SARIYERLİLER'İN KAFASI KARIŞIK!

logo

SARIYERLİLER’İN KAFASI KARIŞIK!

SARIYERLİLER’İN KAFASI KARIŞIK!

 

Türkiye’nin gündeminde sıcak tartışmalara neden olan Başkanlık sistemiyle ilgili Sarıyer halkının nabzını tuttuk! Olumlu ve olumsuz görüşlerin yanı sıra konuya hâkim olmadığı için yorumsuz kalan birçok vatandaş var.

Sarıyer halkına 16 Nisan’da halk oylamasına sunulacak Başkanlık Sistemi ve Anayasa değişikliği  hakkında ne düşündüğünü sorduk.  Genel anlamda Sarıyerliler,  başkanlık sistemine mesafeli! Halk endişeli ve kararsız! Başkanlık sisteminin kişisel hak ve özgürlüklerini kısıtlayacağını düşünenler, kesinlikle karşı çıkıyor. Başkanlık sistemine olumlu bakıp ülkedeki yaşanan terör olaylarının son bulacağını düşünen var! Bunun yanı sıra Sarıyerliler başkanlık sisteminin içeriğini yeterince bilmediklerini, bu kadar önemli bir konuda yeterince bilgilendirilmediklerini de vurguluyor. Ama destekleyenler de var. Destekleyenlerin çoğu, terörün bu şekilde sona ereceğini düşünüyor!

Sarıyer’in sokaklarında çarşı-pazar bulduğumuz vatandaşa “Başbakanlık sistemi mi mevcut sistem mi?”dedik. İşte aldığımız cevaplar:

SURİYE VE IRAK GİBİ OLABİLİRİZ!

Başkanlık sistemini istemediğini dile getiren Elvan Kurt, “Başkanlık sistemini istemiyorum. Bize göre bir şey değil! Şu an ki sistem bize yeterli, başkanlık sistemiyle her şeyin değişeceğini ve daha da kötüleşeceğini düşünüyorum. İnsanlar arasında çatışma daha da artacak. Biz özgür olmayı seviyoruz. Ama bu sistemle başımızda bir başkan var ve her şeyimizi o yönetecek. Suriye’de veya Irak’taki gibi bir baskı ve zorbalıkla karşılaşabileceğimizi düşünüyorum. Özgürlüklerimiz zaten kısıtlı bu sistemle daha fazla kısıtlanacaktır. Ben bu başkanlık sisteminin ülkemizde kötü kullanılacağını düşünüyorum. Başkanlık sisteminde herkesi tek bir insan yönetecek bu da toplumda çatışmalara yol açabilir bu yüzden başkanlık sistemini onaylamıyorum.”ifadelerini kullandı.

“İÇERİĞİNE GEREK YOK ONAYLIYORUM”

Başkanlık sistemini onayladığını ve sisteme karşı gelenlere karşı olduğunu söyleyen Veysel Karaniyolcu, “Başkanlık sistemini onaylıyorum ve başkanlık sistemine karşı gelenlere karşıyım. İçeriğine gerek yok! Ben benimsiyorum bu sistemi. 5 tane parti bir partiye karşı çıkamıyor. Başkanlık sistemi olsun da herkes rahatlasın. Bir yasa çıkacak çıkarılamıyor. Bu sistemle anında istenilen yasa çıkarılacak. Yasa çıkarma daha hızlı olur.” Diye konuştu.

“İÇERİĞİNİ BİLMİYORUZ”

Mevcut sistemin düzgün yürütülemediğini söyleyen Nazım Çam, “Ben başkanlık sistemini kesinlikle onaylamıyorum. Bana diktatörlük gibi geliyor. Zaten meclisi düzgün yönetebilseler böyle bir sisteme gerek kalmayacak. Bir sistemimiz var bu sistemi bile çalıştıramazken, başka bir sistem getirmeye çalışıyorsunuz. Mevcut sistemi yönetemeden onun iyi mi kötü mü olduğunu nasıl bilebiliriz? Şu an yargı sistemi kötü durumda, başkanlık sistemi ile daha da kötü olacağını düşünüyorum. Başka bir sorun ise; biz de başkanlık sistemi konuşuluyor ama nasıl olacağı konusunda hiç kimse hiçbir şey bilmiyor. Bize bu sistemin nasıl olacağı konusunda düzgün bir bilgi veren yok. Bize hiç kimse çıkıp da başkanlık sistemi ile neler olacağı konusunda bilgi verilmiyor. Ne istediklerini açıklasınlar ya da şu anki sistemde neyin yetersiz olduğunu açıklasınlar. Zaten şu an istediği her şeyi yapabilen, istediği kanunu çıkarabilen biri var. Ben bu sistemin Türkiye’de iyi sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Türkiye yeterince demokrat bir ülke olmadığından bu sistem anacak diktatörlükle sonuçlanır.”dedi.

