'Zekeriyaköy’e yatırımlar için yatırımcı teşvik edilmeli'

logo

‘Zekeriyaköy’e yatırımlar için yatırımcı teşvik edilmeli’

‘Zekeriyaköy’e yatırımlar için yatırımcı teşvik edilmeli’

Sarıyer’in tanınmış İş Adamlarında ve başarılı Mimar Caner Aksüt, Zekeriyaköy’deki inşaat ve emlak hareketliliğini değerlendirdi.  Sarıyer Posta Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Levent Pehlivanoğlu’na konuşan Aksüt, Sarıyer ve Zekeriyaköy’de yeni ticari yatırımların yapılabilmesi için öncelikli olan ulaşım ve imar sorunun giderilmesi gerektiğinin altını çizdi.  

Başarılı Mimar Caner Aksüt, başta Zekeriyaköy olmak üzere Sarıyer’deki inşaat ve emlak yatırımlarının son durumu hakkında önemli uyarılarda bulundu. Sektörün bu alandaki gelişmelerini yakından takip eden Aksüt, şu ana kadar yatırımları yeteriz bularak, “Türkiye ekonominsin temel taşı şu anda inşaat sektörü olmuş durumda. Türkiye’de yapılan yatırımların genel ortalamasına baktığımızda Zekeriyaköy’ün bu paydan yararlanmadığını görüyoruz. Yani bu alana yapılan yardımlar eksik. Yatırımların yapılması için yatırımcının buraya teşvik edilmesi gerekiyor” dedi.

“İmar sorunu yatırımcıyı kaçırıyor”

Zekeriyaköy’de yatırımların yapılabilmesi için öncelikli olarak ulaşım sorunun çözüme kavuşturulması gerektiğinin altını çizen Aksüt, projelerin geç onaylandığını da ifade ederek, “  Zekeriyaköy’ün yol ve ulaşım sorunu çözülmediğini taktirde yatırımcı gelmez. Ayrıca imar sorunlarının varlığının bir türlü çözülmemesi yatırımcıların buraya olan ilgisini bitiyor. Bu iki sorun nedeniyle Zekeriyaköy’de çok büyük rant yok. Rantın ve karın olmadığı yere de yatırımcı yatırım yapmaz” şeklide konuştu.

İmar ve iskan süreçlerinde TOKİ ile diğer firmalar arasında bir çifte standardın olduğunu belirten, Aksüt, firmaların imar ve iskan süreçlerinde sorunlar yaşadığını fakat TOKİ’nin kendisine tanınan yasa nedeniyle istediği alanda inşaat yapımın başladığını dile getirerek, “Çifte standardın en büyüğünü TOKİ yapıyor. TOKİ sahip olduğu yetki nedeniyle istediği alanı imara açıyor ve bina inşa edebiliyor. Oysa bizim gibi firmaların böyle bir şansı yok. Biz yaptığımız yapıların bordum katı için imar izni bile alamıyoruz ama TOKİ ikinci ve üçüncü bodrum katlarını rahatlıkla yapıyor. Yada istediği yere istediği kadar kat yapabiliyor. Bundan daha büyük standart var mı?” diye kaydetti.

Sarıyer’in tanınmış İş Adamlarında ve başarılı Mimar Caner Aksüt’ün Sarıyer siyasetini, Sarıyer’deki inşaat ve emlak yatırımlarının son durumunu değerlendirdiği röportajın tamamı:

Sizce Zekeriyaköy’ün en önemli sorun nedir?

Buranın en büyük sorunu ulaşımdır. Buraya bağlantı sağlayan nitelikli bir yol da yok. 90 yıldır buraların hali böyle ve o zamandan beri yol yapılacağı söylendi. Ve geldiğimiz aşamada Zekeriyaköy’ün yol sorunun çözülmediğini görüyoruz. Öncelikli olarak bu ulaşım sorunun çözülmesi lazım.  İnsanlar şimdi de 3. Köprüye umut bağlamış. Bu köprü olmazsa burası canlanmayacak. İşte şimdi otobanlar, köprüler yapılıyor. Ya da ormanlar kesiliyor. Demek ki istenince yapılıyormuş. Neden Beşiktaş, Levent, Maslak’ın yolları düzgün de buraya gelen yol 30 yıldır yapılmıyor?

