logo

 “SARIYER SON 10 YILIN EN KALİTELİ EĞİTİM DÖNEMİNİ YAŞAYACAK”

 “SARIYER SON 10 YILIN EN KALİTELİ EĞİTİM DÖNEMİNİ YAŞAYACAK”

Göreve geldiği günden bu yana Sarıyer ve halkla bütünleşen Kaymakam Gürsoy Osman Bilgin, eğitimle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kaymakam Bilgin, ilk günden bu yana hedeflerinin eğitimde hep ileri gitmek. Bunun içinde öncelikli olarak yatırım ve projeleri eğitimle ilgili düşündüklerini belirten Bilgin, eğitim dışında Sarıyer’in sağlık, turizm alanları başta olmak üzere birçok konuda gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

img_5616Yaklaşık iki yıl önce, Sarıyer’de göreve başlayan Kaymakam Bilgin, daha önce görev yaptığı yerlerde de hep eğitimi ilk sıraya koydu. Sırasıyla Çankırı’nın Şabanözü, Malatya’nın Kale, Kırıkkale’nin Yahşihan, Sivas’ın Şarkışla, Afyonkarahisar’ın Emirdağ, Çorum’un Sungurlu, Ankara’nın Polatlı ilçelerinde görev yapan Kaymakam Bilgin, buralarda eğitime ciddi katkılarda bulundu. Yeni eğitim öğretim dönemiyle ilgili, Sarıyer Posta’ya açıklamalarda bulunan Bilgin, “Son iki yıl içerisinde eğitim öğretim kadrolarımızda çok ciddi değişiklik oldu. Birçok idarecimizin atamaları çıktı. Birçok okulumuz vekâleten devam etti. Şu anda kadromuz mükemmel, hemen hemen bütün okullarımızda idareci eksiğimiz yok. Şu anda okul idarecilerimizle Milli Eğitim arasındaki koordinasyonu çok iyi şekilde sağladık. 2016-2017 döneminde Son on yılın en kaliteli eğitim öğretim dönemini yaşayacağımıza inanıyorum. Fiziki anlamda eksiklikleri en aza indirdik, eğitimci kadromuz yeterli. Sarıyer olarak yeni dönemde, TEOG sınavlarında, üniversite sınavlarında, İstanbul çapında çok ciddi dereceler alacağız.” dedi.

“YIKILIP YENİDEN YAPILMASI GEREKEN OKULLARIMIZ VAR”

Kaymakam Bilgin, yeni eğitim-öğretim yılına başlayan öğrencilere başarı dileklerinde bulunarak,  şunları anlattı: “Geçtiğimiz Haziran ayında okulları tatil ettik. Üç aylık tatilden sonra, çocuklarımız yeni eğitim-öğretim sezonuna başladı. Tatil sürecinde bizler, boş durmadık. Bütün okullarımızda bakım, onarım, düzenleme, yenileme çalışmaları yaptık. Bu çalışmalar, eğitime verdiğimiz değerin önemli göstergelerinden sayılabilir. Ancak, Sarıyer’de kamu arazisi anlamında, okul yapacak arazi konusunda sıkıntılarımız var. Bunları da çözmeye çalışıyoruz. Talip olduğumuz, Milli Emlak’tan bizlere tahsis edilen arazilerdeki, hukuki anlamdaki sıkıntıları çözmeye çalışıyoruz. Orman arazisi olan yerlerden bize tahsis edilen araziler var, onların hukuki anlamda altyapısını hazırlamaya çalışıyoruz. Bunun yanında, üzerinde işgalli olan arazilerimiz de var. Onları da bir şekilde düzenlemeye çalışıyoruz. Yıkılıp yeniden yapılması gereken okullarımız var. Onların projelerini hazırlamaya, Boğaziçi öngörümündeyse, oradan gerekli projelerin hazırlanıp, işlemlerin tamamlanması konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Bu sıkıntıların var olmasına rağmen, yaklaşık 10’un üzerinde okul yerimizle ilgili çalışmaları hemen hemen bitirdik. Önümüzdeki dönemde valiliğimizce ve bakanlığımızca da uygun bulunursa, bu araziler üzerinde çok süratli bir şekilde hem ilkokul, hem ortaokul, hem de lise yapımı konusunda çalışmalarımız devam edecek. Bu konuda önümüz açık diyebiliriz.”