“BAZI ŞEYLERE BİREBİR EL KOYAMIYORUZ”

Şu anki sistemde çok fazla prosedür olduğundan şikayet eden Dilhan Terzi, ise şunları dedi: “Ben başkanlık sistemini onaylıyorum. Şu an çok fazla prosedür olduğunu düşünüyorum. Bazı şeylere birebir el koyamıyoruz, o anda müdahale edemiyoruz. Çok fazla yere takılıyor. Şu an ki sistemde bazı şeylerin çok yavaş ilerlediğini düşünüyorum. Ama riskli olabileceğini de düşünüyorum. Daha sonra başa gelecek kişi ülkeyi çok dibe de çekebilir, çok yukarıda çekebilir. Mutlaka bu rejimi kötüye kullanabilecek kişilerde olacak.”

“HER ŞEYİ YAPTIK AMA OLMUYOR”

Başkanlık sistemiyle birlikte babadan oğula bir sistemin kurulacağını düşünen Yasemin Özen ise, “Ben başkanlığın gelmesini hiçbir şekilde istemiyorum. Çünkü padişahlıkla yönetileceğimizi düşünüyorum. Babadan oğula geçen bir sistemin kurulacağını düşünüyorum. Bu ülke için yapılabilecek bir şey kaldığını düşünmüyorum. İsyan ettik, her şeyi yaptık ama olmuyor. Çünkü tamamen bir çıkar partisi tarafından yönetiliyoruz. Bence destekleyenlerin herkes de çıkarları olduğu için destekliyor. Ben bu sistemle istikrarın daha fazla bozulacağı kanaatindeyim. Özgürlükler konusunda ise zaten kısıtlı ama bu sistemle daha kötüye gideceğini düşünüyorum.” diye görüşlerini dile getirdi.

“ÇOK PARTİLİ SİSTEMİ İSTEMİYORUM”

Başkanlık sistemini desteklediğini ve çok partili sistemi istemediğini söyleyen Ersin Varol, “Ben başkanlık sistemini destekliyorum ve çok partili sistemi istemiyorum. Çünkü kavgadan başka bir şey göremiyoruz. Bu sistemle daha iyi olacağını düşünüyorum.” dedi.

“BAŞKANLIK SİSEMİNİN NE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ”

Başkanlık sistemi hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını ifade eden Abdullah Işılak, “Biz başkanlık sisteminin ne olduğunu daha bilmiyoruz ama hayır diyoruz. Çünkü iyi bir şey olmadığını biliyoruz. Bizim bir tane Mustafa Kemal tarihimiz var. Onun yolundan gitmeye çalışıyoruz ve gidiyoruz. Başkanlık sisteminde esir olacağımızı düşünüyorum. Baştaki kişi ne derse o olacak. Krallık gibi bir yönetim olur.”diye konuştu.

“MEVCUT SİSTEM BİZE YETİYOR”

Özcan Özdeş ise mevcut sistemden memnun olduğunu ve Başkanlık sisteminin Türkiye için kötü sonuçlar doğuracağını düşünenlerden. Özdeş düşüncelerini şöyle açıkladı: “Ben başkanlık sisteminin gelmesi taraftarı değilim. Şu anda da tek adam rejimi var sadece bazı yetkileri sınırlı bu sistemi getirerek de tamamen önünü açmak istiyor. Mevcut sistem bize yetiyor ancak bazılarının egoları, hırsları yüzünden sistem değiştirilmek isteniyor. Bu sistem Türkiye için kötü olur. Zaten şu an demokrasi, özgürlük, hak, hukuk, adalet yok! Bir de bu sistem gelirse her şey daha kötü olur. Düşüncesi bile insanı ürkütüyor. Çünkü yapılanlar ortada. Çok şey yaşadık. Bugünleri bile çok arayacağımızı düşünüyorum”

“TÜRKİYE’NİN YAPISI BAŞKANLIK SİSTEMİNE UYGUN DEĞİL”

Başkanlık sistemiyle birlikte ülkede bölünmeler olacağından endişe duyan Leyla Kandil ise, “Bu ülke üniter devlet yapısının dışındaki bir sistemi kaldıramaz. Türkiye’nin yapısı başkanlık sistemine uygun değil. Bizim zaten yeterince sorunlarımız var. Bu sistemle bölünmeler olabileceğini düşünüyorum. Biz de ki başkanlık bir Amerika’daki gibi olacağını sanmıyorum. Çünkü onların Demokrasiye bakış açısıyla bizim ülkemizin bakış açısı çok farklı. Biz de tek adam ve diktatörlük olacağını düşünüyorum. Biz de ki başkanlığı tamamen diktatörlük olarak düşünüyorum. Şu an zaten sistemimiz çökmüş durumda. Hukuk yok, can güvenliğimiz yok, tecavüz edenler dışarıda.”diye konuştu.

