logo

Zekeriyaköy’ün kurucusu Zekeriya Baba’nın mezarına ilgisizlik

Zekeriyaköy’ün kurucusu Zekeriya Baba’nın mezarına ilgisizlik

DSCF3929Zenginle yoksulun, şehirliyle köylünün karışık oturduğu, bir yanda villalar yükselirken diğer yanda manda ve camız besleyen, tavuk kümesleri olan köylülerin varlık-yokluk savaşı verdiği Zekeriyaköy’ün banisi (kurucusu) Zekeriya Baba’nın mezarı da aynı şekilde bir gün tamamen yok olup gitmeyle yüz yüze otlar içinde varlığını sürdürüyor.

Köyün ortasından geçen yolun hemen kenarında bulunan ve vatandaşlar tarafından ‘yatır’ olarak görülen ancak yatırlara gösterilen saygıyı görmeyen Zekeriya Baba’nın birkaç metrekarelik alan içine sıkıştırılmış mermer mezarı otlar içinde kaldığından dikkatle bakmayınca görülemiyor.

Eski Zekeriyaköy İlköğretim Okulu’nun hemen yanında bulunan mezar, Zekeriyaköy’de yaşayanlardan ilgi beklerken, Muhtar Semra Özkaya ise acı gerçeği açıkladı. Özkaya, “Zekeriya Baba’nın asıl mezarı okul altında kalmış. Unutulmasın diye de buraya yeni bir mezar yapılmış” dedi.

ZEKERİYAKÖY’ÜN KURULUŞU VE ÖZELLİKLERİ

Yeni çıkarılan kanunla köylükten çıkarılıp Sarıyer’in bir mahallesi haline gelen ve verimli tarım razisinden artık pıtırak gibi villa yükselen Zekeriyaköy, Türkiye‘nin en yüksek nüfusa sahip köyü olarak biliniyor. Sarıyer‘in en eski köylerinden biri olan Zekeriyaköy, Maden, Bahçeköy, Uskumruköy, Demirciköy ve Rumelifeneri‘ne komşudur. Adını Zekeriya Baba adlı yatırdan alan Zekeriyaköy topografik olarak Kilyos‘un arkasındaki vadi içinde kalır. Zekeriyaköy‘ün tam olarak ne zaman kurulduğu bilinmemekle beraber geçmişinin 18. yüzyıl‘a kadar uzandığı bilinmektedir. Zekeriyaköy‘e 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yaşanan büyük göç dalgası sonucunda Kafkas ve Kırım çıkışlı birkaç aile yerleştirilmiş, ayrıca zaman içinde Karadeniz Bölgesi’nden de göçler almıştır.

1980‘lere kadar 2 katlı ve bahçeli 70 kadar evden oluşan bir köy ve bir mesire yeri görünümündeyken, özellikle 1987‘den itibaren köklü bir değişim sürecine girdi. Zekeriyaköy’ün çehresi 1990‘lardan itibaren hızla değişmeye başlarken, özellikle Marmara Depremi’nden sonra önemli bir çekim merkezi haline geldi. Şehir merkezine yakın ama sakin bir ortam tercih eden üst gelir grubuna mensup İstanbulluların itibar ettiği, pahalı villalardan oluşan sitelerin yer aldığı bir bölgeye dönüştü. Günümüzde nüfusu 10 bini aşmış olmasına rağmen hala orman köyü durumundadır.

Köyün adı bazı eski kaynaklarda Kiraz Köy olarak geçer. Bunun nedeni de sultani, dalbastı ve dragaani gibi çok değişik kiraz türlerine sahip olmasıdır.

 

2584 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.