Hüseyin Özdemir, 'Vatandaşa hizmet üretiyoruz'

Hüseyin Özdemir, 'Vatandaşa hizmet üretiyoruz'

24 Temmuz 2013 Çarşamba 21:23
2442 Okunma
Hüseyin Özdemir, 'Vatandaşa hizmet üretiyoruz'

 

5

AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Hüseyin Özdemir’den Sarıyer Posta’ya özel röportaj

"VATANDAŞA HİZMET ÜRETİYORUZ"

AK Parti Sarıyer İlçe Başkanı Hüseyin Özdemir, Sarıyer Posta’ya yaptığı açıklamalarda, 2014 yerel seçimine hazırlanmaktan, anket sonuçlarına, partilerine yapılan suçlamadan, ilçeye yapılan yatırımlara kadar birçok konuda görüş ve düşüncelerini ifade etti.

Genel Yayın Yönetmeni Levent Pehlivanoğlu’nu AK Parti İlçe Başkanlığı’nda konuk edip, sorularını cevaplayan Hüseyin Özdemir, yaptıkları ve yapmak istedikleri tek şeyin Sarıyer’de yaşayan vatandaşlar için hizmet üretmek olduğunu söyledi. Özdemir Pehlivanoğlu’nun sorularına şöyle cevap verdi:

“GÖNÜL SOFRALARIMIZ KARDEŞ AİLELER OLUŞTURUYOR”

-AK Parti’nin şu sıralar Sarıyer’deki çalışmaları nelerdir, ilgili bilgi verir misiniz?

Öncelikle Ramazan ayının insanlara hayır getirmesini temenni ediyorum. Ramazan’da Büyükşehir Belediyemizin İstinye’deki eski tersane alanını değerlendirerek yaptığı aktivitelerde bulunuyoruz. Gençlik kollarımızın, kadın kollarımızın aktiviteleri e aynı şekilde devam edecek ve Ramazan dolu dolu geçecek.

Ayrıca ‘Gönül Sofrası’ diye önemli bir proje başlattık. Bu proje kapsamında belirlenen 500 aile ile kardeş aile bağları kuruluyor ve onların sorunlarına kalıcı anlamda çözüm üretmek için çaba harcıyoruz. Gönül Sofralarında her siyasi partinin yaptığı gibi aileleri ziyaret ederken, bir başka uygulama gerçekleştiriyor ve onlara gerçekten yardımcı olmak isteyen ailelerin kardeş aile olmasını sağlıyoruz. Bunu 200 kişilik ekibimizle sürdürüyor ve Ramazan sonrasında da eğitim ve sağlık gibi birçok konuda iki aile arasındaki dayanışmanın devam etmesini, hami ailenin diğerine kendi ailesi gibi kol kanat germesini sağlayan bir projeyi yürütüyoruz.

Bu arada Ramazan ayının geleneksellerinden bir haline gelen sokak iftarlarını da değişik ailelerde gerçekleştirip, insanlarımızı davet ederek, komşuların birlikte iftar etmesine ortam hazırlıyoruz. Özlenen mahalle nostaljisini canlandırıp, mahalle muhabbetinin oluşmasına vesile olmaya çalışıyoruz. Bu aynı zamanda hayırlı bir iş.  Tersane alanında ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği birçok etkinlik olacak. Bunların yanında hemşeri geceleri yapılacak. Birçok dernek bu anlam burayı kullanabilecek ve bir ay boyunca bütün Sarıyer’den gelenler ağırlanacak.

 

9

“ADAYLARIMIZ TOPLUMUN BEKLENTİSİNE GÖRE BELİRLENECEK”

-AK Parti 2014 yerel seçimi için Sarıyer adaylarını hangi kriterlerle belirleyecek ve ne zaman açıklayacak?

-Aslında bütün partilerin seçim takvimi aynıdır. Eş zamanlı olarak yapacaklardır. Belki seçime üç, belki de altı ay kaladır. Bizim partimizde erken açıklanması yönünde bir temayülümüz var, partimizin genel görüşü bu şekilde belirmeye başladı. Ama yetki genel başkanımızdadır. İnşallah sonbahara doğru bu iş biter. Kriter derken de, Sayın Başbakanımız toplumun nabzını iyi tutuyor, toplumun tabanının beklentilerini iyi ölçüyor.. Hangi kriterler öne çıkıyor, bunu genel merkezdeki büyüklerimizin iyi belirlediğini ve bildiğini düşünüyorum. Sarıyer’de de toplumun beklentisi neyse ona göre şekillerinin belirleneceğini düşünüyorum.

