Sarıyer’in Fatih Sultan Mehmet ve Baltalimanı mahallelerinde yaşayan vatandaşlar, uzun yıllardır çözülemeyen mülkiyet sorununu yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. Mahalle sakinleri tarafından yapılan duyuruda, ilçede faaliyet gösteren siyasi partiler ile yerel yönetimlere açık çağrıda bulunularak, kronikleşmiş sorunun artık kalıcı bir çözüme kavuşturulması gerektiği vurgulandı.

“60 YILDIR AYNI SORUNLA YAŞIYORUZ”

Fatih Sultan Mehmet Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Celal Keçili, sorunun boyutuna dikkat çekerek mahalle halkının yıllardır belirsizlik içinde yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Keçili, “Yaklaşık 60 yıldır devam eden bir mülkiyet probleminden söz ediyoruz. Bu sadece bir tapu meselesi değil; insanların hayatlarını doğrudan etkileyen, gelecek planlarını erteleyen ciddi bir mağduriyet. Artık bu sorunun konuşulması değil, çözülmesi gerekiyor” dedi.

Seçim süreçlerinin bu tür sorunların çözümü için önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Keçili, siyasi partilere de çağrıda bulundu:
“Seçim dönemleri, vatandaşın sorunlarının en çok dile getirildiği süreçlerdir. Biz de bu sürecin, yıllardır çözülemeyen mülkiyet sorununun kalıcı şekilde çözüme kavuşması için bir fırsat olmasını istiyoruz.”

Whatsapp Image 2026 04 25 At 17.37.26

“RİSKLİ ALAN KARARI SORUNU DAHA DA BÜYÜTÜYOR”

Mahalle sakinlerinin en önemli taleplerinden birinin “riskli alan” kararının kaldırılması olduğunu belirten Keçili, bu statünün çözümün önünde ciddi bir engel oluşturduğunu ifade etti. Keçili, “Bölgemizle ilgili alınan ‘riskli alan’ kararı, mülkiyet sorununu çözmek yerine daha da karmaşık hale getiriyor. Vatandaşın elini kolunu bağlıyor. Bu nedenle öncelikle bu kararın kaldırılması gerekiyor” diye konuştu.

“2B BENZERİ MODEL EN MAKUL ÇÖZÜM”

Sorunun çözümüne yönelik somut öneriler de sunan Keçili, İTÜ ve vakıf arazileri üzerinden bir model geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Bizim önerimiz çok net,” diyen Keçili, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgede yer alan İTÜ ve vakıf arazileri takas edilerek, yıllardır burada yaşayan hak sahiplerine devredilmeli. Bu süreç de 2B uygulamalarına benzer bir modelle hayata geçirilmeli. Belediye tarafından belirlenecek emlak rayiç bedelleri üzerinden, vatandaşın ödeyebileceği şekilde 10 yıla yayılan bir ödeme planı oluşturulmalı.”

“KİMSE YERİNDEN EDİLMEMELİ”

Açıklamasında “yerinde dönüşüm” vurgusuna da dikkat çeken Keçili, sosyal dokunun korunmasının önemine işaret etti. “Biz dönüşüme karşı değiliz, ama yerinden edilmeye karşıyız,” diyen Keçili, “Burada yaşayan insanların büyük bir kısmı dar gelirli. İnsanları yıllardır yaşadıkları mahallelerden koparmak çözüm değildir. Yerinde dönüşüm esas alınmalı, mahalle kültürü korunmalı” ifadelerini kullandı.

Fsm

“ARTIK SOMUT ADIM BEKLİYORUZ”

Son olarak tüm siyasi partilere ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Keçili, sürecin daha fazla ötelenmemesi gerektiğini dile getirdi. “Bu sadece bir şikayet değil, aynı zamanda bir çözüm çağrısıdır,” diyen Keçili, sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm siyasi partilerden, yerel yönetimlerden ve ilgili kurumlardan beklentimiz; bu soruna duyarsız kalmamaları ve artık somut adımlar atmalarıdır. Bizler daha güvenli, daha yaşanabilir ve modern bir mahallede yaşamak istiyoruz. 60 yıllık mağduriyet artık sona ermeli.”

Sarıyer’de uzun yıllardır devam eden mülkiyet sorununun önümüzdeki süreçte nasıl bir çözüme kavuşacağı ise mahalle halkı ve kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.