KHK İstanbul İl Koordinatörü Dr. Bektemür, sağlıktaki yeni dönemi anlattı

KHK İstanbul İl Koordinatörü Dr. Bektemür, sağlıktaki yeni dönemi anlattı

26 Mart 2013 Salı 11:08
4673 Okunma
KHK İstanbul  İl Koordinatörü Dr. Bektemür, sağlıktaki yeni dönemi anlattı
guvHİZMET KALİTELİ VE HIZLI OLACAK”

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu (KHK) İstanbul İl Koordinatörü ve Avrupa yakasındaki 11 hastaneden sorumlu Beyoğlu Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Güven Bektemür, sağlık hizmetlerindeki dönüşümü anlattı.

İdari yapıdan, mali yapıya, insan kaynaklarından tıbbi hizmet sunumuna kadar her kademede gerçekleştirilen değişiklikle, kamu hastanelerinin özel sağlık kuruluşlarıyla yarışır kaliteye ulaşacağını söyleyen Uzm.Dr. Güven Bektemür, Sarıyer’in de bu gelişmelerden önemli ölçüde yararlanacağını ifade etti.

Sarıyer Posta Haber Müdürü Tuncay Dağlı’yı Levent’teki Genel Sekreterlik makamında konuk eden Bektemür, “Sarıyer’deki hastanelerimizin kapasiteleri sağlık hizmeti sunma konusunda son derece sınırlı ve yetersiz. Bizim şu andaki yeni hastane konseptlerimize uygun şekilde dizayn edilmemiş. Ancak Çayırbaşı’ndaki hastanemiz tamamlandığında Sarıyer modern bir hastane kazanmış olacak. İleriki aşamada Baltalimanı Hastanesi’ni sağlık turizmine açmayı düşünüyoruz. Dünyanın en güzel yerinde, bir saray binasında hastaların tedavi olması, ülkemize gelen misafir hastalarında dikkatini çekecektir diye düşünüyoruz” dedi.

MODERN BİNALARDA SAĞLIK HİZMETİ SUNULACAK

Cumhuriyet Mahallesi’nde açılacak Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin inşaatının da kısa bir sürede tamamlanacağını belirten Bektemür, Seyrantepe’de yapımı devam eden hastanenin 2015 yılında hizmete gireceğini ve Şişli Eftal Hastanesi’nin oraya taşınacağını söyledi. Sarıyer’de yaşayan vatandaşların da Seyrantepe’de verilecek sağlık hizmetinden yararlanabileceğini ifade eden Bektemür, “Bu arada İstinye’deki binamızı da modernize edip, güçlendirmemiz gerekiyor. Bu hastanenin binasını yenileyip, daha modern bir şekilde hizmette tutmayı düşünüyoruz. İsmail Akgün Devlet Hastanesi ise bir sağlık kuruluşu olarak fiziki açıdan uygun değil. Çünkü apartman binası hastaneye dönüştürülmüş durumda. Çayırbaşı’ndaki hastane açıldığında, o hastaneyi yeni binaya kaydıracağız. Böylece vatandaşlarımız çok daha kolay ulaşılabilir, modern binalarda tedavi olabilecekler” diye konuştu. Bektemür, Tuncay Dağlı’nın yeni sistemin nasıl işlediği konusundaki sorularını da şu şekilde cevapladı.

BİRÇOK HASTANE AYNI ANDA PLANLANABİLİYOR

-Kamu Hastaneleri Kurumu’nun (KHK) yapılanmasındaki temel amaçı nedir?

