1992 yılında insan hakları ile ilgili çalışmalar yapmak üzere Türkiye’de 12 Eylül 1980’den sonra Abdullah Buksur ve insan hakları savunucusu tarafından kurulan aynı zamanda insan hakları alanında 3’ncü sivil toplum kuruluşu olan Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.
Birçok insan hakkı ihlalini önüne geçen Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği önemli işler başarıyor.
Soykırım kabullü için BM’ye gittiler
Derneğin tarihçesi hakkında da bilgi veren Dr. Ali İrfan Bilboğa, “Derneğimizin Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği ismi, dünya coğrafyasında Türk Milletinin çok yaygın olması ve en çok insan hakları ihlaline uğrayan bir millet olması ve bir Türk’e memleketi ‘Nerenin Türkü’sün’ diye sorulduğundan, yaşadığımız gezegende bir Türk Dünyası’nın var olmasından dolayı ortaya çıkmıştır. Bir Almana veya bir İngilize nerenin ‘Almanısın veya nerenin İngilizisin’ diye sorulamaz. 26 Şubat 1992 yılında Azerbaycan’ın Hocalı kasabasında Ermenilerce yapılan katliam ve soykırım dünya kamuoyuna Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği tarafından duyurulmuş ve o tarihten buyana yapılan katliam ve soykırımın Birleşmiş Milletlerde soykırım kabul edilmesi için her yıl dilekçe verilmiş ve konu Türk ve dünya kamuoyu ile paylaşılmıştır” ifadelerini kullandı.
Başarılı çalışmalar takdirle karşılandı
Dr. Ali İrfan Bilboğa, derneğin yapmış olduğu bazı faaliyetleri şöyle aktardı: “2006 Yılında Erol Şahingil Başkanlığında İstanbul Temsilciliği kurulmuş ve 09-10 Aralık 2007 yılında Dünya İnsan Hakları Günü Kutlamaları’nda içine alarak Ankara’da ‘Demokrasinin İnsan Hakları Üzerine Etkileri Sempozyumu’ isimli ilk uluslararası toplantısını 21 ülkenin İnsan Hakları Temsilcisinin katılımıyla Ankara’da düzenlemiştir. Bu başlangıç tan sonra sırasıyla, 2007 Yılında İHAF(İnsan Hakları Avrasya Federasyonu) nu kurmuş ve 2008 Yılında Kırım’da, 2009 Yılında Azerbaycan ve Bulgaristan’da (Bulgaristan’ın ilk İnsan Hakları Derneği olan Balkanite İnsan Hakları Derneği öncülüğümüzde kurdurulmuştur.) 2010 Yılında Türkiye’de Uluslararası İnsan Hakları toplantılarını organize etmiş ve Türk Dünyası İnsanının yaşadığı ihlaller ve haklarının gasp edilişi masaya yatırılarak çözüm çalışmalarında öncülük yapmıştır.”