“HEDEFİMİZ, SARIYER’İ EĞİTİM MERKEZİ HALİNE GETİRMEK”

Yeni eğitim-öğretim yılına Sarıyer’de mevcut okulların hazır olduğunun altını çizen kaymakam Bilgin, eğitimle ilgili resmi rakamları da bizimle paylaştı.  Sarıyer’de, ilkokul, ortaokul ve lise de eğitim gören öğrenci sayısının 51 bin 816 olduğunu hatırlatan Kaymakam Bilgin, bu sayının ciddi bir rakam olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Anadolu’daki birçok orta büyüklükteki ilçelerin nüfusundan daha fazla öğrencimiz var. Bunlar dışında birde üniversite öğrencilerimiz var. 8 tane üniversitemizin bir kısmının merkezi bizde, bir kısmının da fakülteleri, yüksekokulları bizde. İTÜ, Boğaziçi’nin bir kısmı, Beykent Üniversitesi, Işık Üniversitesi, Mef Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin belli bölümleri, İstanbul Üniversitesi’nin Orman Fakültesi… Bunların hepsi Sarıyer sınırları içerisinde bulunuyor. Üniversite öğrencilerimizin sayısı ise 60 binin üzerinde. Anaokulundan üniversiteye kadar 100 binin üzerinde öğrenci kitlesi, Sarıyer’de eğitim öğretim görüyor. Böyle bir genç nüfusa sahip ilçemiz var. Sarıyer’in toplam nüfusu 350 bin, ama yaşayan nüfus, gündüz nüfusu, Maslaktaki büyük plazalara çalışmak için gelenleri de kattığımız zaman, 450 bin civarında bir nüfus yoğunluğuna sahibiz. Yüz ölçümümüz 175 km kare. İstanbul’un yüzölçümü en büyük yedinci, sekizinci ilçesiyiz, bu yüz ölçümünün %50’sine yakını da ormanlık alan. Betonlaşmanın en az olduğu ilçelerden bir tanesi Sarıyer. Göreve ilk geldiğimde, hedefimiz Sarıyer’i eğitim kompleksi, eğitim şehri, eğitim merkezi haline getirmek diyordum. 100 bin öğrencisi ile buna doğru adım adım ilerliyoruz.”

“ÖĞRENCİLERİ GELECEĞE NASIL İYİ BİR ŞEKİLDE HAZIRLARIZ”

Sarıyer ilçesinde göreve geldiği dönem öncesi ve sonrası eğitimle ilgili değerlendirmeler yapan Bilgin şöyle devam etti: “Her sene, ortaya birtakım hedefler koyuyoruz. Bir önceki yıla göre bir sonraki yılın, her yönüyle, çok daha iyi olması gerekiyor. Okulların fiziki anlamda düzenlenmesinden, okullarda vermiş olduğumuz eğitimin kalitesine kadar daha iyi olmalıyız. Öğrencilerimizin girmiş olduğu sınavlarda aldığı puanların bir önceki yıla göre daha fazla artması da hedeflerimiz arasında yer alıyor. Ancak bunun yanında girilen sınavlardaki başarı da bizim için yeterli değil. Bizim ana hedefimiz, öğrencilerin gelişimlerine nasıl katkı sağlayıp, onları geleceğe nasıl iyi bir şekilde hazırlarız ve ne kadar iyi birer vatandaş yaratırız. Bunlar yanında öğrencilerimizi, dışarıdan gelebilecek, olumsuz birtakım etkenlerden de uzak tutarak, eğitim-öğretim içerisinde tutabilmek de önemli. Dışarıdan gelebilecek her türlü olumsuzluktan kastım, madde bağımlılığından, diğer kötü alışkanlıklara kadar, art niyetlilerin okul etrafında bulunmasından, bunların uzaklaştırılmasına kadar her türlü kötü etkilerden çocuklarımızı uzak tutmak bizlerin asli görevidir.”

