Çarşamba günü sert ve soğuk bir Trabzon havası ile Hekimoğlu-Sarıyer maçını izlemek için maçın oynanacağı stada biraz erken gittim ki methini duyduğum tesisi gezeyim diye. İlk olarak bize tahsis edilen soyunma odasına girdim. Girmez olaydım. Bir yandan üzüntü bir yandan da sinir harbi yaşadım. İlçeyi yönetenler, kulübü yönetenleri yad ederken, bir yandan da sebeplerini düşünmeye başladım.

Adeta bir otel odası konforunda eksiksiz bir soyunma odası ile karşılaşınca birçok insanın kulaklarını çınlattım. Bir yandan her sene kulüpten kirasını takır takır alan Gençlik Spor İl Müdürlüğü'ne, bir yandan da seçimden önce 'Büyükşehir engel oluyor yapamıyorum' diyen Sayın Şükrü Genç e içimden sitem ettim. Bu arada Sarıyerliyim diyerek seçim zamanı ortalarda dolaşıp, sonrada kaybolan çakma Sarıyerli ama şimdi Ankaralı çorbacıya da sitemden daha ziyade küfür de ettim. Kulübün parasını sermaye yapıp, merdivenleri tırmanmaya başlayınca belliydi bu çorbacının aslında dümenci olduğu.

Sayın Genç, bildiğiniz üzere kamp tesisi en ufak bir sallantıda çökecek. Bina kayık. Girişte zemin bel verdi. Bu elzem probleme acilen bir çözüm bulmalısınız. Bu kadar siyaset yeter. Gelelim maça. Orta sahada savaş kart cezalısı olduğundan yerine Adem ve santraforda İlyas ile başladık maça. Takımdaki hırs ve istek dikkatimi çekti doğrusu. Ancak Okan ve İlyas'ın gününde olmaması hocanın hesabını sekteye uğrattı. Kora kor bir mücadele vardı sahada. İlk yarı karşılıklı ataklarla 0-0 bitti. İkinci devre gene beklediğim Sarıyer vardı sahada. İstekli ve yorgun olmayan... 45 dakika tek kale oynadık desem yeri var. 2-0 mağlupken bile muhteşem bir istek ve hırs devam ediyordu takımda. Fakat bu oyunun hakkı mağlubiyet değildi. Açıkçası hakem kurban olduk. İkinci 45'te resmen hapsettik ev sahibi takımı kendi ceza sahasına. Furkan'ın girmesi ile gol bölgesinde daha etkili olduk. Ahmet Hocanın 73 dakika İlyas'a sabretmesi yanlıştı bence. Bu arada Hekimoğlu'nun protokol tribününde 13 yöneticisi ve kulüp başkanı vardı. Bizimkilerde full İstanbul'da ada gezisindeydiler.

İşleriniz olabilir, müsait olmayabilirsiniz çok normal. Ama 14 kişi aranızdan bir kişiyi bile görevlendirip maça göndermeniz gerekirdi. Namağlup bir takımı deplasmanda yalnız bırakmak ayıptır. Saffet Başkan hastanede. Hakan Şengül'ün mazereti var. Serkan Torun hasta. Diğerleri..?? Ve ayrıca kulübün başkanı hastayken böyle bir günde onu temsilen deplasmana gelinmeliydi. Ez cümle, takıma sahip çıkalım.

Vesselam...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aliosman delihasan 2020-11-20 11:23:24

Azına yüreğine sağlık selçuk abi durumu en güzel sekilde ozetleyip bi çok sarıyerlininde düşünceşerine tercüme olmuşsun