SARIYER MECLİSİ'NİN MART AYI OTURUMU GERÇEKLEŞTİ

Sarıyer Belediye Meclisi Mart ayı ilk oturumu, Meclis Başkanvekili Hüseyin Coşkun başkanlığında Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi. Meclis gündeminde yer alan 7 madde oybirliğiyle kabul edilerek, komisyonlara havale edildi.

SARIYER MECLİSİ'NİN MART AYI OTURUMU GERÇEKLEŞTİ

Sarıyer Belediye Meclisi Mart ayı ilk oturumu, Meclis Başkanvekili Hüseyin Coşkun başkanlığında Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi. Meclis gündeminde yer alan 7 madde oybirliğiyle kabul edilerek, komisyonlara havale edildi.

Sarıyer Posta
Sarıyer Posta
02 Mart 2021 Salı 14:06
346 Okunma
SARIYER MECLİSİ'NİN MART AYI OTURUMU GERÇEKLEŞTİ

Sarıyer Belediye Meclisi Mart ayı ilk oturumu, Meclis Başkanvekili Hüseyin Coşkun başkanlığında Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi. Meclis gündeminde yer alan 7 madde oybirliğiyle kabul edilerek, komisyonlara havale edildi.

Corona virüs önlemleri eşliğinde gerçekleştirilen ve yalnızca Sarıyer Posta Gazetesi'nin takip ettiği oturumda mülkiyet problemine ilişkin ve gündem dışı konuşmalar yapıldı. AK Parti Meclis Üyesi Ergin Durdu, Meclis Başkanlığı'na cevaplanması istemiyle 3 adet yazılı soru önergesi verdi.

"SARIYER İÇİN ÇALIŞACAĞIM"

Gamze Demirtaş'ın istifa etmesinin ardından AK Parti Meclis Üyesi olan Yıldız Didem Aykut yaptığı açıklamada, "1980 doğumluyum. İki çocuğum var. Çukurova Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum. 2018 yılında AK Parti kadın kollarında görev aldım. Ardından yerel seçimlerde meclis üyesi adayı oldum.Yaklaşık 8 yıldır  Zekeriyaköy'de ikamet ediyorum. 2000 yılından bu yana telekomünikasyon sektöründe çalışıyorum. İnşallah bundan sonra da elimden gelenin en iyisini yaparak Sarıyer için çalışacağım" ifadelerini kullandı.

"KADIN BİRLEŞTİRİCİ VE KORUYUCU BİR UNSURDUR"

8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili konuşan CHP Meclis Üyesi Gülbin Sever Yüce, "Kadın, toplumda etkili, yönlendirici, birleştirici ve koruyucu bir unsurdur. Gelişmiş toplumlarda demokrasiyi, kültürü ve toplumsal barışı tahsis etmek kadınlar ile mümkündür. Kadına verilen değer, kadına yaşamda açılan eşik, baskısız ve şiddetsiz alan toplumsal barışın olmazsa olmazıdır. Kadınların eğitim, istihdam, sağlık, siyaset gibi alanlarda eşit olanaklardan faydalanabiliyor olması bir toplumun gelişmişliğin resmi, geleceğinin de güçlü mihenk taşıdır. Kadın kimliğinin tartışılması dahi toplumsal barışa bir darbe, eşit yaşam koşullarına saldırıdır. Ülkemizin geçmişinde ve dünya tarihinde kadınlar gelişen toplumların yaşam koşullarının en önünde var olmuştur. 8 Mart 1857 tarihinde Amerika'nın New York kentinde 40 bin dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları isteğiyle başlattığı eylemlerde 129 kadın işçi can vermiş, bu karagün kadın mücadelesi tarihinde dönük noktası oldu. İstiklal mücadelemizde ülkemizin işgalden kurtulması için verilen savaşta, kadınlarımız Cumhuriyet'in kurulmasında büyük rol oynadı. Şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadınlarımızı bir kez daha anıyor, yaşamı var eden kadınları saygıyla selamlıyorum. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutluyorum" dedi.