“TAPU KONUSUNDA VERDİĞİMİZ SÖZÜ TUTTUK”

-AK Parti mülkiyet problemi ile ilgili olarak Sarıyer’de somut adımlar atamamış gibi görünüyor, bu konuda da açıklama yapar mısınız?

-Bir defa somut adımlar atamamış demek bize haksızlık olur. Üç yıl önce Poligon Tepe üstünde, Ferahevler’de tapu verdik, Çayırbaşı, Kazım Karabekir, PTT Evleri hattındaki vakıf arazileri üzerinde oturan vatandaşların sorununu da çözdük. Yıllardan beri beraberiz, hep dilimize doladığımız bir şey var o da, üç mülkiyet  çeşidinde pilot uygulamalar yaptık. ‘Büyükşehirle ilgili olarak Ferahevler, Vakıf arazileri ile ilgili Poligon, Hazine ile ilgili olarak da Ferahevler’ dedik. Büyükşehir ile ilgili işimizi bitirdik. Hazine arazilerindeki hak sahipleri de tapularını aldı. İstediği gibi tasarruf ediyorlar. Bu cumhuriyet tarihinde bir ilktir. Hiçbir hükümet 80 yıl boyunca bu güne kadar bir metrekarelik tapu vermemiştir. Ne belediye ne hükümet. Bu bir devrimdir. Bu hakkın bize teslim edilmesi gerekir. Şimdi Vakıf arazileri ile ilgili olarak, PTT Evleri’nde hak sahipleri evraklarını Büyükşehire teslim etti. Şu anda Büyükşehir bu evrakları inceledikten sonra ihaleye çıkaracak ve onlar da tapularını alacak. Dolayısıyla biz 2009’dan sonra taahhüdümüz olan tapu verme konusundaki vaadimizi tuttuk. Ancak bir buçuk yıl önce konsept değişti ve kentsel dönüşüme geçti. Hükümetimiz mülkiyet sorununu kentsel dönüşüm üzerinden çözmeye başladı. Bizim gibi başka kim seçim taahhüdünü yerine getiriyor? Biz bütün vaatlerini yerine getiren bir partiyiz. Açılışını yaptığımız çok sayıda yatırım ve hizmet var. Kaymakamlık binası, tünel, hastane temeli, Tarabya ve İstinye sahillerinde insanlar eskiden yürüyemezken, çağdaş, Avupai görünümde bir düzenleme yapıldı. Konuştuklarımızın ötesinde bir şey yapmadık, ne konuştuysak onu yaptık. Üç ayda tapu deyip de sözünü unutanlardan değiliz. ‘Derbent ve FSM Mahallesi’nde kentsel dönüşüm yapacağız’ diyoruz ve devam ediyoruz. Oralarda geri adım atmak söz konusu değil. Derbent Mahallesi ile ilgili çalışmalar bitti. Proje ve plan düzenlemeleri de bitti, şuanda imalata başladık. Yakın bir zamanda Derbent halkını Büyükşehir sözleşmeye davet edecek. Sözleşme yapacak, sonra da imalata başlayacak. FSM Mahallesi’nde yapılan çalışmalar ise şu anda bina tespiti yapma şeklinde yürütülüyor, bunun ihalesi bitti ve arazi çalışması başladı. Burada da yine vatandaşla görüşme, proje, plan ve vatandaşın beğenisine göre imalata geçilecek. Saymış olduğumuz bu aşamalar kaç yılda biter bilemeyiz. Altı ayda da, iki yılda da biter. Takvim işlemeye başladı. Derbent’te üç yılda bitti ama orada bu kadar uzamayabilir. Vatandaşın bu çalışma ile ilgili beğenisine göre hızlı da yürüyebilir yavaş da.

 

6

“GELECEK İÇİN ÇOK ORJİNAL PROJELERİMİZ VAR”

-Sırada ne var?

