SARIYER MECLİSİ'NDE GÜNDEM KADIN HAKLARI

Sarıyer Belediye Meclisi Aralık ayı ilk oturumu, Covid-19 salgınına karşı alınan önlemler kapsamında bir kez daha Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi. Rumeli Hisarı Nispetiye Caddesi'nin isim değişikliğini öngören madde, oy birliği ile kabul edilerek komisyona havale edildi.

SARIYER MECLİSİ'NDE GÜNDEM KADIN HAKLARI

Sarıyer Belediye Meclisi Aralık ayı ilk oturumu, Covid-19 salgınına karşı alınan önlemler kapsamında bir kez daha Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi. Rumeli Hisarı Nispetiye Caddesi'nin isim değişikliğini öngören madde, oy birliği ile kabul edilerek komisyona havale edildi.

Sarıyer Posta
Sarıyer Posta
07 Aralık 2020 Pazartesi 16:54
354 Okunma
SARIYER MECLİSİ'NDE GÜNDEM KADIN HAKLARI

Sarıyer Belediye Meclisi Aralık ayı ilk oturumu, Covid-19 salgınına karşı alınan önlemler kapsamında bir kez daha Boğaziçi Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi. Rumeli Hisarı Nispetiye Caddesi'nin isim değişikliğini öngören madde, oy birliği ile kabul edilerek komisyona havale edildi.

Sarıyer Belediye Meclis Başkanvekili Hüseyin Coşkun tarafından yönetilen oturumda, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü kapsamında Türkiye'de siyasetten sağlığa, spordan eğitime kadar birçok alanda ilk görev yapan kadınlar ile ilgili kısa bir gösterim yapıldı. Tek maddenin yer aldığı toplantıda gündem dışı konuşmalar yapılırken, Sarıyer Belediye Meclisi AK Parti Üyesi Ergin Durdu, cevaplanması istemiyle Sarıyer Belediye Başkanlığı'na 3 adet yazılı soru önergesi verdi.

"TAMAMEN ÇEMBERİN İÇERİSİNDEYİZ"

Corona virüs salgınına dikkat çeken Sarıyer Belediye Meclisi AK Parti Üyesi Gamze Demirtaş, "Öncelikle Sarıyer Belediyesi İmar Çevre ve Şehircilik Müdürümüz Mahmut Ali Kaya'ya Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve belediye çalışanlarına başsağlığı diliyorum. Ayrıca AK Parti Grup Başkanvekili Hüseyin Coşgun'un kayınpederine, Sarıyer Belediyesi eski Başkanı Yusuf Tülün'ün annesine rahmet, kendilerine de sabır temenni ediyorum. Tedavim süresi boyunca arayan ve mesaj atan herkese teşekkür ediyorum. Zor bir süreçti fakat şuan aranızdayım. Artık çember daralmadı, tamamen çemberin içerisindeyiz. Bu yüzden çok dikkat etmemiz lazım. Bir doktor olarak herkesin C, D vitamini ve aktif kanaması yoksa aspirin kullanmasının öneriyorum" diye konuştu.

"KADINA ŞİDDETE ASLA SESSİZ KALMAYACAĞIZ"

"Bugünkü konuşmam Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesiyle ilgili olacak diyen Demirtaş, "Kadınlarımıza 1930 yılından itibaren çıkarılan yasalarla birlikte önce belediye seçimlerine katılma, ardından köylerde muhtar olma, ihtiyar heyetine seçilme hakkı tanındı. Son olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nde 5 Aralık 1934 yılında Anayasa ve seçim kanununda yapılan değişiklik ile kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi. Dünyanın gelişmiş demokrasileri diye ifade edilen çoğu ülkeden onlarca yıl önceden böyle bir adımın TBMM'de ve ülkemizde atılmış olması bir gurur vesilesidir. Bizim kadınlarımız dünyanın en fedakar kadınlarıdır. Yeri gelir Erzurum'da Kara Fatma olur ve Balkanlar'dan Kafkaslara kadar cephe cephe dolaşır. Yeri gelir Şerife Bacı olur bu uğurda şahadete yürür. Yeri gelir Yıldız Gürsoy olur ve 15 Temmuz'da hain darbecilerin karşısına dikilir, şehit olur. Kadınlarımızın, annelerimizin, kız kardeşlerimizin tarihe altın harflerle kazınan hikayeleri vardır. Kadın ve erkek her mücadelede omuz omuzadır. 1934'te başlayan milletvekili seçilme hakkının ete kemiğe bürünmesi kolay olmadı. Ayrımcılık yüzünden Türkiye'deki kadınlar her ne kadar 1934'te seçme ve seçilme hakkını elde ettilerse de çok uzun süre haklarını gerçek manada alamadılar. Türkiye'nin kendisine ve tarihe asla yakışmayan utanç sahnelerine son verilmesi için AK Parti iktidarı döneminde kararlı bir mücadele yapıldı. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği tarih olarak 5 Aralık 1934'ü anarken, bu hakkın tam anlamıyla her kadın için tekamül etmesinin 31 Ekim 2013'te olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu özel günün vesilesi ile kadına yönelik şiddete karşı samimi olarak çifte standarda düşmeden şiddetin her türlüsünü lanetlemek ve gayret gösterme zorundayız. İnsan ve vicdan sahibi olan hiç kimse bunları görmezden gelemez, sessiz kalamaz. Biz de kadına şiddete asla sessiz kalmayacağız. Tüm seçilmiş kadınların 5 Aralık Kadın Hakları Günü kutlu olsun" ifadelerini kullandı.