“OKULLARDA GEREKEN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALDIK”

Öğrencilerin güvenlikleriyle ilgili her türlü tedbiri aldıklarının vurgusunu yapan Bilgin, “Ben de bir veliyim, benim çocuğum da okula gidiyor. Veliler, çocuklarını okula gönderdikleri zaman, endişe içinde olmamaları lazım. ‘Ben çocuğumu eğitim-öğretim için gönderdim, orada benim çocuğum her şeyden uzak, eğitim öğretimini rahatlıkla alıyor’ şeklinde düşünmeleri gerekiyor. Çocuğumun başına bir şey gelir mi düşüncesinden Sarıyerli veliler müsterih olsunlar. Emniyet Müdürlüğümüzle, Jandarma Komutanlığımızla birlikte, Valiliğimizin talimatı doğrultusunda gereken her türlü tedbiri aldık. Bütün okulların çevresinde gerekli emniyet tedbirleri alındı. Bizler, geçtiğimiz 2015-2016 eğitim öğretim yılında, okullarımızda, dışarıdan gelen hiçbir olumsuz durumla karşılaşmadık. Aldığımız tedbirler neticesinde böyle bir durum yaşanmadı. Okul idarecilerimizle güvenlik güçlerimiz arasında çok ciddi bir iletişim var. Velilerimiz rahat olsunlar.” ifadelerine yer verdi.

“EN FAZLA ANAOKULUNA SAHİP İLÇELERDEN BİRİYİZ”

Sarıyer’de mevcut eğitim öğretim kurumlarıyla ve derslik sayılarıyla ilgili de resmî bilgiler paylaşan Bilgin, “Şu an Sarıyer’deki toplam okul sayımız; 214. Bunların 87 tanesi resmi okul ve kurum sayımız. 87 resmi okulun içerisinde 36 ilkokul, 29 ortaokul ve 18 resmî lisemiz var. Özel okul sayımız ise; 127. Yine bu özel okulların da 43’ü anaokulu, 14’ü ilkokul, 17’si ortaokul ve 19’u ise lise. Bu rakamlara baktığımız zaman da gördüğümüz gibi, en fazla anaokuluna sahip ilçelerden biriyiz. Bunlar dışında derslik sayımız da son derece önemli. Resmi okullarımızda 1307 adet derslik var. Özel okullarımızda ise 925 adet derslik var. Resmi okullarımızda derslik başına düşen öğrenci sayımız 30-31 arası. Özel okullarımızda bu sayı 14 öğrenci. Belli okullarımızda derslik başına düşen öğrenci sayımız biraz daha fazla, 30’un üzerinde. Biraz daha gözde olan okullarımıza velilerimiz öğrencilerini kaydetmek istiyor. Biraz daha kıyıda, kenarda olan okullarımızda derslik başına düşen öğrenci sayılarımız 20 civarında. Biz bunları dengelemeye çalışıyoruz. Okullara kayıt yapılacakken, o okul için kayıt bölgeleri oluşturuyoruz. Çocuğunu okula kaydetmek isteyenlerin, o okul çevresinde ikamet etmeleri gerekiyor. Kayıt bölgesi dediğimiz de bu oluyor. Hedefimiz derslik başına düşen öğrenci sayısını 31’den 28’e kadar çekmek. Bu dağılımı da adilane bir şekilde yapmak istiyoruz. Bütün okullarımızda 25 ile 30 arası bir dengelem yapmaya çalışıyoruz. Bu sayı, MEB’in de uygun gördüğü bir sayı zaten.” dedi.

“SARIYER’DE %90’LARDA KADROLU ÖĞRETMENLE EĞİTİM SÜRÜYOR”

2016-2017 eğitim öğretim yılında öğretmen sayısı ile ilgili bilgileri de açıklayan Bilgin, öğretmen açığının olmadığını belirterek, “Sarıyer’de 2309 adet kadrolu öğretmenimiz görev başında. Kadrolular dışında, ücretli öğretmen sayımız 224. Bunların yanında 172 tane de idarecimiz var. Sarıyer’de %90’larda kadrolu öğretmenle eğitim öğretimi götürüyoruz. MEB yeni öğretmen alımı yapıyor. O tamamlandıktan sonra gelen kadrolu öğretmenlerle beraber ücretli öğretmen sayısını düşürebiliriz. Ücretli öğretmen alma sebebimiz ise, kadrolu bir öğretmenin doğum iznine, hastalık iznine, askerlik iznine vs. gibi izinlere çıkmasından dolayıdır.” açıklamalarında bulundu.