"BU CENNET VATAN BİZE EMANET"

CHP Meclis Üyesi Meltem Yücel Pir, "İstiklal, Türk Milleti'nin aşkıdır. Cumhuriyet'in gerçeği, emperyalizme vurular darbedir. Bu destansı aşkı kaleme döken Mehmet Ersoy'u vefatının 85. yılında minnetle anıyorum. Yazdıkların kalbimizde, sözlerin aklımızda, kulaklarımızda.. Ruhun şad olsun. 'Korkma!' diyordun ya bize, korkmuyoruz. 'İstiklal Marşı ile bir destana sahip çıkın' diyordun ya, sahip çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz. Vatan Şairi Mehmet Akif Ersoy'un dizelerinde söylediği gibi hiç düşündünüz mü? Yaşadıklarımız neden kendini tekrar ediyor? 100 yıl aradan sonra Yunan 20 adamıza bayrağı nasıl dikiyor? Fakir halk 1 lira için ekmek kuyruklarında mağdur diliyor? Yandaş ve öteki ayrımı neden var? Mahalle baskısı ve usulsüzlükler bitmiyor? Ey Akif! Tüyü bitmeyen yetimin hakkı var diye İstiklal Marşı ödülünü almamıştın ya. Ölüm yıldönümünde sana söz. Sözlerinden ibret aldık. Türk Milleti demekten korkmuyoruz. Ne mutlu Türk'üm diyene demekten utanmıyoruz. Türk adımızı bilecek, doğruluk ve çalışkanlıktan vazgeçmeyeceğiz. Ruhun şad olsun. Bu cennet vatan bize emanet. Hak ettiği noktaya taşıyacağız" şeklinde konuştu.

DELİHASAN'DAN FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU TEPKİSİ!

Meclis Başkanlığı'na 2 soru önergesi veren MHP Meclis Üyesi Mehmet Delihasan, yaptığı konuşmada, "Öncelikle terör örgütü PKK tarafından haince katledilen 13 Türk vatandaşlarımıza ve bu vatandaşlarımızı kurtarmak için düzenlenen operasyonda gözünü kırpmadan şahadete koşan, hilale yıldız, bayrağa al olan 3 askerimize Allah'tan rahmet, Türk Milleti'ne başsağlığı diliyorum. Gara'da yaşanan barbarlığın bir kırılma anı olduğunu belirterek, herkes tarafını ve tercihini yapmalıdır. Ya hıyanet ya hidayet. Ya melanet ya da millet. Ayrıca geçtiğimiz günlerde şahadetinin yıldönümünde hüzünle andığımız, 20 Şubat 2015 tarihinde üniversite öğrencisiyken PKK'lı teröristlerce şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nu bir kez daha anıyorum. İnanıyoruz ki insan gözlerini kapatınca değil, unutulunca ölür. Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun katilinin terör örgütü üyesi olduğu kanıtlanmış ve müebbet hapis cezası aldı. Adalet böylece bir nebze de olsa yerini buldu. Şehidimiz geri gelmese de yüreğimize su serpildi. Sosyal medyayı silah gibi kullanarak bir davaya baş koymuş kişilere çamur atılması kabul edilemez bir ilkellik ve ilkesizliktir. Sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde, dipsiz derinliklerinde şehidimizin arkasından mesnetsiz iftiralar savuşturmak hiç kimseye fayda sağlamaz. Karşıt görüşlü uydurmasını hayasızca kamuoyuna servis edenler üniversite kampüslerine yuvalanmış eli kanlı teröristlerin gencecik bir Türk evladını, henüz hayatının baharında olan millet sevdalısı fidanı katlettiğini görmek istemeyen vicdansızlardır" diye konuştu.

"AK PARTİ'NİN SİYASİ ANLAYIŞIYLA KADINLARA GEREKEN ÖNEM VERİLDİ"

AK Parti döneminde kadın hakları için yapılan çalışmaları anlatan AK Parti Meclis Üyesi Verda Yiğit, "2004 yılında yürürlüğe giren anayasa değişiklikleri kapsamında kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğu, devletin bu eşitliği yaşama geçirmesinde yükümlü olduğu hüküm altına alındı. Kadınlarımızın siyasi iradenin oluşmasında gösterdikleri gayret ve başarının aktif siyasette de etkin olmaları için yerel ve genel siyasette seçilmelerine, görev almalarına öncülük yapan AK Parti'nin siyasi anlayışıyla kadınlara gereken önem verildi. 2003 ve 2015 yılları arasında 3 milyona yakın okur-yazar oldu. Kılık kıyafet serbestliği konusunda Türkiye'de normalleşme süreciyle birlikte ülkemizde yaşanan zihinsel erişime paralel olarak TBMM, kamu, okul ve üniversitelerde başörtü yasağı fiilen ortadan kalktı. Anne ve bebek ölümlerini azaltma noktasında sağlıklı şekilde hastanede doğum yapılması amacıyla Anne Dostu Hastane programı başladı. Misafir Anne projesi ile ulaşım problemi olan yerlerde anne adayları misafir edilerek sağlıklı doğum yapmaları sağlandı. Anne ve çocuk sağlığı kalitesini artırmak için 71 ildeki 24 sağlık tesisinde ve 926 yatakla Anne Oteli hizmeti veriliyor. Böylece anne ölüm oranları yüzde 64'ten yüz binde 15,8'e, bebek ölüm oranı ise binden 31'den binde 7.8'e düştü. Bunların yanı sıra sanatla uğraşan kadınlar da SGK'lı oldu. Ayrıca engelli çocuğu olan anneler de erken emekli hakkı kazandı" ifadelerini kullandı.