-Kamu Hastaneleri Kurumu’nun kurulmasının temel amacı; özellikle yerel planda kaliteli sağlık hizmeti sunmak için, insan kaynakları ve mali yapının organize edilmesi, aksaklıklara daha hızlı müdahalede bulunulması, tek hastane değil de daha fazla hastanenin aynı anda planlanmasının sağlanmasıdır. Örneğin benim genel sekreter olarak sorumlusu olduğum Avrupa yakası Beyoğlu Bölgesi’nde bize bağlı 11 hastane bulunmaktadır. Biz bu hastanelerdeki insan kaynaklarını daha kolay planlayabiliyoruz. Bir hastanede belli bir daldaki uzman doktoru ihtiyaç duyuluyorsa, fazla olan yerden oraya kaydırabiliyoruz. KHK’nın en büyük kazancı; insan kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla tüm personelin atama ve görevlendirmesinin, genel sekreterin uhdesinde bulunmasıdır. Bu yapıda daha hızlı hareket edebiliyoruz. Aynı zamanda ikinci bir kazancı daha var, o da, bize bağlı olan 11 hastaneyi mali açıdan da birlikte planlayabiliyoruz.

guv2

SAĞLIK HİZMETİNDEKİ MEMNUNİYET İKİ KATI GEÇTİ

Biz hastayı müşteri olarak değil, misafir olarak görüyoruz. Nasıl evimize gelen misafiri en iyi şekilde ağırlıyorsak, hastanemize gelen hastaları da bu şekilde konuk ediyoruz. Bu yapıdaki mali imkanları da çok iyi kullanarak, tasarruf ve organize ederek vatandaşa hizmet sunmayı planlıyoruz. Ayrıca alım satımları da genel sekreterlik bünyesinde planlayıp, yapacağız. Genel sekreterin altında, mali, tıbbi ve idari hizmet başkanlarımız görev yapıyor. Bunların altında da uzman ve büro görevlileri çalışıyorlar. Bunları kendi alanlarındaki yetkin kişilerden seçiyoruz. Yeni yapıda hastane yöneticisi ve genel sekreter için hekim olma şartı yok. Hekim olma şartı yalnızca iki kişide var, bunlardan biri başhekim, diğeri de tıbbi hizmetler başkanı. Fakat mevcut yapıda hastane yöneticilerimiz hekimlerinden seçildi. Hatta birçok eski başhekim görevine devam ediyor. Bu da şu sebepten dolayı oldu. Sağlıkta dönüşüm yaklaşık 10 yıllık bir süreçte devam ediyor. Hakikaten ciddi olarak vatandaşımızın da teveccühünü kazanmış, sağlık hizmeti sunumundaki memnuniyeti yüzde 32’lerden yüzde 76 seviyelerine çıkarmış bir yapı var. Ve bu konuda asıl mesleği hekimlik olan başhekimlerimiz de alım-satım, kamu ihale kurumu mevzuatı gibi hekimlik dışı görevlerde de oldukça tecrübe kazandılar. Ayrıca bu arkadaşlarımızın birçoğu, bizler de dahil olmak üzere işletme yüksek lisansı yaptık. Böylece kendimizi geliştirmiş olduk. Ve yürüye, başarılı n bir sistemin hemen bozulması istenmedi. Fakat bunun yanında, hekim olmayan, genel sekreterlerin de önü açılmış oldu. Bu yapı ile sağlık hizmetinin eskisinden çok daha verimli ve iyi olması amaçlanıyor. Daha yerinde bir yönetim, daha hızlı ve dinamik hareket edilmesi, beklenen sağlık hizmeti sunumunda, taleplere, yerelden gözlenerek, daha hızlı cevap verilmesi düşünülüyor.

BAŞHEKİMLER MALİ İŞLERDEN KURTULDU

-Bu oluşum aynı zamanda başhekimleri özellikle mali konularda zan altında kalmaktan ve olumsuz bakışlardan da kurtardığını düşünebilir miyiz?

