Yetmiş yaşında Sarıyer sevdalısı Coşkun abi, eski genel kaptanımız Mustafa Salepçioğlu ile birlikte Niğde’ye güneşli ama soğuk ve yasaklardan ötürü ıssız bir cumartesi günü giriş yaptık. Bayram Hayri Tansık gibi karşılıksız kulübünü seven ve maddi manevi hizmet eden birinin bile şevkini kırdıkları için ilk defa O'nsuz bir deplasman oldu.

Her deplasmanda olduğu gibi kendi paramızla gidip bir otele yerleştik. İlk defa takımın kaldığı otelde kalmadım ki yalan, dolan, fırıldak olmasın diye. Oysa bilmiyorlar ki birilerinin birçok deplasmanda yalnız bıraktığı takımın hep yanında olan insanlardan bu kulübe zarar gelmez. Ama sizin taş olmuş kalpleriniz, her sezon yanlış insanların yanında, doğru insanların uzağındadır. Kaldığımız oteli de seçerken gene kulübümü düşünerek, İstanbul ile telefon trafiği kurarak seçtik ki aynı otelde kalan maçın hakemleriyle aynı ortamda olalım dedim.

Maçın başlamasına kısa bir süre kala takımını yalnız bırakmayan beş köyün delikanlısı da stada gelince bir kez daha söylediğimin arkasında durduğum için kendimle gurur duydum. SARIYER, SARIYERLİLERİNDİR.

Savaş ve Oğuz’un kart cezalısı olması sebebi ile maça sağbekte Ozan, orta sahada Mahmut ile başladık. Maçtan önce Mustafa Torlak aradı, ‘maç ne olur’ dedi. İlk yarı 0, ikinci yarı 2 olur dedim.

Zira ben takımımı tanıyorum. Bu takım 90 dakika koşuyor. Mağlup olsa da mücadeleyi bırakmıyor. Savaşın yokluğu Bertul ve Mahmut'un hırsı, futbolu ile belli olmadı. Ancak ilk yarı sol taraftan bayağı açıklar verdik. Ve bu açıklar birçok maçta göze batıyor. Şaban’ın sistem gereği ileri çıkması buna sebep oluyor ama nedense sezon başından beri Şaban ileri çıktığında bu açığa bir çözüm bulamıyoruz. Niğde'nin ilk devre net pozisyonları vardı. Biz pozisyona bile giremedik.

İkinci yarı Adem, Barış’ın yerine oyuna girdi. Bu arada Barış’ın sol önde oynamaması gerektiğinde hala ısrar ediyorum. Barış sezonun en kötü maçını oynadı bence. İkinci yarı baskı ile başladık ve baskı ile bitirdik. Özellikle Mahmut ve Bertul’un dikine oynaması galibiyetin sebeplerinden.

Fatih ve İlyas cephesinde değişen bir şey yok. Bize anlatılan Zafer, henüz Zafer değil. Olur mu? Sanmam. Adem'in muhteşem golü, Furkan'ın aldığı penaltıyı gole çevirmesi ile takım sahadan 0-2 galip ayrıldı. Tebrik ediyorum.

Bu arada niye oynamıyor diye eleştirdiğim bazı futbolcuların içerde ikinci Serdar Kulbilge vakası yaratmaya çalışmaları hiç hoş değil. Ben uyandırayım sizi, bu karakterdeki futbolcuların Sarıyer'de ömrü uzun olmadı. 80 senelik bir kulübün deplasman maçında adeta bir amatör kulüp gibi yalnız ve sahipsiz bırakılmasını sindiremedim. Bir tane yönetici gelmez mi maça? Sezonu kapadıysanız şimdiden bırakın bence. Kulüp Başkanı gerek yaşı, gerekse sağlığı açısından gelmemesi normaldir. Ya diğerleri? Soğuk diye gelmediyseniz içinize uzun yün don giyebilirsiniz. Ya da seneye Bodrum deplasmanına gelerek telafi edersiniz.

Yahu arkadaş takım play-off bandında hala. Takıma kol kanat olmak için daha ne bekliyorsunuz? Gerçi ben biliyorum niye uzak durduğunuzu. Ama benim haddim değil bunu konuşmak. Siz yanlış yapılanlara köstek, doğrulara destek olmadığınız müddetçe hiçbir şey değişmez. Unutmadan, kafile başkanı gene ÖMER ÇAKMAK idi.

Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.