"AYAZAĞALILAR VERİLEN SÖZLERİN TUTULMASINI BEKLİYOR"

Ayazağa Mahallesi'ndeki sorunları gündeme getiren AK Parti Meclis Üyesi Ali Yaman, "Mahallemiz 2013 yılında Sarıyer'e bağlandı. Ayazağa, Maslak ve Huzur Mahalleleri ilçemize bağlanmasıyla birlikte belediye bütçesine can suyu oldu. Bu 3 mahallenin bütçeye katkısı yüzde 35'in üzerindedir. Ayazağa, 2020 verilerine göre, Sarıyer'in en kalabalık nüfusuna ve seçmenin sahip. Aynı zamanda nüfus ve seçmen olarak 13 mahallemizin toplamında daha büyük. 2016 yılında AK Parti ve CHP gruplarının oylarıyla mahallemizin imar planları Meclis'ten geçmişti. Emeği geçenlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Fakat vatandaşlarımızın tapu alması ve imar planlarının çıkması tüm sorunlarımızı çözmüyor. Deprem riskliyle her an karşı karşıyayız. 1999 depreminde mahallemizdeki bazı binaların hasar aldığını, vatandaşlarımızın imkanı olmadığı için o binalarda oturduğunu biliyoruz. Komşu ilçelerimiz Beyoğlu, Kağıthane, Beşiktaş, Eyüp ve Gaziosmanpaşa'nın yerinde dönüşüm veya kentsel dönüşüm ile ilgili ciddi anlamda mücadele verdiğini görüyoruz. Biz de Sarıyer Belediyesi'nden bu konuda elini taşın altına koymasını bekliyoruz. Aksi takdirde o taş yığınlarının altında hepimiz kalacağız. Belediye Başkanı Şükrü Genç 2016 yılında mahallemizde yaptığı konuşmalarda dönüşüm ile ilgili tüm vatandaşlarımıza bilgilendirme sözü vermişti. Fakat ne gelen oldu ne giden... Ayazağa'nın en büyük şansızlığı 25 yıldır CHP tarafından yönetilmesidir. CHP'li arkadaşların seçim öncesi tapu fiyatlarıyla ilgili Sarıyer Belediyesi'nin 100'e yakın parseli nasıl 250 TL'ye verdiyse diğer tapuları da aynı bedel üzerinden vereceğine ilişkin sözlerini bir kez daha hatırlatıyorum. Ayazağalılar verilen sözlerin tutulmasını bekliyor" dedi. Şükrü Genç'in "Ben sizlerin rızası olmadan hiçbir evrak imzalamayacağım" sözlerini hatırlatan Yaman, Genç’e 'Ayazağa halkı sorunlarının çözümü için imza bekliyor' yazan kalemi hediye edeceğini belirtti.

"SORUNLARIMIZIN BİR AN ÖNCE ÇÖZÜLMESİNİ BEKLİYORUZ"