"HER SAĞLIKLI İNSAN BİR ENGELLİ ADAYIDIR"

Sarıyer Belediye Meclisi AK Parti Üyesi Abdullah Günaylı, "3 Aralık Dünya Engelliler Günü, engellilere karşı olan sorumluluklarımızı bir kere daha hatırlatıyor. Herkesin yapabileceği bir şeyin olduğu gerçeği noktasında neler yapabileceğimizi düşünmemiz için vesile oluyor. Her sağlıklı insan bir engelli adayıdır. Bu sözü duyduğumdan beri engellilere ve kendini sessiz sanan bizlere bakış açım çok değişti. Artık vücudumun kıymetini bilmeye, engellilere daha fazla anlamaya başladım. Toplumun ayrılmaz bir parçası olan engellilerin umutlu bireyler olarak geleceğe bakabilmelerini sağlamak için gerekli imkanlara kavuşturulması devletimizin öncelikli görevleri arasında yer alıyor. Fakat engellilerin üretken bireyler olarak kendi kendilerine yeterli duruma gelmeleri konusunda STK'ların ve sorumluluk taşıyan her insana görev düşüyor. Dünya nüfusunun yüzde 10'u, Türkiye nüfusunun yüzde 12'si engelli. Bu da ülkemizde 7,5 milyon çeşitli engeli bulunan vatandaşımız var. Birleşmiş Milletler öncülüğünde tüm dünyada kabul edilen 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nü tüm engelli kardeşlerimiz için hayırlar getirmesini diliyorum" dedi.

"İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ŞART"

Sarıyer Belediye Meclisi CHP Üyesi Nihal Yeşilbaş, "Diğer Avrupa ülkelerinden önce 5 Aralık 1934 yılında Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını tanıyan gerçek dünya liderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e minnettarız. Kadınların insanca ve eşit haklarla yaşamalarını sağlayabilmek, kadınlara yönelik şiddet ve cinayet olmaması adına her gün bu tarihte eylem, etkinlik ve çeşitli toplantılar yapılıyor. Bu anlamlı günde kadınların sorunlarını gündeme getirerek, çözüm aranması ve farkındalık yaratılması amacı güdülüyor. Kadın Hakları Günü, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün, kadınların siyasi haklarını kazanmaları açısından yapmış olduğu en güzel devrimlerden biridir. TBMM, belediye ve mahalli idareler gibi alanlarda seçme ve seçilme haklarına sahip oldular. Fransız İhtilali sonrasında Meclis'in çıkardığı İnsan Hakları Bildirgesi'nde geçen insan sözcüğünün yalnızca erkeği kastetmesine cevaben 1791 yılında Kadın ve Yurttaş Hakları Bilgesi yayınlandı. Geçmişten günümüze kadar hayatını kaybeden tüm kadın yoldaşlarımızı minnetle anıyoruz. Ayrıldığı eşinden korunmak için emniyet mensuplarına 23 adet dilekçe vermesine rağmen korunması için önlem alınmayan ve eşi tarafından hunharca öldürülen kadına rağmen hala kadınların sesine kulak verilmemesi çok üzücü. İstanbul Sözleşmesi'nin bir an önce kabul edilmesi ve uygulanmaya başlanması gerekir. Kadınlarımızın yaşam kalitesini ve hayatlarının güven altına alınması için İstanbul Sözleşmesi şart" şeklinde konuştu.

