreten bireyler yetiştirmek amaçlanıyor” ifadelerini kullandı.