Yaman, "Hafızalarımızı tazelemek için neydi bu vaatler? Ayazağa Dereboyu Rekresyon ve Su Parkı Projesi. Ayazağa Semt Spor Alanları. Yerinde Dönüşüm Söz Hakkı Sarıyerlinin Olacak. Bu projelerin üzerinden, bugün itibari ile değerli arkadaşlar tam 2528 gün geçti yani 6 yıl 11 ay geçmesine rağmen maalesef bugüne kadar bir çivi çakılmadı. Ayazağa Meydan Düzenlenmesi. Ayazağa Halk pazarının sabit yere taşınması Bu vaatlerin görseli olmadığı için buradan gösteremiyorum. Bu vaadlerinde bugün itibari ile üzerinden tam 703 gün geçti yani 1 yıl 11 ay geçmesine rağmen maalesef başkanım bunlarda hayata geçirilemedi. Ayazağa halkına verilen sözler hep havada kaldı. Bahsettiğim tüm sorunlarda, Ayazağalı vatandaşlarımızın hepsinin rızası vardır. Belediye olarak yeter ki siz tapu fiyatlarının seçim öncesi dendiği gibi ucuz olmasına, kentsel dönüşüme, trafik sorunlarına, sokak aralarının asfaltlanmasına, halk pazarının kaldırılmasına, yeni yolların açılmasına, kapalı otobüs duraklarının yapılmasına, ters ve tek yön yolların düzeltilmesine, seçimlerde verdiğiniz vaatlerin gerçekleştirilmesine, gençler için büyük bir sorun olan kütüphane sorununa el atın. Biz artık sizden söylem değil icraat bekliyoruz. Bu konulara gönül rahatlığı ile imza atabilirsiniz. Bende kırk bin vatandaşımızın yaşadığı, Ayazağa Mahallemiz adına, bu hizmetleri imzalamanız için, size bir imza kalemi hediye etmek istiyorum. Kalem bizden imza sizden, diyor sorunlarımızın bir an önce çözülmesini bekliyoruz" dedi.

"MÜLKİYET ÜZERİNDEN SİYASET YAPILMAMALI"

CHP Meclis Üyesi Özkan Sucu, "Herkes bu kürsüden istediğini konuşabilir. Fakat hak ve vicdanıyla konuşmalı. İBB'yi aldığımız günden bu yana Ayazağa'nın her sokağına hizmet götürmek için mücadele ediyoruz. 2019 yılından sonra Ayazağa'daki 135 vatandaşların tapu tahsisli yerleri 250 TL'den verdik. Geçtiğimiz oturumlarda Sarıyer'de tapu ve mülkiyet üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini defalarca belirtmişti. Gelin hep birlikte vatandaşlarımızın sorunlarını çözelim. Biz Ayazağalı meclis üyeleriyiz. Bu sorunları bizimle paylaşıp, aklına takılanları bize sorabilirsin. Ben de bu kürsüden konulara açıklık getiririm" şeklinde konuştu.

"ÇALIŞTAY DEĞİL, İCRAAT YAPALIM"

AK Parti Grup Başkanvekili Hüseyin Coşgun, "28 Şubat bin yıl sürecek demişlerdi. Kibirleri, mazluma çektirdikleri 15 yıl olmadan bu aziz millet kalbi kararmışların planını başına yıktı. O süreçte sadece zulmetmediler. Bizleri ayırdılar, kutuplaştırdılar, toplumun sinir uçlarıyla oynadılar. Her bahar bir çiçekle başlar. Çok şükür biz öldükten sonra da yaşayan milletiz' diyen dava adamı, bilim insanı, hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı grubum adına rahmetle anıyorum. Her defasında konuşmayayım diyorum ancak arkadaşlar İBB ve Sarıyer Belediye Meclisi'nde iktidar olduklarını unutuyor. İBB'yi alalı 2 yıl oldu. Neden Meclis'e getirmediniz. Elinde İBB'ye ait ne kadar parsele varsa ister Sarıyer Belediyesi'ne devrini isteyin isterseniz İBB Meclisi'nden bu yetkiyi alın. Biz bu desteği verdik. Neyi bekliyorsunuz? Ondan sonra sizin niyetinizi ve iş yapabilme kabiliyetinizi görelim. Bizim de sizin de eksik kaldığı alanlar olabilir. Meclis olarak olağanüstü gündemle toplanalım ve mülkiyetin kesin çözümü için karar alalım. Çalıştay değil, icraat yapalım. Bizim görevimiz bu. Her Meclis'te bunu konuşmak ne size ne de bize kazanım sağlıyor. Şahsım ve grubum dahil olmak üzere kim mülkiyet üzerinden siyaset yapıyorsa karaktersizdir. Yoksa siyaset yapmak çok kolay. Zaten her zaman kadınlarla alakalı konuşurken üst perdeden hükümeti suçluyorsunuz" diye konuştu.