“TEKLİ EĞİTİM SİSTEMİ UYGULAMASINI GERÇEKLEŞTİRMEK İSTİYORUZ”

Eğitim alanında yapmak istediği düzenlemelerden birinin de ‘tekli eğitim’ olduğunu kaydeden Bilgin, “İkili eğitim yaptığımız zaman eğitim öğretime çok erken başlıyoruz. Sabah erken saatlerde çocuklar okul yolunda oluyor ve öğlene kadar orada eğitim görüyorlar, idareciler yarım saat ara veriyor, sonra diğer öğrenci grubu geliyor. Okulların temizliği, tertibi, düzeni, öğretmenlerin durumu, fiziki anlamda sıkıntı oluşturuyor. Çocukların erken gelip, geç gitmesi de başka bir sıkıntı. Tekli eğitim sisteminde, öğrenciler saat 9’da okula gelecek 3’te ayrılacak. İlkokul ve ortaokul’da tekli eğitim veren okul sayımız 48, ikili eğitim sistemini uygulayan okul sayımız ise 17. Tekli eğitim uygulamasında liselerde daha iyiyiz. Tekli eğitim veren 16 tane, ikili eğitim veren de 2 tane okulumuz var. Bunlar, Şükran Ülgezen ve Sarıyer Mesleki Teknik Anadolu Lisesi. Her ikisini de en kısa zamanda tekli eğitime geçirmek için uğraşıyoruz. İlkokul ve ortaokulda yaptığımız tekli eğitim çalışmalarının da, önümüzdeki bir veya iki yıl içerisinde sonuçlanmasını umuyoruz. Bununla ilgili yaptığımız altyapı çalışmalarımızın sonuç vermesini bekliyoruz.” dedi.

“EĞİTİM PROJELERİYLE İLGİLİ CİDDİ ÇALIŞMA İÇERİSİNDEYİZ”

Sarıyer’in Kaymakamlık görevine geldiği zaman ‘Eğitim kalitesini yükseğe çıkartacak projeler hayata geçireceğiz’ dediğini hatırlatan  Bilgin şunları dedi:  “Şu an çok ciddi bir çalışma içerisindeyiz. 20’ye yakın okulumuzla ilgili proje yatırımında bulunduk. Şu anda bunların 10-12 tanesini hemen hemen bitirmek üzereyiz. Mesela Halk Eğitim Merkezimiz var. Halk Eğitim Merkezi binasının yıkım kararı var. Geldiğimizden beri biz oranın projesi için çalışıyoruz. Halk Eğitim Müdürümüz her gün Boğaziçi İmar’da. Proje çalışması tamamlandı, Kültür Varlıkları’ndan da kararı çıkarttık. Şimdi en son Boğaziçi İmar onaylayacak. İhale çalışması bittikten sonra Halk Eğitim Müdürlüğümüzün mevcut binasını ortadan kaldıracağız. Ve oraya sıfır, yeni ve çok güzel bir Halk Eğitim Müdürlüğü binası yapacağız. Çünkü binanın sağlığı konusunda sıkıntı var. Eğitim merkezi dışında, Hürriyet ilkokulumuz yapılıyor şu anda. Ayazağa’da Orman Bölge Müdürlüğümüzden aldığımız arsanın çalışması var, oraya da çok güzel bir okul yaptıracağız. Keza aynı şekilde Darüşşafaka’da İmam Hatip kompleksi var.”