Zekeriyaköy, doğasıyla harika büyüleyici bir yer olmasına rağmen yatırımlar yapılmıyor. Siz bunun nedeni neye bağlıyorsunuz?

1Türkiye ekonomisinin temel taşı şu anda inşaat sektörü olmuş durumda. Türkiye’de yapılan yatırımların genel ortalamasına baktığımızda Zekeriyaköy’ün bu paydan yararlanmadığını görüyoruz. Yani bu alana yapılan yardımlar eksik. Yatırımların yapılması için yatırımcının buraya teşvik edilmesi gerekiyor.

Zekeriyaköy’ün yol ve ulaşım sorunu çözülmediğini taktirde yatırımcı gelmez. Ayrıca imar sorunlarının varlığının bir türlü çözülmemesi yatırımcıların buraya olan ilgisini bitiyor. Bu iki sorun nedeniyle Zekeriyaköy’de çok büyük rant yok. Rantın ve karın olmadığı yere de yatırımcı yatırım yapamaz.

Bu bölgenin ne kadar yapılaşma kapasitesi bulunuyor?

Şimdi İstanbul kuzeye doğru ilerliyor. Burası alt yapısı yapıldıktan sonra daha çok insana hizmet verebilir. İmar bozulmadığı sürece yani alt yapısı tamamlandığı sürece kapasiteyle ilgili bir sorunu olmaz. Yol yok, böyle bir şey,  bölge insanı 3. Köprüden medet umuyor yol konusunda. Bu bölgenin kapasitesinin kullanılabilmesi için ulaşımın geliştirilmesi lazım. Buradaki insanların hepsinin ruhsatsı ver ve vergilerini ödüyor. Peki, neden hizmet yapılmıyor?

“Belediyenin bu yönlü çalışması var ve umutluyum”

İskân sorunundan söz ettiniz ve yatırımların bu sorun nedeniyle ertelendiğini ifade ettiniz. CHP’li Sarıyer Belediyesi’nin bu konuda çalışmaları olduğunu biliyoruz. Bu sorunun çözümü ne aşamada ve nasıl çözülür sizce?

Evet, İskân sorunu yıllardan beri Zekeriyaköy’de sorunlara neden olmuştur. Ben burada 1990’lı yıllardan beri inşaat yapıyorum. Bu nedenle bölgenin sorunların da hakim durumdayım. Bu sorun yaptığım yapıların hepsinde karşıma çıkmıştır. İşte ‘evin önü kapanıyor’, ‘çatısı yüksek’ Türünden gerekçelerle inşaatlarımız çoğu zaman durma noktasına geldi. Bu sorun birazda yerel belediyenin değil de İmar ve İskan Yönetmenliği Mevzuatları nedeniyle yaşanıyor. Eski mevzuat çok sertti. Şimdi bu mevzuat biraz kolaylaştırıldı ama yetersiz. Belediyenin bu yönlü çalışması var ve umutluyum. Ama büyükşehrin başka bir partide Sarıyer Belediyesi’nin başka bir partide olması anlaşmazlıklara neden oluyor. Bu nedenle de sorunlar yaşanıyor. Tabi olan gene halka oluyor.

“Sorun aslında ibb’den kaynaklanıyor”

Peki, buraya bakan belediyenin iskân ile imarla ilgili ne gibi önemler alması gerekiyor?

IMG_0148Aslında İmar ve İskânı aslıdan Sarıyer Belediyesi’ne ait değil, bu planlama İBB’ ye aittir. Dolaysıyla sorun aslında İBB’den kaynaklanıyor. Sarıyer Belediyesi iskân verme noktasında biraz geç davranıyor. Bu tür işlemlerin hızlandırılması gerekiyor. Sarıyer belediyesinden projeler çok çabuk çıkmıyor. Tabi bundan yönetmenliklerin de etkisi var. Şimdi proje ilk olarak belediyeden onay alacak daha sonra ise şehircilik bakanlığına gidecek oradan da onay alacak. Tabi tüm bu süreçler zamanda alıyor. Yani imar ve iskân gene sorunlar yumağına dönüş durumda. Burada ‘suçlu kimdir’ diye sorarsan bence bunu okuyan cevaplamalıdır.

Aldığım duyumlara göre bu sorun çözümü için çalışma başlatılmış. Çalışmalar kapsamında ilgili kurumlarla görüşmeler gerçekleştirilmiş. Ruhsat sorunu halen devam ediyor.  Projelerin bu işlemlerden geçerek bir an önce yatırıma dönüşmesi gerekmektedir.