"38 MAHALLENİN MECLİS ÜYESİYİZ"

CHP Grup Başkanvekili Nizamettin Günel, "Öncelikle Gara'da terör örgütü tarafından kaçırılan ve alçakça şehit edilen vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Terör nereden gelirse gelsin şiddetle kınıyoruz. Bunu dini, dili, ırkı olmaz. Zaman zaman Özkan Sucu ve Ali Yaman arkadaşımızın Ayazağa ile ilgili verimli tartışmaları oluyor. Herkes kendi bölgesine sahip çıkmak istiyor. Fakat Sarıyer Belediye Meclisi'ne seçilen kişiler olarak yalnızca kendi mahallemizin değil, 38 mahallenin meclis üyesiyiz. Bunu Ayazağalı arkadaşlarımızın bilmesinde fayda var. Geçtiğimiz dönemde CHP ve AK Parti meclis üyeleri son derece sağlıklı bir çalışma yapmıştı. Bu çalışmaları da İBB'ye taşıdı ve oybirliğiyle planlar geçti. Bu sorun ne bizim ne de diğer partiler için değil, Sarıyer için çözülmesi gereken bir sorundu. Orada yaşayan vatandaşlarımızın bölgelerinde kalmalarını sağlamak ve başka bir yere gitmemeleri için imar planlarında arş yüksekliğini serbest olarak verdik. Bunun sebebi o bölgelerde bazıları yeşil alanda bazıları kamu bazıları ise okul alanında kalacak. O yüzden ortak bir çalışma yürütüldü. Bu zamana kadar bir problem yoktu. Çünkü orada eğimden dolayı meydana gelecek katların da vatandaşlara verilmesi hususunda planlara işlendi. Ayazağa ile ilgili kararı halk verecek. Biz kalkıp da müteahhit bulun demeyeceğiz. Müteahhidi kendisi bulacak ve sözleşmelerini yapacaklar. Bize düşen görev ise müteahhitlere peşkeş çekilmemesini sağlamak" ifadelerini kullandı.

"KÜÇÜK HESAPLAR PEŞİNDE KOŞMAYIN"

Günel, "Arş yükseklikleri ile ilgili bakanlığı aldığı karar doğrultusunda ruhsat alınabilmesi için 31 Temmuz'a kadar bunlarla ilgili çalışmalar yapılmalı. Yapılmadığı takdirde çalışmayı bakanlık veya özel bir kuruluş gerçekleştirecek ve ücret belediyelere verilecek. Ayazağa'da bir yeri arş yüksekliği serbest olduğu için gönderdik ve İBB'den bir karar çıkmadı. Fakat Ayazağa'nın kaderini belirleyecek konu yeni geliyor. Burada konuşmakla olmuyor. O zaman omuz omuza mücadele vereceğiz. Bu mahallede kat yüksekliği sınırlandığı zaman yapılacak binalarla ilgili sıkıntı yaşayabiliriz. Tüm alanı kapsayacak şekilde çalışma yapılmalı. Buna rağmen oyçokluğu ile geçen planda yükseklik 60,95. Arş yüksekliğini serbest bıraktığımızda 47 kat olan yerler var. O insanları nereye yerleştireceğiz? Bu karar bize emsal teşkil ederse halkımıza ne diyeceğiz? O yüzden Ayazağa'daki  vatandaşları kurtarmamız için bugünden itibaren gerekli çalışmayı yapmalıyız. Bu kararları 4 partinin ortak kararıyla çıkarmamız lazım. Küçük hesaplar peşinde koşmayın" dedi.

"YENİ PLANLARDA SORUN ÇÖZÜLECEK"

"İmam Hüseyin Cemevi ile ilgili o dönemde tüm siyasi partilerle ortak bir çalışma yürütüldü" diyen Günel, şunları söyledi: "Oybirliğiyle sit alanı olan bir yer üzerinde cemevinin yapılması kararlaştırıldı. Bu karar hem Sarıyer'den hem de İBB'den geçti. Fakat bunların parsellere işlenmesi gerekiyordu. Fakat Saim Kadıoğlu bu alanın öncelikle sit alanından çıkarılması gerektiğini belirtti. Sit alanında kaldığı sürece meclis komisyonları tarafından işlenmesinin sıkıntı yaratacağını söyledi. İnanıyorum ki Sarıyer'in yeni planları çıktığında bu konuyla ilgili sorun çözülecek."

SARIYER POSTA GAZETESİ


Son Güncelleme: 03.03.2021 13:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.