“ÖĞRETMENLERİMİZ FİZİKİ ANLAMDAKİ EKSİKLİKLERLE UĞRAŞMASIN ARTIK”

Sarıyer’in eski köyleri, Gümüşdere, Rumelifeneri gibi yeni mahallelerinde bulunan okullardaki sıkıntıları hatırlattığımız Kaymakam Bilgin, “Eğitimin kalitesi dediğimiz zaman, ben şunu söylerim hep: Benim öğretmenlerim fiziki anlamdaki eksikliklerle uğraşmasınlar artık. Okul müdürüm öğretmenlerim eğitimin kalitesiyle uğraşsın. Boyayla, badanayla, eksik dersliklerle vs. uğraşmasınlar. Bizler birkaç yıla kadar idarecilerimizi rahatlatma adına çalışmaları hızlandıracağız. Eski köy, yeni mahallelerimizdeki okullarla ilgili; Rumelifeneri’ndeki okulla ilgili devam eden bir projemiz var. Maalesef Rumelifeneri’ndeki okulumuzun mevcut olduğu yer, Boğaziçi öngörünümünde. Orayla ilgili de birtakım proje çalışmaları yapıldı, Boğaziçi İmar ile görüşülüyor. Mevcut okulun iki misli büyüklüğünde bir okul yapılması planlanıyor. Ancak mevcut yere yapabilir miyiz, Boğaziçi İmar’la tam uzlaşabilir miyiz orada bir sıkıntımız var.” diye konuştu.

“BOĞAZİÇİ İMAR’IN KANUNEN BİRTAKIM SORUMLULUKLARI VAR”

Boğaziçi imar Müdürlüğü’nün çoğu projede engel teşkil ettiğini dile getirdiğimiz Kaymakam Bilgin şu açıklamalarda bulundu: “Okulların yapılacağı arsalar Boğaziçi İmar öngörünümünde olduğu için, uzlaşmak zorundayız. Boğaziçi İmar’ın kanunen birtakım sorumlulukları var. O sorumluluklar dâhilinde de Boğaziçi İmar Müdürlüğü kendi yönünden haklıdır. Bizim yapmak istediğimiz projeler var, Boğaziçi İmar’da bizlere yol ve yöntem gösteriyor. Uygun olan yerde bir okul projesi başlatacağız. Uskumruköy’de, mahalle muhtarımız, orası daha köy iken, var olan kaynakları okul yapmak için kullanmak istemiş. Ama 30 Mart 2014’e yetiştirememişler. O kaynak, şu an Sarıyer Belediyesi’nde ve belediyemizle de muhtarımızla da görüşme içerisindeyiz. Yine Uskumruköy’de belirlenen, belediyemizce de gösterilen yerde, yakın zamanda bir ortaokul binası yapacağız. Mahallelerimiz artık çok yakınlaştı. Her mahalleye, bir okuldan ziyade belirli merkezlere okul yapılması gibi bir düşüncemiz var. Mesela Kısırkaya’da öğrenci sayısı çok az. Kısırkaya’ya okul yaptığımız zaman okulu doldurmada da sıkıntı yaşayabiliriz. Öncelikleri belirlemek kaydıyla, Uskumruköy’de yapacağımız okul, o civardaki birçok mahallemizden öğrenci getirmek suretiyle merkezi bir okul olacak. Zekeriyaköy’de yine okul çalışması var. Yakın zamanda realize edeceğiz.”

“HASTANE YAPIMLARINDA FİZİKİ ANLAMDA EKSİKLİKLERİMİZ VAR”

Sarıyer’in sağlık durumuna ilişkin ve Çayırbaşı’nda bitmek üzere olan devlet hastanesi ile ilgili açıklama yapan Kaymakam Bilgin,Sarıyer’de bizim 3 tane devlet hastanemiz var. Bir tanesi Sarıyer Merkez’deki İsmail Akgün Devlet Hastanesi, ikincisi İstinye Devlet Hastanesi, üçüncüsü de Baltalimanı Kemik Hastanesi. Bunların hepsi, birbirinden kaliteli hastanelerimiz, ama fiziki anlamda birtakım eksikliklerimiz var. Bunu da zaten devletimiz bilerek, ön görerek, ilçemize yeni birtakım yatırımlar başlattı. Çayırbaşı’ndaki devlet hastanemiz % 90 oranında bitmiş bulunmakta. Yılsonuna kadar kalan kısmı da tamamen bitmiş olacak. Hastanenin tıbbi aletlerle, teknik malzemelerle ve diğer ihtiyaçlarla tefrişi önemli, hastaneyi 2017’nin ortalarına kalmayacak bir sürede halkımızın hizmetine sunacağız. Son sistem yapılan, son derece modern, tefrişi de ona göre olacak hastane, Sarıyer’e yakışan, 350-400 yataklı, merkez hastanelerimizden bir tanesi olacak.” dedi.