-Seçime gidiyoruz ve seçim hazırlıklarını da bitirdik. Adayımız kesinleşir ve seçim beyannamemizi ortaya çıkardıktan sonra yeni taahhütlerimiz olacak. Yani 2014-2019 dönemine ait hangi hizmetleri yapacağımızı içeren seçim beyannamesi olacak. Ve Sarıyerlinin karşısına çıkıp ‘eğer bizi tercih ederseniz sizin için şu hizmetleri gerçekleştireceğiz’ diyeceğiz. Gerçekten çok orijinal ve güzel projelerimiz var. Biz buna kafayı takmışız, Sarıyer’i İstanbul’un gözdesi yapacağız ve bunun için mücadele veriyoruz. Sarıyer’deki halkın mutluluğu tek beklentimiz. Gittiğimiz her mahallede görüyoruz, insanlar dernek kuruyor, kooperatif kuruyor ama birçoğu yanlı ve şartlı oluşumlar. Biz onları farklı değerlendiriyoruz. Onlara şunu söylüyor ve ‘Eğer çözüm istiyorsanız bize çözüm önerileriyle gelin’ diyoruz. Rumelihisarı’nda kentsel dönüşüm istemediler ama onlarda da bir beklenti var. Onlara da ‘bize çözüm önerisiyle gelin’ dedik.

Derbent ve FSM Mahallesi dışında hiçbir mahallede kentsel dönüşüm çalışması yok. Adlarını söylediğim mahallerde tapu verme çalışması vardı onları da bitirdik.

AYAZAĞALILAR ‘İYİ Kİ SARIYER’E BAĞLANMIŞIZ’ DİYECEKLER”

-‘AK Parti, Ayazağa’yı Sarıyer’e bağladığına çok pişman diye açıklama yapan bir ilçe başkanımız var, öyle mi, pişman mısınız gerçekten?

-Bunu söyleyen arkadaş zihniyetinin arkasında şunu itiraf etmiş oluyor. ‘AK Parti bu sınır değişikliğini yaparken oy için yaptı’. Oysa bizim böyle biri düşüncemiz yok. Seçim sonuçlarına baktığımızda AK Parti’nin avantajına bir şey yok. Huzur, Maslak ve Ayazağa’daki üç seçimin sonucunu incelersek çok büyük bir avantajımız yok ama orada 30 yıllık bir özlem var. Her belediye başkanı bunu istedi ve taahhüt etti, Şükrü Genç bile. Bunu biz gerçekleştirdik. Hepimizin derdi Sarıyer’i güzelleştirmek ve katma değer yaratmaksa bundan daha büyük katma değer olur mu? Ben 30 yıllık özlemi bitirdim. 5 bin dükkan, ilçe sınırının genişlemesi, nüfus artması Sarıyer’i İstanbul ölçeğinde farklı bir sınıfa yükseltti. Biz nüfusu en az olan, ekonomisi olmayan, batak ilçelerden birini orta klasmana yükselttik. Oradan gelecek katma değer bize yansıyacak. Sarıgül’ün bu kadar bağırmasının nedeni ne? Bütçesinin bilmem ne kadarı Sarıyer Belediyesi bütçesine katıldı. İkiye katlandı. Bu da hizmetin ikiye katlanması demektir. 280 bin olan nüfus 340 bine çıktı. Söylenen bu cümlenin arkasında bunlar gizlidir.

Eğer bu bir şaşkınlıksa ben çok şaşırdım. Götürdüğüm tüm milletvekilleri şaşırdı. Şili gibi bir ilçenin bir mahallesi Anadolu’nun bir kasabası olarak kalmış. Sarıyer’deki imar 2003’te geçti ama orada hala geçmemiş. Sarıgül esiyor, gürlüyor, atıp, tutuyor.. Muhteşem Sarıgül, sen ne yaptın Ayazağa'ya? Biz oradan çok güzel neticelerle çıkacağız. Çok güzel hizmet ve projeler üreceğiz. Dersimize çok iyi çalıştık. Ayazağa’da sadece caddelerde dolaşıp, esnafı gezip, ‘merhaba millet’ demiyoruz. Örneğin Ayazağa’nın yol ihtiyacı var. Bir tane çıkışı var. Biz iki ve üçüncü çıkışı da yapacağız. Ayazağa’yı Bahçeköy’e bağlayacağız. Bunun için yol yapıyoruz.

