Sariyer Posta Gazetesi̇ Levent Pehli̇vanoğlu-12

CHP Sarıyer Belediye Meclis Üyesi Ersin Özer, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamayla CHP'nin kurultay delegeleri, parti üyelik sistemi ve örgüt yapısına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Özer, son dönemde CHP'den ayrılarak AK Parti'ye geçtiği belirtilen kurultay delegeleri üzerinden parti yönetimine sert eleştiriler yöneltirken, yaşanan sürecin tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini savundu. Paylaşımında, "Kurultay delegeliği CHP'de sıradan bir görev değildir. Şeref ve onur madalyasıdır." ifadelerini kullanan Özer, CHP'nin köklü örgüt kültürüne vurgu yaparak, geçmişte delegeliğin büyük fedakârlıklarla yerine getirilen bir sorumluluk olduğunu belirtti.

RECEP ÖLEZ ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI

Özer, açıklamasında CHP tarihinden önemli bir örneği de gündeme taşıdı. 1972 yılında gerçekleştirilen CHP 5. Olağanüstü Kurultayı öncesinde İstanbul'dan kurultay delegesi seçilen ve örgütte "Topal Recep" olarak tanınan Recep Ölez'in yaşadığı süreci ayrıntılarıyla paylaşan Özer, CHP kültürünün nasıl şekillendiğini anlatmaya çalıştı.

Paylaşımına göre Recep Ölez, İstanbul Belediyesi'nde yaklaşık 17 yıl işçi olarak görev yaptıktan sonra kurultay delegesi seçildi. Ancak dönemin uygulamaları nedeniyle kendisine delege kartı verilmedi. Gerekçe olarak ise "memur görünmesi" gösterildi. Bunun üzerine Recep Ölez'in, kurultay delegeliği hakkını kaybetmemek için belediyedeki görevinden noterden istifa ettiği, belgelerini hazırlayarak dönemin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'ye kadar ulaştırdığı ancak buna rağmen ilk etapta delege kartını alamadığı ifade edildi.

Özer, Recep Ölez'in tüm engellere rağmen mücadeleden vazgeçmediğini, Gültepe'deki gecekondusundan genel merkeze kadar yürüyerek hakkını aradığını, konunun kurultay divanında görüşülmesi sonucunda ise haklı bulunarak delege kartını aldığını anlattı. Bu örnek üzerinden CHP'nin örgüt anlayışına dikkat çeken Özer, "O gün partinin hafızasına şu gerçek kazındı; CHP'de delege olmak sadece bir unvan değil, sorumluluk ve namus meselesidir." değerlendirmesinde bulundu.

"25-28 KURULTAY DELEGESİ AK PARTİ'YE NASIL GEÇTİ?"

Paylaşımının devamında son dönemde CHP'den ayrılarak AK Parti'ye geçtiği öne sürülen kurultay delegelerine dikkat çeken Ersin Özer, bu durumun sıradan bir siyasi tercih olarak değerlendirilemeyeceğini savundu. Özer, "Milletvekili parti değiştirir, buna transfer denir. Belediye başkanı veya belediye meclis üyeleri parti değiştirir, çeşitli yorumlar yapılır. Ancak kurultay delegesi CHP'nin en üst iradesini belirleyen kişidir. Böyle bir görevi üstlenmiş isimlerin başka bir partiye geçmesi mutlaka sorgulanmalıdır." ifadelerini kullandı.

Paylaşımında, "25 veya 28 olduğu belirtilen kurultay delegesi AK Parti'ye nasıl geçti?" sorusunu yönelten Özer, bu isimlerin hangi süreçlerle delege yapıldığının açıklanmasını istedi.

PEŞ PEŞE 12 SORU YÖNELTTİ

CHP'li Meclis Üyesi Ersin Özer, paylaşımında parti yönetimine ve örgüte yönelik çok sayıda soru yöneltti.

Özer'in gündeme taşıdığı sorular arasında şu başlıklar yer aldı:

  • Parti değiştiren kurultay delegeleri hangi il ve ilçelerden seçildi?
  • Bu delegeler hangi siyasi grubun veya hangi listenin desteğiyle kurultay delegesi oldu?
  • Delegelik listelerine kimler tarafından yazıldılar?
  • Parti değiştirme gerekçeleri nelerdir?
  • Bu isimleri delege yapan yöneticiler herhangi bir sorumluluk üstlendi mi?
  • Aynı il ve ilçelerde görev yapan yöneticiler hakkında işlem yapıldı mı?
  • Kurultay delegeleri belirlenirken hangi kriterler esas alındı?
  • Parti tabanından gelen isimler mi tercih edildi, yoksa farklı yöntemlerle oluşturulan üyelikler mi etkili oldu?
  • Son yıllarda yapılan üyelik çalışmalarında usulsüzlük iddiaları araştırıldı mı?
  • Sahte imza, toplu üyelik ve e-Devlet üzerinden kısa sürede istifa ettirildiği öne sürülen üyelerle ilgili herhangi bir inceleme yapıldı mı?

"SORUMLULUK ALAN OLDU MU?"

Özer, açıklamasında özellikle parti yöneticilerinin yaşanan gelişmeler karşısındaki tutumunu da eleştirdi. Kurultay delegesi olarak belirlenen isimlerin daha sonra başka siyasi partilere geçmesinin yalnızca bireysel tercih olarak görülemeyeceğini savunan Özer, bu kişileri listelere yazanların da siyasi sorumluluk taşıdığını ifade etti.

"Sorumluluk alan oldu mu? Bu isimleri kurultay delegesi yapanlar 'Biz hata yaptık' diyerek görevlerinden ayrıldı mı?" sorularını yönelten Özer, parti içinde özeleştiri mekanizmasının işletilmesi gerektiğini dile getirdi.

"CHP'NİN FABRİKA AYARLARI BELLİDİR"

Açıklamasının sonunda CHP'nin geçmişteki örgütlenme anlayışına dikkat çeken Özer, eskiden parti üyeliğinin dahi ciddi referanslarla gerçekleştirildiğini belirtti. Partiye üye olacak kişilerin belirli bir süre askıda bekletildiğini ve örgüt tarafından değerlendirildiğini ifade eden Özer, bugün yaşanan tartışmaların bu geleneklerden uzaklaşılmasının sonucu olduğunu savundu.

Özer, "Herkes üzerine düşen hesabı vermeden kendini temizleyemez. CHP'nin tarihi bellidir. Partimizin fabrika ayarları ve usulleri bellidir. Cumhuriyet Halk Partisi'ne üye olmanın bile kriterleri vardı. Gerçek referanslar istenir, üyelikler askıya çıkarılırdı." diyen Özer, paylaşımını şu sözlerle tamamladı:

"Şerefli insanların adaleti, diğerlerinin terazisini bozar."

Ersin Özer'in açıklamaları, CHP içerisinde kurultay delegelerinin belirlenme süreçleri, parti üyelik sistemi ve son dönemde yaşanan istifalar üzerinden yürüyen tartışmaları yeniden gündeme taşırken, parti yönetiminden bu eleştirilere ilişkin nasıl bir değerlendirme yapılacağı merak konusu oldu.