Sarıyer’in Ayazağa Mahallesi’nde etkili olan şiddetli yağış, RAMS Park House Maslak projesinin şantiye sahasında su baskınına yol açtı. Dere çevresindeki yapılaşma tartışmaları yeniden gündeme gelirken, yaşanan olay bölgedeki büyük konut projelerinin taşkın riskine karşı ne ölçüde korunduğu sorusunu öne çıkardı.

İstanbul’da etkili olan sağanak yağışın ardından Ayazağa’da yaşanan su baskınlarından, yapımı devam eden RAMS Park House Maslak projesi de etkilendi. Sarıyer Manşet’in haberine göre, dere yatağının hemen yanında bulunan projenin şantiye sahası sel sularıyla kaplandı.

2 BİN 644 KONUTLUK PROJEDE SU BASKINI

Gayrimenkul satış platformlarında 2 bin 644 konuttan oluştuğu belirtilen RAMS Park House Maslak, bölgedeki büyük ölçekli konut yatırımları arasında yer alıyor. Şantiyede yaşanan su baskını, projenin bulunduğu alanın dereyle ilişkisini ve yağış sularının tahliyesine yönelik önlemleri haberin merkezine taşıdı. Projenin resmî tanıtım sitesinde, farklı mimari özelliklere sahip 10 blok, 1+1’den 4+1’e uzanan daire seçenekleri ve 10 bin 900 metrekarelik çarşı alanı bulunduğu ifade ediliyor. Tanıtımlarda ayrıca sosyal tesisler, ormanla çevrili konum ve su aksı boyunca uzanan yeşil koridor vurgulanıyor.

DERE YATAĞINA İLİŞKİN İDDİALAR AÇIKLIK BEKLİYOR

Projenin büyük bölümünün dere yatağında bulunduğu ileri sürülüyor. Ancak bu iddianın kesin olarak değerlendirilebilmesi için proje sınırları, dere koruma mesafeleri, imar planları ve ilgili kurumların teknik görüşlerinin birlikte incelenmesi gerekiyor. Şantiyenin su altında kalması tek başına yapıların imar durumuna veya baskının nedenine ilişkin kesin bir sonuç ortaya koymuyor.

Olayın ardından yanıt bekleyen temel soruların başında, şantiye sahasında hangi taşkın önlemlerinin uygulandığı ve yağmur suyu tahliye sistemlerinin yaşanan baskında nasıl işlediği geliyor. Suyun sahaya giriş güzergâhı, dereyle bağlantısı ve mevcut koruma tedbirlerinin yeterliliği, yapılacak teknik incelemeyle açıklığa kavuşturulabilecek.

HASARIN BOYUTU HENÜZ NET DEĞİL

Ulaşılabilen haberlerde, su baskınının şantiyede ne büyüklükte maddi hasara yol açtığına ilişkin ayrıntılı bir tespit yer almıyor. İnşaat ekipmanlarının etkilenip etkilenmediği, çalışmalarda aksama yaşanıp yaşanmadığı ve olayın iş programına olası etkisi de mevcut bilgilerle belirlenemiyor.

Ayazağa’da yaşanan baskın, büyük konut yatırımlarında konum ve sosyal olanakların yanı sıra altyapı kapasitesi ile taşkın güvenliğinin de kamuoyuna açık biçimde ortaya konulmasının önemini gösteriyor. Proje özelinde sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için şirketin ve ilgili kamu kurumlarının teknik bulguları paylaşması gerekiyor.