LOZAN MÜBADİLLERİ SARIYER'DE ANILDI

Lozan Mübadelesi’nin 97. yıldönümünde Sarıyer Belediyesi ve Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği işbirliği ile düzenlenen anma programında mübadele sırasında hayatını kaybeden vatandaşlar anıldı.

LOZAN MÜBADİLLERİ SARIYER'DE ANILDI

Lozan Mübadelesi’nin 97. yıldönümünde Sarıyer Belediyesi ve Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği işbirliği ile düzenlenen anma programında mübadele sırasında hayatını kaybeden vatandaşlar anıldı.

Sarıyer Posta
Sarıyer Posta
01 Şubat 2020 Cumartesi 16:01
618 Okunma
LOZAN MÜBADİLLERİ SARIYER'DE ANILDI

97 YILLIK ANILARINI MİNNETLE ANDILAR

Lozan Mübadelesi’nin 97. yıldönümünde Sarıyer Belediyesi ve Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği işbirliği ile düzenlenen anma programında mübadele sırasında hayatını kaybeden vatandaşlar anıldı.

Sarıyer Merkez’deki Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen anma programına; Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç, Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Coşkun, Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği Başkanı Zehra Filiz Yerebasmaz ile dernek üyeleri, CHP Sarıyer İlçe Kadın Kolları Başkanı Sunay Sevinç, Sarıyer Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Birol Yılmazel, Lozan mübadilleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.

DUYGULU ANLAR YAŞANDI

1923 yılında Lozan Barış Antlaşması'na ek olarak yapılan sözleşme uyarınca Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan anlaşma kapsamında gerçekleşen mübadele sırasında hayatını kaybedenler için Sarıyer’de anma töreni düzenlendi. Program öncesi denize karanfil bırakılırken, mübadillerin geleneksel olarak tekne ile kıyıya yaklaşmasıyla birlikte duygu dolu anlar yaşandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program kapsamında Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği Atatürk Anıtına çelenk bıraktı.

“ÇEKİLEN ACILAR BİR DAHA YAŞANMASIN”

Programda konuşan Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği Başkanı Zehra Filiz Yerebasmaz, “Bundan 97 yıl önce 30 Ocak 1923 tarihinde TBMM ve Yunan hükümeti arasında Türkiye’de yerleşik Rum Ortodoks ile Yunanistan’daki Müslüman Türklerin zorunlu göçü öngören mübadele sözleşmesi imzalandı. Yunanistan’ın Balkan Savaşı’na katıldığı tarih olan 18 Ekim 1912 tarihinden itibaren yurtlarını terk etmiş olanları da kapsamına alan bu sözleşme ile yaklaşık 2 milyon insan zorunlu göçe tabi tutuldu. Mübadeleye tabi tutulanlar yüzlerce yıldır ekip biçtikleri topraklarını, ekmek parasını kazandıkları iş yerlerini, evlerini, ibadet ettikleri kutsal mekanları, sevdiklerinin mezarlarını geride bıraktılar. Limanlarda, tren istasyonlarında kurulan çadırlarda haftalarca, aylarca beklediler. Çoğu yolcu taşımaya elverişli olmayan gemilerle iki ülke arasında haftalarca süren çok zorlu yolculuk yaptılar. Bu yolculuklar sırasında yaşamını kaybeden yakınlarını denize verdiler. Doğdukları toprakları ziyaret etmelerine uzun yıllar izin verilmedi. Birinci kuşak mübadillerin hemen hemen tamamı memleket hasreti ile bu dünyadan sessizce göçüp gittiler. Yaşadığımız coğrafyada ve tüm dünyada çatışma yerine barış, farklılıklar yerine birlikte yaşam ortamının oluşturulabileceğine yürekten inanıyoruz. Savaşlarda, göç yollarında yaşamını yitirenleri saygı ve rahmetle anıyor, çekilen acılar bir daha yaşanmasın istiyoruz” diye konuştu.