“EĞİTİMDEN SONRA ÖN PLANDA OLACAK SEKTÖR; SAĞLIK SEKTÖRÜ”

Seyrantepe’de yapımı devam etmekte olan hastane çalışmasıyla ilgili konuşan Bilgin, “Oradaki hastane çalışmasında müteahhitten kaynaklı bir sıkıntı oluştu. Daha sonra yeniden ihale edildi, yol konusunda çok sıkıntı vardı vb. Daha sonra çözüm yoluna gidildi. Oradaki hastanemiz de 800 yataklı olacak büyüklükte. Eğitimden sonra ikinci planda ön plana çıkaracağımız sektörlerden biri de sağlık sektörü olacak. Şu an yeni yapılan ve fiziki anlamda hiçbir eksiği olmayan 1500’e yalın sayıda yataklı iki hastanemiz var. Sarıyer olarak dışarıdan hasta bile alacağız bunların yapımı tamamlandığında.” sözlerine yer verdi.

“İSTİNYE’DE POLİKLİNİK HİZMETLERİNİN DEVAM ETMESİNİ İSTİYORUZ”

İstinye’deki devlet hastanesinin akıbetinin ne olacağını sorduğumuz Bilgin şu açıklamalara yer verdi: Şu anda herhangi bir karar yok o konuda. Zaten, İstinye Devlet Hastanesi, Sağlık Bakanlığı’nın bünyesinde bulunmaktadır. Bizim arzumuz, poliklinik hizmetlerinin devam etmesi İstinye’de. O bölgede o hastaneye alışmış vatandaşlarımız var. Rutin sağlık hizmetlerini oradan almaya devam etsinler, birtakım ileri tetkik gerektiren durumlarda sağlık hizmetlerimizden yararlanabilirler. Ancak yine de buna karar verebilecek olan Sağlık Bakanlığı’dır.”

“TÜRKİYE GÜNDEMİ SARIYER’DEN OLUŞTURULUYOR”

Sarıyer özelinde İstanbul’un turizm açısından durumunu da değerlendiren Bilgin, “Sarıyer’in turizm sektöründe reklama ihtiyacı yok. Sarıyer’in kendisi zaten bir değer olma özelliği taşıyor. Buraya gelen ve gören kişinin Sarıyer’e hayran olmaması mümkün değil. Şu dönemlerde üçüncü köprünün yapılmasıyla birlikte, Türkiye gündemi Sarıyer’den oluşturuluyor. Boğaz’da balık yiyen kişinin buradan ayrılması mümkün değil. Sarıyer’de turizm açısından hedefimiz de, kalıcı birtakım doğal turizm tesislerinin yapılması. Mevcut hizmet sektörünün de birtakım sıkıntıları ortadan kaldırılsın istiyoruz. Bunları aştığımız zaman Sarıyer zaten kendisini ifade edecek. İstanbul’un bilinen en iyi lokasyonlarından bir tanesi Sarıyer. Maslak’ta bir otelimiz var ve yapımına devam ediliyor, ikinci yarım kalmış bir otel var. Onun da problemleri çözülmek üzere. O da yakında hizmete girecektir. Bunlar dışında Tarabya Oteli bizim için son derece önemli. Turizm sektörünün sıkıntılarını Türkiye son zamanlarda yaşıyor. Doğal olarak Sarıyer’de yaşıyor bu sıkıntıları. Fakat bu geçiş dönemidir. Gelecek yıllarda Sarıyer, hem yerli hem de yabancı turistlerin en fazla gelip, vakit geçirdiği, hizmet alabilecekleri lokasyon olacak.” dedi.