“CUMHURİYETİN İÇİ OYULMAMALIDIR”

Belkız Buhur, Başkanlık sistemini onaylamadığını söyleyerek düşüncelerini şöyle ifade etti: “Başkanlık sistemini onaylamıyorum, gelmesini istemiyorum. Mevcut sistemin yeterli olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyetin hiçbir şekilde değiştirilmeden, hiçbir kanununa dokunulmadan bu şekilde kalmasını istemiyorum. Sonuçta başkanlık sistemi bir ülkenin tek bir kişinin düşünceleri doğrultusunda yönetilmesidir. Cumhuriyetin içinin oyulmasıdır.”

“BAŞKANLIK SİSTEMİNİ ONAYLIYORUM”

Başkanlık sistemini onaylayan Abdullah Aç, “Başkanlık sistemini onaylıyorum. Başkanlık sistemi Türkiye’nin sınırlarının belirlenmesi için önemlidir. Şu an her taraftan bir saldırı var. Başkanlık Sistemi gelirse daha fazla kan dökülmez. Bence bu sistemle birlikte eyalet sistemi gelir ve kim nerede güçlü ise orayı o yönetecek. O zaman milletin sesi kesilecek. Ben bu sistemle birlikte eyalet sisteminin mecburen geleceğini düşünüyorum.” dedi.

 “BAŞKANLIK SİSTEMİ REJİMİ TEHLİKEYE SOKAR”

Başkanlık sisteminin rejimi tehlikeye sokacağını düşünen Gülay Erengül, “Başkanlık sisteminin ülkemize tek rejimli bir sistem getireceğini, demokrasiyi ve Atatürk ilkelerini yok edeceğini düşünüyorum. Mevcut sistem yeterlidir. Başkanlık sistemine genel olarak bakış açım kötü. Biz Cumhuriyetle, Demokrasiyle yönetilmeye alışılmışız ve böyle devam etmesini istiyoruz. Çoğu ülkelerin heveslendiği bir ülke olarak, bizim de başkanlık sitemiyle yönetilen ülkelere heves edip onların sistemiyle yönetilmemiz hiç doğru değil. Bu sistem Atatürk’ün yapmış olduğu bütün devrimleri yok eder ve rejimi tehlikeye sokar. Bizim de İran’dan, Irak’tan ve diğer Arap ülkelerinden bir farkımız kalmaz.”diye düşüncesini dile getirdi.

“DİKTATÖRLÜK GETİRECEĞİNE İNANIYORUM!”

Başkanlık sistemi konusunda büyük endişeleri olduğunu söyleyen Ayşe Arslan, “Biz bir kişiye tamamen bağımlı olmaktan korkuyoruz. Diktatörlük getireceğine inanıyoruz. Geleceğe yönelik kuşkularım var, tıpkı geçmişte olduğu gibi babadan oğla padişahlık sisteminin olabileceğini düşünüyorum. O dönemleri yaşamak istemiyorum. Bu sistemle özellikle de gençlere çok müdahale edileceğini düşünüyorum. Gerçi şimdi de aynı şeyleri yaşıyoruz ama bu sistemle daha fazla özgürlüklerimizin kısıtlanacağını düşünüyorum” diye düşüncelerini açıkladı.

 “ÖNCELİKLİ SORUNLARIMIZ VAR”

Vildan Çelik ise görüşlerini şöyle dile getirdi: “Biz zaten Cumhuriyetle yönetiliyoruz. Başkanlık sistemine ne gerek var. Bu sistemin diktatörlük getireceğini düşünüyorum. Şu an ülkemizde o kadar kötü şeyler oluyor ki çocuk tecavüzcüleri elini kolunu sallayarak dışarıda geziyor. Bizim öncelikle bu sorunlarımıza çözüm bulunmalıdır.”

“ÜLKEMİZ BU SİSTEMİ KALDIRAMAZ”

Seylan Erten de şunları dedi: “Başkanlık sistemini onaylamıyorum. Görüş doğrultuma uygun gelmiyor. Ülkenin tek kişinin yönetiminde olması taraftarı değilim. Ben genel olarak başkanlık sistemine karşıyım, kişilerden veya partilerden kaynaklanmıyor. Bizim ülkemizin yapısına, yaşam tarzına, eğitim kültür sistemine uygun olmadığını düşünüyorum. Bu düşüncem partilerden ve ya kişilerden kaynaklanmıyor. Ülkemiz bu sistemi kaldıramaz.”

http://www.sariyerposta.com

Etiketler: » » » » » » » » » » » »
1773 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.