Ergene beraberliğinden sonra Sakarya mağlubiyeti herkesin olduğu gibi benimde canımı sıktı doğrusu. Skor itibari ile bakılınca tabi ki iyi olmadı. Ancak bu takım bizim takımımız. İyisinde de kötüsünde de sahip çıkmaktır doğru olan. Birilerinin yaptığı gibi sadece başarı da değil, başarısızlıkta da arkasında durmak gerek.

Sezon yeni başladı. 19 tane yeni oyuncu ilk defa bir kamp geçirdiler ve ilk defa sahaya çıktılar. Bunların birbirlerine adaptasyon süreci vardır. Birbirlerinin oyun stillerini öğrenme süreci vardır. Bu yüzden iki haftalık sonuçlara pek takılmıyorum. Ancak dışarıdan bakıldığında ilk sinyallerin iyi olmadığı da aşikar.

Kanaatimce yapılan transferlerin birçoğu olumlu ve yerinde. Ancak birçoğu da kumaş olarak iyi görünmediler. Sezon başında söylediğim gibi bu takım sistemini oturta bilirse ve inanırsa iyi şeyler yapar ama sistemi oturtana kadar yara almamak şartı ile. Esas acı olan geçen sene biz de oynayıp bu sene gönderdiğimiz futbolcuları gönderen insanların görme bozuklukları. Öyle bir illet hastalık ki senelerdir tedavisi mümkün değil. Tıp dünyası bunların hastalıklarına çözüm bulamadı. Bulamaz da zaten. Zira onlar tedavi olmak istemiyorlar. Aksine kör kalmayı seviyorlar. Siz kongre keyfini yaşayacaksınız diye ya da heyecan yaşamak adına ya da muhtaç olsunlar mantığı ile kongre tarihleri ile oynarsanız o süreçte hiçbir plan program yapmazsanız iskelet kadroda olması gereken topçuları umursamazsanız onlarda başka takımlara gidip sizi pişman ederler.

Oğuz’u, Savaşı, Ömer Bozan’ı, kaleci Ali’yi hangi akıl ile gönderdiniz? Her sene sıfırdan takım yapmak hem cebinizi hem moralinizi hem de aklinizi bitiriyor. Ama sizin gözlerde problem olduğu için görmeniz mümkün değil bunu. Doğal olarak seyirci de takımın sahaya çıktığı zaman galibiyet bekliyor. Ama sizin beklentiniz her sene sihirli bir sopa ile şampiyonluk. Bu kafayla bu strateji ile mümkün değil bu.

Defalarca söyledim. Teknik kadroda Sarıyer’in bir tane çocuğu olacak. Bu olmazsa olmazınız olmalı. Aksi tart taktirde bir sezon boyu masal dinlersiniz. Gerçeklerden yanlışlardan asla haberiniz olmaz. Evet iyi oynamıyoruz, kendi sahamızdan çıkamıyoruz. Koray gibi bir santraforu topla buluşturamıyoruz. Kanat oyuncuları gerekeni yapmıyorlar. Defansımız kötü sinyaller veriyor.

Defansta Nuri gibi bir oyuncumuzun pazar günü olmayacak hatalar yapması benim için çok büyük sürpriz değil. Zira futbolda bazen olur bu. Ancak siz Nuri’nin niye böyle olduğunu araştırmazsanız moralini soruşturmasanız Nuri'yi de kaybedersiniz. Benden uyarması film erken başladı. Filmin konusunu da yazarını da rejisörü de ben biliyorum. Bu filme müdahale etmezseniz faturası iyi olmaz. Maddi tarafı başkana kalır, manevi tarafı da seyirciye...

Pazar günü bu kulübü gerçekten sevenler olmasaydı ufak bir deprem yaşanacaktı. Haberiniz var mı? Tabii ki yok. Şaşırdık mı? Tabi ki hayır.

Ama biz ne yaptık?  Anında görüntü yaptık, problemi hallettik. Nasıl hallettik? İnsani ilişkilerle. Şimdi beni arayıp ne depremi diye sormayın sakın! Ben bunları bilmek ve halletmek için hem vaktimi hem nakdimi harcıyorum. Sadece kulübüm için.

Ezcümle. Biraz koltuklarınızdan kalkın gösteriş için değil, başarı için gözlerinizi açın...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.