“ORTAYA ÇIKAN DURUM İFRAT VE TEFRİT MESELESİ”

Hizmet sektörünün ulaşım konusunda birçok sıkıntılarının mevcut olduğunu, özellikle park konusunda da çok sıkıntı yaşadıklarının altını çizen Kaymakam Bilgin şöyle devam etti: “Hatalı veya yanlış park konusunda ve sonrasında gelişen araç çekme durumunda hiçbir şey tek boyutlu değil. Vatandaş nezdinde baktığımız zaman, trafik yoğunluğundan şikâyet ediliyor. Trafik çok yoğunsa, hatalı park yapılmışsa, hemen ‘trafik polisi nerede?’ sorusu soruluyor. Neden müdahale edilmiyor deniliyor. Özellikle ikinci sıraya hatalı park eden araçlara trafik polisi müdahale ettiği zaman da, vatandaşımız bu sefer, ‘araçlar neden çekiliyor’ diye serzenişte bulunuyor. Burada ortaya çıkan durum ifrat ve tefrit meselesidir. Bizim bunu çözmemiz lazım. Esnafı mağdur etmeyecek şekilde trafiğin akması gerekiyor. Bizim çekici arkadaşlarımızın önceliği, ikinci sıraya park ederek trafiği engelleyen araçlarla mücadele. Trafiğe engeli olmayan araçlara, ara sokaklarda olan araçlara müdahale edilmemeli. Bu konuyla ilgili de yetkili arkadaşlara, gerekli talimatlar verildi.”

“BALIKLARIN BALIKÇILAR TARAFINDAN SATILMAZI LAZIM”

Sarıyer’in balıkçılık olgusundan her geçen gün uzaklaşarak, artık balık satan bir ilçe değil, balığı halden alan bir ilçe konumuna geldiğinden rahatsız olduğunu söyleyen Kaymakam Bilgin, çözüm yolları aradıklarını belirtti. Bilgin, “Bu konudan bizlerde şikâyetçiyiz açıkçası. Ben de günlük balık almak istiyorum. Sarıyer’de Boğaz’dan çıkan ve balıkçılarımızın avlayıp getirdiği, tezgâhlarda satılan balığı almak istiyorum. Ama bazı konularda bunu aşamadık. 9 tane balık kooperatifimiz var. Fener’den tutun da Kavak’a kadar, Tarabya’dan Yeniköy’e kadar bir sürü kooperatif var. Bu sorunun da temeline inip çözüm bulmaya çalışıyoruz. Mezat konusunda da gereken neyse bir şekilde aşılacak ve Sarıyer balıkçılık olgusundan uzaklaşmayacak. Sarıyer Merkez’de balıkların balıkçılar tarafından satılmazı lazım. Bu çok büyük bir eksiklik, Sarıyer Belediyesi tarafından bazı alanların belirlenmesi ve kıyıdan sorumlu İBB’nin de mezat sorununu çözmesi lazım. Geçtiğimiz günlerde 1 Eylül tarihi itibariyle avlanma sezonu açılışına İBB Başkanı geldi. Başkan’a Fener’den balıkların çıkartılması ve yönlendirilmesiyle ilgili şikâyetler geldi. Bununla ilgili Başkanımızın talimatı oldu. Karayollarından sevk için, kısa bir yolla, Rumelifeneri kooperatifinden itibaren Garipçe ile Fener arasındaki yollara kısa sürede gidilebilmesini sağlama talimatı verildi.

“SARIYER’DE YAŞAYANLAR ÇOK ŞANSLI”

Son olarak Kaymakam Bilgin, Sarıyer halkına yönelik şu mesajı verdi: “Sarıyer’de yaşamak büyük bir ayrıcalıktır, burada yaşayanlar çok şanslı. Türkiye’nin en güzel coğrafyalarından birinde yaşıyorlar. Sarıyer konum itibariyle bozulmamış bir şehir; komşuluk ilişkilerinin devam ettiği, mahalle olgusunun sürdürüldüğü, insani ilişkilerin ön planda tutulduğu ve herkesin birbirini tanıyıp, saygı gösterdiği bir yer. Sahiliyle, deniziyle, ormanıyla yaşamanın avantaj sayıldığı güzel bir ilçe. Bizler de kamu idarecisi olarak, Sarıyer halkına güven ve sağlık içerisinde kamu hizmetlerinin verildiği ortamı, yaratmaya çalışıyoruz. Sarıyer için elimizden ne gelirse yapacağız.”

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
2640 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.