-Tabi ki.. Bu yapıda hastane yöneticisinin altında bir başhekim ile sağlık bakım hizmetleri müdürü ve idari mali işler müdürü var. Başhekimin görevi sadece hekimbaşı olmak, yani tıbbi hizmet sunumu ile ilgilenmek.  Ayrıca büyük alım, ihaleler birlik merkezlerinde yapılıyor. Merkezlerde de satın alma uzmanı, finans uzmanı, endüstri uzmanı ve bu konuda yetkilendirilmiş arkadaşlar görev yapıyor. Başlarında da bir mali hizmet başkanımız var. Bu yeni yapıda başhekimlerimiz bu yükten kurtulmuş oldu. Ancak acil alımlarda doğrudan temin dediğimiz, hemen hasta başı alımların yapılması ve hızlı hizmet sunumu gerektiren durumlarda bu tür alımlar hastane tarafından yapılabiliyor. Yeni yapının en büyük avantajı, başhekimler böyle bir töhmetten kurtuldu veya spekülasyonlardan uzak kalıyorlar.

ÜST DÜZEY GÖREVLENDİRMELERİ KURUM BAŞKANI YAPIYOR

-KHK’nin yönetim şeması ve görevlendirmeler hakkında bilgi verir misiniz?

-Bunu şu şekilde izah edeyim; Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı’nın altında 5 başkan yardımcısı var. İstanbul’da 5 (Anadolu Yakası 2, Avrupa Yakası 3), İzmir’de 2, Anadolu’nun diğer illerinde ise 1’er olmak üzere Türkiye genelinde toplam 87 genel sekreterlik var. İstanbul’daki Genel Sekterlerin koordinasyonunu sağlayan Koordinatör Genel Sekreter görevi de bana verildi. Genel sekreterin altında tıbbi, mali ve idari mali hizmetler başkanları, onların altında da uzman ve büro görevlileri bulunuyor. Genel sekreterliğe bağlı hastane yöneticisi var. Hastane yöneticisinin altıda da başhekim, idari ve mali işler müdürü ve sağlık bakım hizmetleri müdürü var. Bunların altında da yardımcıları ve diğer personel var. Yatak sayısı fazla olan hastanelerimizde dördüncü olarak otelcilik hizmetleri müdürü bulunuyor.

-Hastane başhekimlerinin üzerinde bundan sonra bir de profesyonel bir yönetici mi görev yapacak?

-Evet.. Biz buna aynı zamanda genel sekreter yardımcısı diyoruz. Hastane yöneticisi, başhekim, idari ve mali işler müdürü ve sağlık bakım hizmetleri müdürünün sözleşmesi, genel sekreterin teklifi ile kurum başkanı tarafından imzalanıyor. Ancak hastane yöneticisinin sözleşmesi, başhekim, idari ve mali işler müdürü, sağlık bakım hizmetleri müdürü ve yardımcılarının teklifi ile imzalanıyor. Yani hastane yöneticisini kendi ekibi teklif ediyor. Genel sekreterlerin sözleşmesini ise kurum başkanı birebir görüşerek imzalıyor. Ve bizlere ‘ekibinizi sunun’ diyor. Biz de şu kişilerle çalışmak istiyoruz diye ekibimizi sunuyoruz. Kurum Başkanı da bu teklifle beraber sözleşme imzalıyor. Başhekim yardımcıları ve diğer müdürlüklerin yardımcılarının sözleşmesini ise hastane yöneticisi imzalıyor. Genel sekreterlikte çalışacak uzmanlarla olan sözleşmeyi de biz imzalıyoruz.

guv1

YÖNETİCİLER SÖZLEŞMELİ ÇALIŞACAK

-Bu kişiler devlet memuru statüsünde olmuyorlar mı?

-Bunlarda devlet memuru olma şartı yok. Dışarıdan biriyle de şartları uygun olursa sözleşme imzalayabiliyoruz. Sadece genel sekreterlik bünyesinde çalışacak kişilerin yüzde 50’si devlet memuru, geri kalanını dışarıdan alabiliyoruz.

-Bu durum “salla başını al maaşını” yakıştırmasını da ortadan kaldıracaktır sanırım..

