Sarıyer’in eşsiz Karadeniz manzarasına sahip noktalarından Rumeli Feneri Kale Caddesi’nde ortaya çıkan çöp görüntüleri, hepimizin ortak sorumluluğunu bir kez daha hatırlatıyor. Manzarayı seyretmek, denizin ve doğanın keyfini çıkarmak için kullanılan alanların temiz tutulması yalnızca belediyelerin değil, o alanı kullanan herkesin görevi.
Rumeli Feneri Kale Caddesi, özellikle güzel havalarda manzarayı izlemek isteyen vatandaşların uğrak noktalarından biri. Ancak ziyaretçilerin geride bıraktığı pet şişeler, poşetler, yiyecek ambalajları ve çeşitli atıklar, bölgenin doğal güzelliğine yakışmayan görüntüler oluşturuyor.
Sorunun çözümünü yalnızca dönemsel temizlik çalışmalarında aramak yeterli değil. Bölgedeki uygun noktalara yeterli sayıda çöp kutusu yerleştirilmesi, temizlik çalışmalarının düzenli hale getirilmesi ve çevreyi kirletenlere yönelik denetimlerin artırılması gerekiyor.
Ancak burada asıl sorumluluklardan biri de bizlere düşüyor. Bir insanın kullandığı alanı temiz bırakması için mutlaka yanında bir zabıta ya da uyarı tabelası bulunmasına gerek olmamalı. Evimizin salonına, bahçemize nasıl çöp atmıyorsak; yaşadığımız kentin sokaklarına, sahillerine, ormanlarına ve manzara noktalarına da aynı hassasiyetle yaklaşmalıyız.
BUGÜN BIRAKTIĞIMIZ ÇÖP, YARIN KARŞIMIZA ÇIKIYOR
Rumeli Feneri yalnızca burada yaşayanların değil, Sarıyer’in ortak değerlerinden biri. Bu nedenle bölgeyi ziyaret eden herkesin arkasında yalnızca ayak izini bırakması gerekiyor. Çöp kutusu yoksa atığımızı yanımızda götürmek, birkaç metre yürüyerek uygun bir noktaya bırakmak aslında çok basit bir vatandaşlık sorumluluğu. Yetkili kurumların da bu sorumluluğu vatandaşın üzerine bırakmadan kalıcı önlemler alması şart. Düzenli temizlik, yeterli çöp kutusu ve etkili denetim birlikte uygulanmalı.