Peki, zaman zaman dile getiriyorsunuz buradaki harç bedeldi ve diğer işlemlerin maliyeti birçok yere göre yüksek. Bu meseleyi biraz açar mısınız?

Sarıyer’deki harçların bir kısmı diğer belediyelere göre daha fazla. Zaten rantın olmadığı bir yer böyle olunca parada kazanamıyorsun. Yaşanan bu ekonomik sorunlar nedeniyle bir çok yatırımcı iflas etti. Bu sorun yatırımcıları derinden etkiliyor. Yatırımcı ruhsatını zamanında almayınca projesine zamanında başlamıyor.  Projesi geç kalan yatırımcı müşteri kaybediyor bu durum iflasına neden oluyor. Bu dengeyi nasıl sağlayacaksınız? Üstelik firmalar projelerini teslim etmelerine rağmen batıyorlar.  Biz burada villa yapıyoruz.  Yaptığımız he villaya ayrı ayrı elektrik, su ve doğal gaz hattı çekiyoruz. Apartman yapanlar ise bir çok daire için tek hat çekiyor. Bunlar kıyaslandığında bizim giderlerimiz daha çok. Bizim yaptığımız villalar çok kaliteli olmasında rağmen maliyeti yüksek, oysa apartman yatırımcısının maliyeti daha az. Buradaki maliyet bizi kurtarmıyor. Üstelik harç paraları da yüksel olunca şirketler yatırımdan kaçıyor. Yatırım yapanlarda basıyor. Bu sorun giderilmesi için harç miktarlarının aşağıya çekilmesi gerekiyor.

“İnsanların gelmesi için ulaşım sorunun çözülmesi gerekir”

Bu bölgede oturanlar ve nüfus itibariyle ciddi bir potansiyel taşıyor. Buna karşın hareketsiz bir kent özelliğine sahip. Kentin bu görünümünde kurtarmak için neler yapılmalıdır sizce?

Buradaki nüfus sayısı yeterli değil bunu söylemek gerekiyor. Buraya dışarıdan insanların gelmesi için öncelikli ulaşım sorunun çözülmesi gerektiğini belirtmişti. İnsanlar araçsız hareketsiz edemiyor. Bütün bunlar birleşince kent hareketsiz bir kent kimliği kazanıyor. İşte Şişli’den Kağıthane’den buranın güzelliğini görmek için yada cafe de oturmak için insanlar gelmiyor.

Ayrıca buranın yerleşimi villalardan oluştuğu için dağını bir yerleşme söz konusu. Bu da başak bir etken. Bu alandaki villaların toplam sayısı Maslak’taki bir Gökdelende yer alan evlerin sayısından daha azdır. Dağınık nüfusa sahip olan bir yerin ticari hareketliliğin olması beklenemez zaten. Sakin yaşamayı tercih edenlerin yaşadığı yerin hareketli olması da o işin doğasına aykırıdır.

“Çifte standardın en büyüğünü TOKİ yapıyor”

Firmalar arasında proje uygulama süreçlerinde ve ya imar, iskân gibi süreçlerde çifte standartlar yaşanıyor mu?

8Aslında şöyle söylemek gerekiyor. TOKİ’ zaten yerel müttehitlerden daha fazla yetkiye sahip olan bir firma.  Çifte standardın en büyüğünü TOKİ yapıyor. TOKİ sahip olduğu yetki nedeniyle istediği alanı imara açıyor ve bina inşa edebiliyor. Oysa bizim gibi firmaların böyle bir şansı yok. Biz yaptığımız yapıların bordum katı için imar izni bile alamıyoruz ama TOKİ ikinci ve üçüncü bodrum katlarını rahatlıkla yapıyor. Ya da istediği yere istediği kadar kat yapabiliyor. Bundan daha büyük standart var mı? TOKİ’nin bu tavrı karşısında müttehitler çifte standart yapsa ne olur. Zaten birçok sorunla karşılaşmaktayız. Zaten en değerli zamanımız da bu sorunların çözümü için gidiyor ama sonuç alamıyoruz. Biz yıllarca projelerimiz için anıtlar kurulundan cevap bekledik ama TOKİ bir günde hal ediyor işlemlerini çifte standart bu.