-Ayazağa’da yaşayan vatandaşlarda da geri kalmışlık, ihmal edilmişlik ve üvey evlat muamelesi görmüş olma düşünceleri hakim. AK Parti kafalardaki bu düşünceleri değiştirebilecek mi?

-Ayazağalılar ileride ‘İyiki de Sarıyer’e bağlanmışız’ diyecekler. Biz bunu dedirteceğiz. Bunun için de somut bir şeyler göstereceğiz. Çünkü ne kaymakamlık, ne emniyet ne de milli eğitim konusunda bize bağlı değil. Sadece İBB ve merkezi hükümet kanalıyla bu değişikliği hissettirmeye çalışıyoruz. Üç yıldır kapalı sağlık merkezi vardı yeniden açıp, İstinye Devlet Hastanesine bağladık. Ayazağa - Maslak yolunu düzenledik. Ayrıca Ayazağa’ya çok büyük bir meydan yapacağız. Orada insanlar oturup, dinlenebilecekler.

“SARIGÜL AYAZAĞA’NIN MALLARINI  ŞİŞLİ’YE GÖTÜRMEK İSTEDİ”

Bu gibi ivedi hizmetlerin arkasından köklü hizmetler gelecek. İmar planıyla ilgili 1/5000’likler bitti, 1/1000’likler Şişli Belediyesi’nde. 1/5000’liklerde çok büyük imtiyazlar yaptık. Vatandaş parsellerini birleştirir, büyütürse çok daha yüksek bina yapabilme imkanına kavuşacak. Ayazağa’nın çehresi değişecek. Biz işin şov kısmında değiliz, gittiğimiz her yere değer katmaya çalışıyoruz. Ayazağa bizim bir parçamız, bizden koparılan bir yer. Bu bir hakkın iadesidir.

Sarıgül bu projenin önüne geçemeyince Ayazağa’da tek yeşil kalmış bir araziyi, 130 dönümlük araziyi kendi kurdurup, mütevelli heyeti başkanı olduğu vakfa geçirdi. Zaten Ayazağa’da yeşil alan yok. Sen neden bu taşınmazları götürüyorsun. Tek kazandırdığı eser kültür merkeziydi, adını da Rauf Denktaş koymuş, onu da Şişli’ye bağlamaya çalışıyordu. Ama dava açıldı ve mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu nasıl bir zihniyet? Eğer o günleri hatırlarsak, Sarıgül sanki ciğerinden bir şey koparılmış gibi ağlıyordu. Tabi ki ağlamasının, feryat etmesinin nedenleri bunlardı. Buradaki niyet ortada, samimiyet yok..

Biz Sarıyer’e bağlanmış yerlere sahip çıkmak zorundayız. İlçe başkanı olarak, belediye başkanı olarak, CHP, MHP ilçe başkanı olarak, vatandaş olarak sahip çıkmak zorundayız. Eğer Sarıyer sevdamız varsa, sadece ne ben sahipleneyim ne de ‘başkasına gitmesin, Sarıyer’de kalsın’ derdine ben düşeyim. Hepimiz birlikte sahip çıkalım.

Kültür Merkezi’ni tamamlayıp açılışını yapabilir, insanların kullanımına sunabilir. Açılışını yapsın, kurdelesini kessin, sonra da devri yapılacak taşınmazlarla birlikte devretsin. Açmazsa biz açar, hizmete sokarız.

AK PARTİ OLARAK SEÇİMDE SARIYER’DEN BİRİNCİ PARTİ ÇIKACAĞIZ”

-Sarıyer’de kaç kişi sandığa gidecek?

-İlçenin seçmen sayısı 210 bin. 40 bin seçmen daha geldiğine göre 250 bin seçmen sandığa gidecek

-Parti olarak ne kadar oy almayı bekliyorsunuz?

-Birinci parti olmayı hedeflediğimize göre, 90 binin üzerinde oy almayı bekliyoruz.

-Yayınlanan bir ankette AK Parti’nin Sarıyer’de oy kaybettiği, CHP’nin ise yüzde 8 önde olduğu, ancak AK Parti’nin kaybettiği oyların da MHP’ye kaydığı ileri sürülüyor, ne dersiniz?