-Çok iyi bir konuya temas ettiniz. Bu oluşum içinde 6 ayda bir gerçekleştirilecek performans karneleri oluşturuldu. Tüm yöneticilerin performansları ölçülüyor. Bunun için de hastaneler kategorize edildi. Hastanelerin sağlık hizmeti sunumu, mali yapısı, insan kaynakları ve benzeri durumlar değerlendirilip, hastanenin verimlilik karnesi çıkarılıyor. Biz bu verimliliği elde edemezsek, kurum bunu düzeltmemiz ve performansı yükseltmemiz için süre veriyor. Bu süre içinde de istenilen düzeye çıkarılamazsa sözleşmemiz feshediliyor.

TEK AMAÇ SAĞLIK YÖNETİMİNİN PROFESYONELLEŞMESİ

-KHK kurulduğunda, ortada bir söylenti dolaştı, “Hükümet böyle bir oluşum gerçekleştirdi, daha sonra sağlık kuruluşlarını özelleştirmek için satacak” gibi. Böyle bir şey ileri de düşünülebilir mi?

-Böyle bir şey kesinlikle yok. Buradaki tek amaç yönetimin profesyonelleşmesidir. Eskiden bir başhekim atanıyor, ölene kadar koltuğunda kalıyordu. Ya da görevden alınınca mahkeme kararıyla geri dönüyordu. Ayrıca performans ölçülemiyordu. Zaten kamuda çalışanların verimliliğini ölçecek bir sistem yok. Özel sektörde var ama kamuda yok. Dünyanın birçok ülkesinde de yeteri kadar yapılamıyor. Oturmuş bir yapı olarak ilk kez Sağlık Bakanlığı’nda yapılacak. Yararının da kısa bir sürede görüleceğini tahmin ediyoruz. Sağlık kuruluşlarının yönetiminde ve sağlık hizmeti sunumunda gözle görülür bir gelişme ve düzelme olacak. Mesela kendi bünyemizdeki Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin acil servisinde bir sıkıntı var. Orada yeni bir acil servis yapımına gideceğiz. Hasta odalarını tek kişilik, içinde ihtiyaç duyulan her türlü konfor olan odalara dönüştüreceğiz. Sarıyer’in de içinde bulunduğu Beyoğlu bölgesi olarak bir kardiyoloji ve kardiyovasküler cerrahi kliniğimiz yok. Bunu da Şişli Eftal Hastanesi’nde bir an önce kurmayı planlıyoruz. Ayrıca yanık ünitemiz var ama yetersiz, onu da genişletmeyi düşünüyoruz. Şu anda Gaziosmanpaşa da bize dahil oldu. Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni önümüzdeki Nisan ya da Mayıs ayında oraya taşıdıktan sonra büyük bir yoğun bakım ünitesi kurulması planlanıyor.

KAMU HASTANELERİ ÖZEL HASTANELERLE YARIŞACAK

-Bu oluşum aynı zamanda halkın sağlık hizmetini daha ucuza almasını da sağlayacak mı?

-Kamu hastaneleri olarak daha kaliteli hizmet verdiğimizde, hastalarımızı daha memnun edip, özel hastanelerle yarışır bir konuma geldiğimizde, hastalar bizi tercih edeceklerdir. Aradaki farkı ödeyerek, özel hastaneyi tercih edenler, tercihlerini o yönde kullansınlar, bu vatandaşın hakkıdır. Ancak önemli olan aradaki farkı ödeyemeyecek durumdaki vatandaşımız da, özel hastanede alabileceği sağlık hizmetini kamu hastanesinden alabilsin ve cebinden ekstra bir para ödemesin istiyoruz ve bunu sağlamak için çalışıyoruz.

-Teşekkür ederim..

 Röportaj: Tuncay DAĞLI

 

 
banner69
Son Güncelleme: 26.03.2013 11:08
Anahtar Kelimeler:
SariyerKHK
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.