"BÖYLE SİYASET OLMAZ"

Sarıyer Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Hüseyin Coşgun, "Nizamettin Beye söz almayacağımı söylemiştim fakat söz alma durumunda kaldım. Galiba belirli gün ve haftalarda hükümete mesaj verme hastalığından vazgeçmeyeceğiz. KADES birimi oluşturuldu.  Şiddete uğrayan kadın müracaat ettiği zaman polis ekipleri bölgeye intikal ediyor. Eşi, annesi ve kız çocuğu olan biri olarak kadınlar ile alakalı çok hassasım. Belirli mevki ve makam sahibi olan ilk kadınların listesini yazdınız. Ancak ilk kadın başbakan da Tansu Çiller'di. Onu yazmadınız. Yine küçük siyaset hesapları... Kasaba siyasetini bırakın. Kadınlara seçme ve seçilme hakkını Mustafa Kemal Atatürk verdi fakat eksiklikler AK Parti döneminde giderildi. Başörtülü kadınlar Meclis'te görev yapamıyordu. Biz Maltepe'deki olayı konuşmayalım dedik fakat siz kalkıp şiddet gören kadınlar üzerinden hükümeti suçluyorsunuz. Siz bazı vakıflar, cemaatler kapatılsın diyordunuz. Şimdi biz de CHP Maltepe Teşkilatı kapatılsın mı diyelim? Böyle siyaset olmaz. Bu hoş bir şey değil" ifadelerini kullandı.

"PARTİMİZİN KADINA ŞİDDETE YÖNELİK TAVRI NETTİR"

Sarıyer Belediye Meclisi CHP Üyesi Melendiz Dalyan İzgi, "Öncelikle Sarıyer Belediyesi İmar Çevre ve Şehircilik Müdürümüz Mahmut Ali Kaya'ya AK Parti Grup Başkanvekili Hüseyin Coşgun'un kayınpederine, Sarıyer Belediyesi eski Başkanı Yusuf Tülün'ün annesine ve TFF Başkanvekili Ali Düşmez'in babasına Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Açıkçası Nihal Yeşilbaş'ın konuşmalarında siyasi bir taraf görmedi. Olan bir durumu açıkça ifade etti. Ne yazık ki kadına yönelik şiddetin örnekleri toplumda çok fazla. Bu şiddetin ve ayrımcılığın sona erdirilmesi için atılacak her adım desteklenir. Bunun siyaseti yapılmaz. Ne yapılırsa yapılsın muhakkak bir eksiklik olur. Onu da tamamlamak hepimizin görevi. Bu konuda kimse Cumhuriyet Halk Partisi'ne dil uzatmasın. Çünkü partimizin kadına şiddete yönelik tavrı nettir" şeklinde konuştu.

DELİHASAN'DAN TARAFSIZLIK VURGUSU

Sarıyer Belediye Meclisi MHP Üyesi Mehmet Delihasan, şunları söyledi: "Bazı günlerde verilecek en güzel tepki sessiz kalmaktır. Fakat bu kürsüden gerçekleştirilen konuşmaların siyasi olup olmadığı konusundaki yorumun tarafsız yapıldığına inanmıyorum. İşinize geldiği konularda yapılan konuşmaların siyasi içerikli olmadığı iddia ediliyor. Bulunduğumuz mevkiler tarafsızlık gerektirir. Geçmiş dönemlerde yaptığım konuşmaların siyasi içerikli olduğu gerekçesiyle 'siyaset yapmayalım' çağrıları yapılmıştı. Ben bunu doğru bulmuyorum."

MELTEM YÜCEL PİR'DEN DUYGUSAL KONUŞMA

Konuşma sırasında duygulanan Sarıyer Belediye Meclisi CHP Üyesi Meltem Yücel Pir ise şöyle konuştu: " Sarıyer Belediyesi İmar Çevre ve Şehircilik Müdürümüz Mahmut Ali Kaya'yı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyim. Kendisini bir abi olarak görüyordum. Corona virüs nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Tedavi gören hastalarımıza da acil şifalar temenni ediyorum. Hayat çok fani. O yüzden ne kavga ne de siyaset. Bugün varız, yarın yokuz.

2-9 Aralık Mevlana Haftası... Evrensel öğretileri ile tüm dünyada tanınan ve örnek alınan Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî bu tarihler arasında anılıyor. Her dilden, dinden ve renkten insanı kucaklayan Anadolu'nun en önemli manevi mimarlarından olan, sevginin, kardeşliğin, barışın ve hoşgörünün temsili haline gelen Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, 13. yüzyılda insanlığa yaptığı çağrı ile hayat felsefesini insanlara aktarmada önemli rol aldı. 'Ne olursan ol yine gel' sözü ile de bunu en iyi şekilde aktardı."

SARIYER POSTA GAZETESİ


Son Güncelleme: 07.12.2020 17:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.