“Yatırımları kötüleyen bakış açısından kurtulmalıyız”

Biliyorsunuz bu alana aynı zamanda mega projelerin de uygulanması söz konusu. Sizce bu projeleri bu kentin doğasına zarar verir mi ve başta Zekeriyaköy olmak üzere bölgeyi bekleyen tehlike nedir?

Bir kentin kent olabilmesini temel şartları var. Bunlarda olmazsa olmazı konut ve yatırımlardır. Şimdi böyle baktığımızda bilinçli yatırımlar bir yerleşime asla zara vermez tam tersine yarar sağlar.  Bizde şöyle ‘ ben buraya geldiğimde burada hiçbir yapı yoktu’ anlayış var. Yani sürekli yatırımları kötüleyen bir bakış açısı ve bu yanlış bir anlayıştır. Yatırımları beğenmeyen varsa yada buranın bozulduğunu düşünen varsa Anadolu’nun güzel yerleri var oraya gitsinler.

Burada öneli olan bilinçli yarımların yapılması. İmar ve iskanları alınmış yapılar yapmak veya yatırımlar gerçekleştirmek şehre prestij kazandırır. İmara kanun aykırı işler yapmamak lazım.  İmar yasasına aykırı tüm yapılara hep beraber çıkalım. Bölgemizi bekleyen en büyük tehlike ise düzensiz yapılaşma. Bunun öne geçildiği taktirde yapılacak yatırımlar kentin kalkınmasına ve canlanmasına katı sunacaktır.

Peki, bu yaşanan tüm sorunların çözümü için sizin öneriniz ne?

Benim önerim planlama yapılırken yeşil alanların, spor alanların, sosyal alanların iyi belirlenmesidir. İmar planları hazırlanırken bunlar dikkate alınırsa aslında sorunların bir çoğu ortadan kalkar. İmar iznini bu şartlara göre ayarlamak lazım. Eğer imar planında yeteri kadar yeşil alan bırakılmıyorsa yol ve diğer alanlar bırakılmıyorsa yapılan iş kanun dışıdır. Önerim imar kanununa göre davranmak ve onun takibi yapmaktır. Bu süreçte şunun da farkına vardım; Türkiye de kanunlar uyduğunuz zaman sorun yaşıyorsunuz. Ve kanunsuz iş yapan adamların ön plana çıktığı bir ülkedeyiz kanunu iş yapanlar ise geri zekalı durumdan düşmüşlerdir.

Siz buranın çözüleceğine inanıyor musunuz?

4Evet inanıyorum. Yakın tarihse bu sorunla çözülecek. Ama toplumsal bir harekete ihtiyaç var. Zekeriyaköy’ü halkı işte yele yapsa geçiş yollarını 20 defa trafiğe kapatsa daha hızlı olur. Her hangi bir talep olmayınca maalesef unutuluyorsunuz.

Anladığımız kadarıyla birçok sorunlar boğuşuyorsunuz. Peki, bölgede hizmete veren, yatırım yapan meslektaşlarınızla bu sorunları çözmek adına bir araya gelmenizi sağlayacak bir örgütlenme çalışmamız var mı meslek anlamda?

Bu konuda çalışma başlattık. Bu konuda mesleki dayanışma noktasında eksik kaldık. Yeni arkadaşlarımızla bir araya gelme durumumuz da var.  Sorunlarımızı rahat ifade etme noktasında böyle bir ihtiyaç doğdu. Daha etkin ve verimli olmak için bu oluşumu en kısa zamanda deklere edip çalışmalarımıza başlayacağız.

Caner Aksüt’ten Sarıyer Posta Gazetesi’ne Teşekkür

Keyifli geçen söyleşi sonunda Aksüt, Sarıyer Posta Gazetesi’nin önemli bir misyonu yerine getirdiğine dikkat çekerek, “ öncelikle ben sizlere teşekkür ediyorum. Sizleri hem internet üzerinden hem de basılı olarak takip ediyorum. Son dönemde yaptığınız haberlerle Sarıyer’e büyük bir hizmet yaptığınız kanaatindeyim. Birçok gelişmeyi sizden öğreniyorum. Kamuoyu aydınlattığınız doğru ve güncel bilgileri sunduğunuz için teşekkürlerimi sunar başarılarınızın devamını dilerim. İyi bir örneksiniz hem böyle kalın” şeklinde konuştu.

Etiketler: » » » »
2061 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.