-Böyle bir beyanatta bulunan insanlar olaya kendi pencerelerin bakabilirler ama bundan bir buçuk ay önce yayınlanan ankette de AK Parti yüzde 45, CHP yüzde 40’tı. Kimin nereden baktığı önemli. O anket sonucunda Büyükşehir için AK Parti yüzde 40 olarak gösterilmiş. AK Parti yüzde 40 değil ki. Yüzde 50’nin üzerinde. Bu nedenle o anketin sonuçlarını doğru bulmuyorum. Yaptığımız tüm araştırma sonuçlarına göre AK Parti’nin burada seçimi kazanamaması gibi bir durum yok. Açık ara kazanacak mıyız, onu da yapacağımız çalışmalar gösterecek. Ama tüm seçim sonuçlarına baktığımızda bütün partiler birbirlerine yakın oy almışlar.

“MHP’NİN OYLARI ERİYOR”

-MHP’nin oy oranın yükseldiği iddiasına katılıyor musunuz?

-MHP yükselişte değil, şu an inişte.. MHP oy kaybediyor. Bahçeli’nin bu kadar bağırmasının çağırmasının nedeni, MHP tabanını kaybettiği içindir. MHP tabanındaki oylar Gezi olayları dolayısıyla bize kaydığı için sert çıkışlar yapıyor. O tabanını tutma derdinde.

-Yeniköy’de yaşanan olayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Burada sağduyulu siyasetçiler olarak bütün olaylara hep beraber reaksiyon vermek zorundayız. O olayda da CHP İlçe Başkanı Mehmet Beyle birlikte giderek konuyla ilgili bilgi aldık, muhtarla görüştük ve birlikte tepki verdik. Yeniköy dediğimiz yer huzurlu, hiçbir sıkıntısı yok. Nasıl olur da huzursuzluk olur. Orada birileri çıkıp iki kesimi karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Gezi olaylarıyla birlikte değerlendirecek olursak, komşu komşuya kırdırmaya çalışılıyor. Ama sağduyulu insanlar karşı karşıya gelmediği için başarılı olamadılar. İkinci bir Gezi olarak Yeniköy’ü düşündüler ama başarılı olamadılar. Onların açısından hüsranla sonuçlandı.

-AK Parti’li siyasetçilerin CHP’yi din düşmanı gibi gösterdiği, bu edenle AK Parti’lilerin CHP’ye önyargılı yaklaştığı iddiası var. AK Parti’liler böyle mi yapıyor?

-Bizim hangi söylemimizde böyle bir şey olmuş. Bu nasıl bir laf? Hiçbir söylemimizde, hiçbir tavır ve davranışımızda böyle bir şey yok, izi bile yok. Böyle komik bir şey olur mu? Bunu söyleyen tamamen iyi niyetten yoksun bir insandır. Bu çok tehlikeli bir söylem, reddediyorum ve dillendirilmesini de istemem.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM SARIYER’İ MODERNLEŞTİRECEK”

-Bazı kesimler tarafından kentsel dönüşüm ve buraya yapılan yatırımların AK Parti’nin Sarıyer’deki insanları buradan başka yerlere göndermek ve buraya zengin insanlar için yer açmak için yapılan bir çalışması olarak gösteriliyor.

