Saadet Partisi Sarıyer İlçe Başkanlığı, başta Gazze olmak üzere İslam coğrafyasında yaşanan gelişmelere ilişkin dikkat çeken bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Sarıyer Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan basın açıklamasını İlçe Başkanı Gazi Kılıç okudu. Açıklamada, ABD ve İsrail’in bölgedeki saldırıları sert ifadelerle eleştirilirken, uluslararası kamuoyunun sessizliği de hedef alındı.
“AMAÇ SADECE AÇIKLAMA DEĞİL, VİCDANLARA SESLENMEK”
Basın açıklamasında, toplanma amaçlarının yalnızca bir metin paylaşmak olmadığı vurgulanarak, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan zulümlere karşı ortak bir duruş sergilemek istendiği ifade edildi. Açıklamada, “Mazlumun kimliğine bakmaksızın onunla omuz omuza durduğumuzu tüm dünyaya ilan etmek için buradayız” denildi. Millî Görüş hareketinin tarihsel duruşuna da atıf yapılan açıklamada, coğrafya, mezhep ve kimlik ayrımı yapılmaksızın her zaman zalimin karşısında durulduğu belirtildi.
“GAZZE’DE İNSANLIK DRAMI YAŞANIYOR”
Gazze’de yaşananların “tarihin en vahşi soykırımlarından biri” olarak nitelendirildiği açıklamada, bölgede yaşanan sivil kayıplar ve insani kriz detaylı şekilde ele alındı. Bebeklerin, kadınların ve sivillerin hedef alındığı vurgulanarak, “Gazze bugün sadece bir coğrafya değil; imanın, direnişin ve insanlık onurunun sembolüdür” ifadeleri kullanıldı.
Uluslararası toplumun sessizliğine de tepki gösterilen açıklamada, “Bu zulme sessiz kalan herkesin vicdanında silinmeyecek bir leke oluşacaktır” denildi.
“KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”
İslam dünyası için büyük önem taşıyan Kudüs ve Mescid-i Aksa konusuna da geniş yer verilen açıklamada, kutsal mekânların mevcut durumunun kabul edilemez olduğu vurgulandı.
“Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz” denilen açıklamada, Mescid-i Aksa üzerindeki baskıların tüm insanlığın inanç özgürlüğüne yönelik bir tehdit olduğu ifade edildi.
BÖLGESEL GERİLİM UYARISI: İRAN VE LÜBNAN
Açıklamada, İran ve Lübnan’da yaşanan gelişmelere de dikkat çekilerek, bölgenin daha geniş çaplı bir çatışmaya sürüklendiği uyarısı yapıldı. Saldırıların yalnızca belirli ülkeleri değil, tüm bölgeyi etkileyen bir kriz zincirinin parçası olduğu belirtildi.
“TÜRKİYE DAHA ETKİN ROL ALMALI”
Türkiye’nin bu süreçte daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, yalnızca diplomatik açıklamaların yeterli olmadığı ifade edildi. Siyasi, ekonomik ve diplomatik araçların daha güçlü şekilde kullanılması çağrısında bulunuldu.
“KINAMA YETMEZ, SOMUT ADIM ŞART”
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise mevcut tepkilerin yetersiz olduğuna yönelik eleştiriler oldu. “Siyonizmin pervasızlığına karşı sadece kınama mesajları yayınlamak yetmez” denilerek, daha somut ve caydırıcı adımlar atılması gerektiği dile getirildi.
“TARAFSIZLIK DEĞİL, HAKİKATİN YANINDAYIZ”
Saadet Partisi teşkilatları, açıklamada tarafsızlık kavramını reddederek, net bir duruş sergilediklerini ifade etti. Emperyalizm ve siyonizme karşı olduklarını belirten parti yetkilileri, mezhep ve etnik ayrımcılığı körükleyen politikalara da karşı olduklarını vurguladı.
MÜCADELE MESAJI VE KARARLILIK VURGUSU
Açıklamanın sonunda, Gazze’deki saldırılar sona erene, Mescid-i Aksa üzerindeki baskılar kalkana ve bölgedeki müdahaleler son bulana kadar mücadelenin süreceği ifade edildi.
“Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur” sözleriyle sona eren açıklamada, mazlumların yanında durmaya devam edileceği belirtilirken, kamuoyuna birlik ve dayanışma çağrısı yapıldı.