Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sarıyer-Kilyos Tüneli’nde çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirterek projenin 2026 yılı sona ermeden tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.
Bakan Uraloğlu, tünelin hizmete girmesiyle birlikte Sarıyer, Maslak ve Levent bölgelerinden Kuzey Marmara Otoyolu ile Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne erişim süresinin yaklaşık 5 dakikaya ineceğini söyledi.
İstanbul Sanayi Odası’nın Nisan 2026 Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Uraloğlu, İstanbul’un ulaşım ve iletişim altyapısına yönelik son yıllarda hayata geçirilen yatırımları değerlendirdi. Toplantıda, özellikle İstanbul’un kuzey aksında trafiği rahatlatması beklenen Sarıyer-Kilyos Tüneli projesi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. İSO’nun toplantı gündeminde ulaştırma yatırımları, ticaret koridorları, lojistik projeleri ve 5G teknolojileri başlıkları bulundu.
Bakan Uraloğlu, Sarıyer-Kilyos Tüneli’nde şantiyelerde 7 gün 24 saat esasına göre çalışıldığını vurgulayarak, “İstanbul’un kalbine gelecek olan Sarıyer-Kilyos Tünelimizin yapım çalışmalarını bu yıl sonu gelmeden bitireceğiz” mesajını verdi. Daha önce de bakanlığın resmi açıklamalarında, projenin 2026 yılı içinde tamamlanmasının hedeflendiği ve çalışmaların kesintisiz sürdürüldüğü belirtilmişti.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte özellikle Sarıyer hattından Kuzey Marmara Otoyolu bağlantısında önemli bir rahatlama sağlanması bekleniyor. Bakanlığın daha önce paylaştığı bilgilere göre tünel, Sarıyer’i İstanbul Havalimanı ve ana iş merkezlerine daha hızlı bağlayacak stratejik ulaşım yatırımları arasında gösteriliyor.
Toplantıda konuşmasının devamında İstanbul’a yapılan ulaştırma ve iletişim yatırımlarına da dikkat çeken Uraloğlu, son 24 yılda bakanlık olarak kente 2 trilyon lirayı aşan yatırım yapıldığını ifade etti. Uraloğlu, bunun yaklaşık 45 milyar dolara karşılık geldiğini ve söz konusu tutarın 65 ülkenin 2025 yılı gayri safi yurt içi hasılasından daha büyük olduğunu söyledi.
Sarıyer-Kilyos Tüneli, tamamlandığında sadece bölge sakinleri için değil, İstanbul’un kuzey ulaşım aksı açısından da kritik bir alternatif oluşturacak. Özellikle Sarıyer, Maslak ve Levent hattında yaşayan ya da çalışan vatandaşların Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü güzergâhına daha kısa sürede ulaşabilmesi, bölgedeki trafik yükünün azalmasına katkı sağlayacak. Bu yönüyle proje, İstanbul’un yeni dönem ulaşım yatırımları arasında dikkat çeken başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.