-Bu 2009’dan beri yapılan, ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirilen bir pilavdır. Bu hiçbir hizmet üretemeyen, kafası çalışmayan, vatandaşın önüne hiçbir proje getirmeyen, ufku olmayan, kendince siyaset yaptığını söyleyen adamların söylemidir. Artık yeter. Bunu vatandaş da yemiyor biz de yemiyoruz. Böyle bir şeye ihtiyaç var mı? Zaten zengin olan kişi istediği yere villasını yapıyor, buna engel olan var mı? Ama villa yapmak için nerelere izin veriliyor, Zekeriyaköy’e, Maden’e, Uskumruköy’e yapılıyor. Buralara gecekondumu yapılıyor, milyon dolarlık villalar yapılıyor. Zenginin böyle bir şeye ihtiyacı yok ki. Sarıyer’de mesken yapmak, ev yapmak isteyenler zaten yapıyor. Bunu Sarıyer Belediyesi zaten ruhsatlandırıyor. Biz sadece Sarıyer’i değil tüm Türkiye’yi yenilemenin derdindeyiz.  Bu gerçekten büyük bir şans. Vatandaş da bunu anladı. Biz 20 yılda tüm Türkiye’yi dönüştürmek istiyoruz. Yılların ihmali ortadan kalktı. Kötü bir şey mi bu? Modern şehirler kuruyoruz. Esenler’de, Zeytinburnu’ndaki modern binaları görelim. Derbent’te proje tamamlandı, yapılacak binaları göstereceğiz. İnsanları, altında garajı olan, bahçesi olan, sağlam binalarda yaşatmak kötü mü, bunun neresinde kötü niyet var? Ama bu fikrin arkasında kendi yapamaması var. Kendinin kafasının arkasında ne böyle bir proje var, ne de yetkisi var. Müflis tüccar misali ‘ben de bir şey karalayayım da tabanımı kaybetmeyeyim’ diyorlar. Beş yıldan beri konuşuyorlar. Boğazımıza geldi. Biz burada sorunu çözmek için uğraşıyoruz ama onlar karalama derdinde.

“SARIYER BELEDİYESİ HİÇBİR ŞEY YAPMADI”

-Sarıyer Belediyesi’nin çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Biz şu ana kadar Sarıyer Belediyesi’nin yapamadığı hiçbir şeyi konuşmadık. Söyleyin bana, Sarıyer Belediyesi 4 buçuk yıldan bu yana ne yaptı? İstanbul’da 3 tane olan Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin dördüncüsünü biz Sarıyer’de yapıyoruz Bunların hepsi bizim için derttir. Biz saçlarımızı boşuna değil, bu yüzden ağartıyoruz.

İçimizde de hainlik yok. Tamamen hizmet üretelim istiyoruz. Sen dört buçuk yıldan beri Sarıyer’e ne yaptın? Parkların içine kulübe yapmak hizmet midir? Muhteşem bir park yapmış mış.. O gitsin Büyükşehir’in İstanbul’da yaptığı muhteşem parklara baksın. En kötü belediyenin yaptığı 89 tane park var. Sen ne yaptın? Ancak 3 tane park yapabildin. Bu mudur yani? Kağıthane’ye bak, Eyüp’e bak. Hizmet olarak semt evleri diye yaptığı kulübeleri gösteriyor. Sen hangi sorunu çözdün Sarıyer’de? Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal ‘Meclis toplantılarını nerede yapıyorsunuz? diye sordu. Kültür merkezinde yaptığımızı söyledim, şaşırdı. Biz meclis toplantılarımızı koridorda yapıyoruz. Anadolu’nun en küçük kasabasında kültür merkezi var. Bu ayıp hepimize yeter. Hepimizin ayıbı. Ben burada geçmiş dönemleri karalayacak değilim ama şimdiye kadar yapılıp, bitirilmeliydi bunlar. Belediye binası yapmak bir belediye için çok basit bir şey. Çekmeköy Belediyesi bir, bir buçuk yılda tamamladı ve 15 milyon harcadı. Sarıyer’de 70 milyonluk yer yapıyoruz. Sanki Çırağan Sarayı. Ne gerek var? Altından kalkamıyorsan ufak bir şey yap da bu işi bitir: Bu kadar büyük bir proje yerine daha küçüğü yapılıp, ihtiyaç karşılansa daha mı kötü olurdu? Sarıyer Belediyesi’nin her yerde hizmet kulübeleri var. Bu ayıptan artık kurtulalım. Bunun üzerine kimse bir şey koymuyorsa vatandaş da cezalandırıyor. Bu nedenle burada bir parti üst üste iktidar olamıyor.

“VATANDAŞ HİZMET ÜRETMEYENİ SANDIKTA CEZALANDIRIYOR”

-AK Parti de dahil mi buna?

-Evet, ayırt etmiyorum. Vatandaş bunu görüyor, yapmayana sandıkta ceza veriyor. Ve şimdi de verecek. Ben bunu gördüğüm için 2009’daki vaatlerimin tamamını yerine getirdim. Biz buna hazırız.

