İletişim, canlılar arasındaki hissiyatın birbirine geçmesi anlamında kullanılan bir kelimedir. İnsanoğlunun varoluşundan beri, doğayla başa çıkma aşamasında, yoğunlukla kullandığı bedeni ve duygularının bileşeni olan dans yoluyla kendini anlatımı, gerçek anlamda insanoğlunun yaşam mücadelesinin bir sonucudur. Bir tür sözsüz iletişim modeli olan dans, bedensel bir anlatımdır. Bedenin sınırsız anlatım gücünü kullanarak, duygularını dile getiren insanoğlu, varoluşundan başlayarak, geçirdiği tüm aşamaların yansımalarını dansta ifade etmiştir.

İnsanlık tarihiyle paralel doğrultuda gelişim gösteren dans, aynı zamanda tarihi de anlatan bir kompozisyon olmuştur. Çünkü iyi ifade edilebilen beden güçlü bir iletişim doğurur. Konuşma esnasında duygularını gizleyebilen birey, beden dilini denetleyemiyorsa bedeninin karşı tarafa geçirdiği hissi hiçbir zaman engelleyemeyecektir. Beden dilimiz her şeydir, kullandığımız kelimelerden çok daha fazlasıdır. İnsanın varoluşuyla başlayan beden dili kullanımı, dilin keşfinin ardından yerini sözlü iletişime bırakırken, duyguların anlatımı sırasında dilin yeterli olamadığı anlarda beden desteğine duyulan gereksinim, farklı arayışları beraberinde getirmiş, bunların kesiştiği noktada ise dans yer almıştır.

Dans, hayatın bölümlerinden birisidir. Bu nedenle hayatta yer alan her bir olgu, dansta da yer alır. Dansın tek bir yüzü yoktur. Dans hem acıyı hem de sevinci yansıtabilir. Kimi zaman insanoğlunun içinde yaşattığı iç savaşın aynı şiddetle dillendirildiği bir araç olmuştur. İnsanoğlunun kendini anlatış biçimidir. Yaşamın içindeki her türlü duyguyu bir başka bireye aktarma biçimidir.  Dans, sadece adını duyduğumuzda bile bizi etkileyen ve mutlu eden bir alan. Dışarıdan bir gözle bakıldığında dans bir eğlence aracı olarak görülür. Fakat bunun yanında dansın kişisel gelişime, insan ruhuna, beden sağlığına ve insanın sosyal yaşantısına faydası çok büyüktür. Teknolojinin hayatımızı bu denli ele geçirdiği günümüzde, insanlar; sosyal ağlarla birbirleriyle konuşmadan iletişimlerini sürdürürken, bir yandan da televizyon, bilgisayar ve telefon gibi çeşitli uyarıcıların esiri haline gelmişlerdir. Öyle ki, bir araya gelen bireyler bile izledikleri dizilerden konuşmakta ya da ellerindeki telefonlarıyla sosyal ağlara takılmaktadır.

Bu yüzden empati kuramayan, birbirinden haberi olmayan, pasif bireylerle dolu bir topluma dönüşüm içerisindeyiz. Dans ise insana insani değerlerini hatırlatmada, bir araya gelinliğindeki mutluluğun, teknolojinin sunduklarından çok daha fazlasını verdiğini göstermede ve yaşatmada çok etkili bir alandır. Dans kurslarına katılımla beraber birey unuttuğu hareketli hayatı tekrar anımsar. İnsanın dansla olan ilişkisi arttıkça, doğaya dönüşü de bir o denli hızlı gerçekleşir. Geçmiş çağlardan günümüze kadar dans gelişerek insanoğluna ulaşmış, her dönem duygu ve düşüncelerin tarifi olmuştur. Kişiler bedenini kullanarak; hikâyelerini, aşklarını, sevinçlerini, hüzünlerini ve kavgalarını anlatmıştır.

Duygularımızın müzikle anlatımını sağlayan dans, karşıdakine geçirdiği hislerle muhteşem bir alandır. Bunların yanı sıra günümüzde insana özgüven aşılamış ve diğer bireylerle iletişimi güçlendirmede olanak tanımıştır. İnsan herhangi bir ritim duyduğunda dans etmeye programlanmıştır. Birey bunu tek başına da rahatlıkla yapabilir ve tek başına dahi olsa kuralsız bir şekilde dans etmenin, insan psikolojisine etkisi yadsınamaz. Dans kurslarında, bedenin nasıl kullanılacağı öğretilir. Normal şartlarda spontane dans eden bir insan, kurs da aldığı eğitimle beraber aynada dans ederkenki görüntüsünün ne denli güzelleştiğini gördükçe çok daha mutlu olur. Dans, dünyayı saran evrensel bir dildir. O yüzden 29 Nisan tüm dünya da Dünya Dans Günü olarak kutlanmaktadır. Dans, müzik ve sanatın her dalı, oluşturduğu ortak dille farklı kültürlerden insanların birbirini anlamasını sağlar. Sanat, tek bir vücut olabilmenin evrensel yoludur. Tek bir vücut olabilmek insanlar arasındaki tüm anlaşmazlıkları yok eder ve tüm dünyanın huzurlu bir yaşama kavuşmasını sağlar.  Dans, evrenselliğiyle tüm dünyanın ortak dili olarak çeşitli kültürlerin, toplumların tanınmasında ve anlaşılmasında kullanılan, günümüzün etkili bir iletişim aracı olarak, hayatın nabzını tutmaya devam edecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.