“ALLAH BU ACIYI KİMSEYE YAŞATMASIN”

Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği Yöneticisi ve Sarıyer Beşiktaşlılar Derneği Başkanı Birol Yılmazel, “Bundan 97 yıl evvel gerçekleşmiş olan mübadele ile ilgili temsili olan karşılamamızda bile tüylerimiz diken diken, gözlerimiz yaşlı oluyor. O anı yaşıyoruz. O dönemde yaşanan acılardan, dramlardan ve travmalardan bahsetmek istiyorum. Bu her iki millet için de oldukça zor bir durumdu. Çünkü bir sabah kapıları çalındı ve taşıyabilecekleri kadar erzak alınması söyleniyordu. Ardından o topraklardan gitmeleri ifade edildi. İnanması güç bir durum. Yıllarca ektiğiniz, yaşadığınız toprakları bırakıp gitmek günümüzde de çok zor. Sizden o günün şartlarını düşünmenizi istiyorum. 97 yıl önce iletişimin olmadığı, ulaşımın çok sıkıntılı olduğu bir zamanda ailenizin mezarlarını, doğduğunuz topraklara veda ediyorsunuz. Aylarca süren yolculuktan sonra gerçek dram başlıyor. Mübadeleyi gerçekleştiren 6 gemi Türkiye’den ve Yunanistan’dan 2 milyona yakın mübadili taşıyordu. Nüfus yoğunluğunu günümüz şartlarına göre düşünmeyin. Her gemi başka bir limana yanaşıyordu. Yaşanan dramı anlatmak için şöyle bir örnek vereyim. Türkiye’ye yanaşan gemiler Yalova, Tuzla, Samsun, Mersin ve İzmir limanlarına yanaştı. O yoğunlukta gemiler yanaştığında insanlar biniyor ve dolduğu zaman kapaklar kapanıyor. Fakat aile bireylerinden bazıları farklı gemilerde olduğu için başka limanlarda inmek zorunda kaldı. İletişim şartlarının olmadığı bir dönemde ailemi nasıl bulacağım? Derneğimizin bir önceki başkanı Hüseyin Avni Sönmez’in ailesi de bu sorunu yaşadı. Ailenin bir kısmı Yalova’ya bir kısmı da İzmir limanında indi. Yıllar sonra birbirlerini bulabildiler. Ailelerin parçalanması çok büyük bir acıdır. Bunların yanı sıra limanlarda yaşanan ciddi sağlık problemleri vardı. Bundan kaynaklanan salgın hastalıklar oldu. Özellikle yaşlı ve bünyesi zayıf olan insanlar bu hastalıklara yakalanıyorlar ve hayatlarını kaybediyor. Düşünebiliyor musunuz? Evladını kaybeden bir anne çocuğunu serin sulara bırakmak zorunda kalıyor. Allah bu acıyı kimseye yaşatmasın” dedi.

“TÜRKİYE’DE YAŞAMAKTAN GURUR DUYUYORUZ”

Yılmazel, “Limanlardan inen insanlar yeni yerleşim bölgelerine geliyorlar. Burada yerleşik bir halk var. Yaşadıkları coğrafyanın dilini konuştukları için gittikleri yerin dilini bilen yok. Bölgeye yerleşen mübadiller mülteci konumunda. Türk diye lanse edilen ancak Türkçe bilmeyen bir halkla karşı karşı kalan bölge insanı gelen vatandaşları uzun süre bağrına basmıyor. Dolayısıyla ticaret yapamıyorlar. Hayatını idame etmek konusunda büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Büyüklerimiz her zaman geri dönecekleri günü bekliyorlardı. Fakat bizler anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşamaktan onur ve gurur duyuyoruz. Bu programı bizlere hazırlayan Sarıyer Belediyesi’ne ve Başkanımız Şükrü Genç’e teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“SARIYERLİLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Lozan Mübadili Mustafa Şen, “97 yıl önce mübadil aileler yola çıktığı zaman ne ile karşılaşacaklarını bilmiyorlardı. Bu yolculuk neticesinde aileler parçalandı. Ailemin bir kısmı Bursa’ya bir kısmı Bahçeköy’e bir kısmı da İzmir’e yerleşti. İzmir’deki aile fertlerimi şuan da bile tanımıyorum. Herkes şunu bilmeli orası öz vatanımız geldiğimiz bu topraklar ise anavatanımız. Mutluyuz çünkü artık Sarıyerliyiz. Tüm mesele budur. Acılar çekilir, zulüm görülür fakat gittiğinde yerde sıcak bir ahali sizi bağrına basıyorsa orada iyi bir niyet vardır. Tüm Sarıyerlilere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“ARTIK SAVAŞLAR YAŞANMASIN”

Mübadil torunu olan CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç, “İki ülke halkı arasında 97 yıl önce büyük bir dram yaşandı. TBMM ve Yunan hükümeti arasında yapılan anlaşma ile 2 milyon insan yer değiştirdi. Ben de 3. kuşak mübadil torunuyum. Büyüklerimizin anıları ile büyüdük. Türkiye’ye büyük acılar çekerek geldiler. Çocukları ve torunları ile bir yerlere savruldular. Benim aile fertlerim İzmir, Tekirdağ, Konya ve Adana’da yaşıyor. Aileler bu denli dağılmalar yaşadı. Fakat burada önemli olan Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Yurtta Sulh Dünyada Sulh.’ Artık savaşlar yaşanmasın. Yakın tarihte de göç olayları yaşandı. Ayla bebeği hiç kimse unutmadı. Göç yollarında kaybettiğimiz insanlara Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu.

“ÖNEMLİ OLAN BİR ARADA YAŞAYABİLMEK”

Genç sözlerini şöyle sonlandırdı: “Sizler Yunanistan’dan gelen ailelerin torunlarısınız. Ben Türkiye’den oraya gönderilenlerle de tanıştım. Eşimin köyü de eski bir Rum köyüdür. Onlarda mübadil ile gönderildiler. Akşam gelip yarın sabah gidecekleri söylendi. Kimse daha neyin ne olduğunun farkında değil. Sonra her iki tarafta oturup birlikte ağlıyorlar. Bu işin özü budur. O insanlar bir arada yaşayabileceklerini söylüyorlar. Önemli olan bir arada yaşayabilmek. Yurtta ve cihanda barış ortamında yaşamanın şartlarını oluşturmak önemli. Eğer insanlara bırakılırsa bir kırıntı ile doymayı ve şükretmeyi bilirler. Onların çok kazanma hırsı olmaz. Ben yıllarca İran-Irak savaşında o bölgede çalıştım. Savaşın bedelinin her dönemde çok ağır olduğunu unutmamamız lazım. Her şeyi vatandaşa bırakmak lazım. Siyasetçiler biraz geri dursa her şey daha güzel olacak. Bu mübadil sadece yurt dışına değil aynı zamanda yurt içinde de oldu. Atatürk’ün ailesiyle olduğu köyü aradık. O köyün adı da Sarıyar. Köyü bulduk ancak ortada yerleşim yok. Türkler oradan çıkartılıp Rumlar yerleştirildi. Fakat Rumlar da oturamadı. Bu işler kolay değil. Sarıyer Belediyesi olarak kardeş şehir projesi kapsamında Kavala’ya gittiğimiz orada hemşerilerimizin olduğu söylendi. Biliyorsunuz ben Giresun Şebinkarahisar’lıyım. Benim aklıma iş işin gurbete geldiler ve burada kaldılar düşüncesi geldi. Ancak işin aslı öyle değil. Onlarda mübadil torunları. Bizim gibi yöneticilerin görevi bu insanları yeniden bir araya getirmek. Farklı alanlarda yaşıyor olabiliriz ama sonuç itibariyle insanlar arasındaki dostluğun, kardeşliğin yeniden tesis edilmesi. İki yakayı bir araya getirecek olan annelerdir. Bunu hiçbir zaman unutmayalım.”

Başkan Genç konuşmasının ardından mübadil torunu Hikmet Esen’in yazdığı mübadile hitaben yazdığı şiiri okudu. Ardından Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği Başkanı Zehra Filiz Yerebasmaz, Başkan Genç’e plaket takdim etti.

SARIYER POSTA

banner69
Son Güncelleme: 01.02.2020 16:49
Anahtar Kelimeler:
Lozan Mübadelesi
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
<