-Sarıyer halkının siyasetçileri iyi takip etmediği, verilen vaatleri tutmaları için baskı yapmadığı gibi iddialar var. Sarıyer halkı belediye binası, balıkçılar çarşısı, kültür merkezi, evlendirme dairesi gibi ihtiyaçları görmezden gelip sadece mülkiyet sorunu gibi kendisi için hayati mesele taşıyan bir soruna mı hapsolmuş durumda?

-Genelde öyle vatandaşımızın profili genelde şahsına dönük olmayan hizmetlere ilgi göstermiyor. Hastane yapıyoruz, köprü yapıyoruz, tünel yapmışız, diş hastanesi yapıyoruz, Sarıyer’in farklı bir bölgedeki tapu meselesini çözmüşüz, bu bir başka yerdekini ilgilendirmiyor. Sadece kendine yönelik bireysel hizmet olup olmadığına bakıyor, bunların beklentisi ile yaşıyor.

-Bu olay bir bütün olarak Sarıyerlilik bilincinin oluşmamasından, şehri tamamen kucaklayamamaktan mı kaynaklanıyor?

-Sanıyorum öyle. İnsanların herkesin ortak sorununa da ilgi göstermesi, yapılan yatırımların, verilen hizmetlerin herkese aynı anda verildiğini, herkesin yararlanması için yapıldığını da görmesi gerekir. Güzel bir Sarıyer beklentisine odaklanmalı ve yukarıdan bakmayı bilmek gerek. STK’ların öncülük yaparak bu bilinci oluşturması lazım.

“CHP YAPAMADIĞI HİZMETLERİ PERDELİYOR”

-3. boğaz köprüsüne Yavuz Sultan Selim adı verilmesi Alevi kesiminin tepkisini çekti, böyle bir tepkinin çekebileceği önceden düşünülmedi mi?

-Bir hizmeti gölgelemek isteyenler bir bahane bulur ve gölgeler. Devrim niteliğinde devasa bir hizmet yapılmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın, bizim aklımıza gelen bu hassasiyetlerin onların aklına gelmediğini düşünmek mümkün mü? Hangi gerekçeyle konuldu acaba? Bunları mutlaka ölçüp tartmışlardır. Bu ismin konulmasında çok daha gerçekçi sebepler olduğunu düşünüyorum. CHP bir taktik belirledi, perdeleme taktiği. Yapılan hizmetleri engelleyemiyorsan perdele taktiği. Mesela metrobüs olayı. Nasıl perdelenir? İki otobüs arıza yaptı, hemen manşetlere taşındı ‘metrobüs arıza yaptı binlerce insan mağdur oldu’ diye. Günlerce bu konuşuluyor. Oysaki orada yüzlerce metrobüs, günde bir milyonda fazla insan taşıyor. Biz burada bir köprü yapıyoruz, bir ihtiyacı karşılıyoruz. Bu bir ihtiyaçtır. İhtiyaç olmadığını söyleyen gitsin Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçsin. Bakalım nasıl geçiliyor. Bunu perdelemeye çalışıyorlar. Alevi kesimin hassasiyetini anlıyorum. CHP bu hassasiyetleri kullanmasın. Bunu kullanacağı yerde gitsin Sabiha Gökçen Havalimanı’nın adını değiştirsin. Sabiha Gökçen’in kim olduğunu biliyoruz. Bir havalimanına Dersim olaylarında bomba atan pilotun adı verilirken çıtını çıkarmayanlar, mevcut konjonktürü fırsat bilip, beş yüz yıl önce yaşamış Yavuz Sultan Selim’e dokunduruyorlar. Ben bunu çifte standart olarak görürüm, perdeleme olarak görürüm. Bir başka eser daha yapılır, Alevi vatandaşların hassasiyetini giderecek bir isim konulur. Ayrıca hükümetimiz cemevi konusunda yasal düzenlemeler yapılıyor. Burada Pir Sultan Abdal Derneği yöneticilerini ağırladık. 2014 seçim beyannamemize Sarıyer’e cemevi yapacağımız vaadini de koyacağız. Sarıyer Belediye Başkanı neden yapamıyor? Buyursun yapsın. Hangi bahaneler arkasına sığınıyor? Sen meclise getirdin de meclisten çıkaramadın mı?

-Teşekkür ederiz

 


Son Güncelleme: 24.07.2013 21:23
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol