logo

Rezan Özger’den dikkat çekici bir yazı; “Kanal İstanbul neden ‘olmaz..!”

Rezan Özger’den dikkat çekici bir yazı; “Kanal İstanbul neden ‘olmaz..!”

rez1İstanbul Boğazı’nı biz Sarıyerliler iyi biliriz. Bu güzelliğin kıyısında yaşar, bol oksijenli havasını solur, suyunda yüzer, balığını yeriz.

Boğaziçi, doğal güzelliğinin, zenginliğinin yanı sıra, coğrafi ve jeolojik açıdan da eşsizdir.

İstanbul’u, Anadolu ve Rumeli yakası diye ikiye bölen, göz bebeğimiz, dünyanın incisi İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ile birlikte Asya ile Avrupa’yı da birbirine bağlar ve iki kıta arasında sınır kabul edilir. Uluslararası deniz taşımacılığı nedeniyle dünya için de boğazlar çok önemlidir.

kanal-istanbulİstanbul’un coğrafi durumu ve boğazlar bilindiği kadarıyla MÖ. 20.000 – 18.000 yıl önce Buzul Devri’nin sona ermesiyle başlayan buzul çözülmeleriyle ortaya çıkan sularla oluşmuş. Buzul sularıyla iyice yükselen Akdeniz’in suları da, daha alçak olan Marmara’yı doldurmuş,  yükselen sular sonunda, boğazdan muazzam bir hızla, tatlı su gölü olan ve etrafı mümbit tarım topraklarıyla çevrili, çevresindeki nehirlerle beslenen Karadeniz Gölü’ne akmaya başlamış. Böylece Karadeniz, az tuzlu bir deniz haline gelmiş.

Bu oluşumun tamamlanması ve dengeye kavuşması 12.000 yılda gerçekleşmiş. 3.500 yıldır da bugünkü halini ve dengesini koruyor. İnsan ömrünü ortalama 70 yıl sayalım ve bu bin yılların anlamını öyle düşünelim.

Bugün, binlerce yılda oluşmuş bu doğal denge hiçe sayılıp, Karadeniz ile Marmara arasında “Kanal İstanbul” denilen bir kanal yapılmaya kalkışılıyor. Deniz bilimcisi Prof. Dr. A.Cemal Saydam bu fikre, OLMAZ(!) diyor. Uzmanlığı Türk Denizleri, özellikle de Marmara, Boğazlar ve Haliç olan değerli bilim insanımız “ OLMAZ !” ı  şöyle açıklıyor;

kanal-istanbul (1)“Karadeniz,  beslendiği nehirler ve yağmur suları tatlı su olduğundan tatlı su havuzu olmalı. Neden değil? Çünkü, Çanakkale ve İstanbul Boğazı altından gelen ve belirli eşikleri, belirli rüzgâr koşulları altında aşan tuzlu ve yoğun Akdeniz suları Karadeniz’i bu günkü tuzluluk seviyesine getirir.

Karadeniz, Akdeniz’den 30 cm. yüksek, bu nedenle havuzun fazla suyu boğazlardan akar durur. Ama havuza giren su belli ve doğanın açtığı bu musluktan çıkan su belli. Siz ikinci bir musluk taktınız diye Karadeniz’i besleyen Tuna, Dinyeper ve Dinyester Nehirleri debisini artırmayacak. Boğazlar sistemini sürdüren yegâne güç, Karadeniz’e giren ama sadece boğazdan çıktığı hesaplanan tatlı su. O da yüzde 95 Tuna suyu, yani Tuna’nın debisi boğaz için hayati öneme sahip.

Karadeniz havuzuna giren tatlı suyun debisi aynı kalırken havuza bir musluk daha takarsanız, sistem alt üst olur. Dünyadaki  bazı kanalları örneklemek, Karadeniz ve Marmara’nın oşinografik (fiziksel, kimyasal ve biyolojik) gerçeklerini bilmemek demektir. Bu sistemin dünyada başka örneği yoktur.”

rezVe devam ediyor sayın Saydam; “Marmara’yı kurtaran, Karadeniz’den gelen ve jet bir akım halinde Boğaz’dan Marmara’ya çıkan ve 25 metrelik üst tabakayı 3 ayda bir değiştiren Karadeniz suyudur. Marmara’ya oksijen pompalayan ise Çanakkale’den gelen alt sudur. 25 metre derinde plânladığınız kanal Karadeniz’in suyunu tek taraflı olarak Marmara’ya boşaltacaktır. Çanakkale’den gelen ve Marmara’ya oksijen pompalayan bu alt su kanala giremeyecektir. Sınır aşan sular gibi sınır aşan bu denizin debisi ile rejimi ile oynayamazsınız! Böyle bir girişimin sonuçları tahminleri aşacaktır. Doğal dengeler bozuldu mu geri dönüşü de maalesef yoktur.”

Alanında uzman bir bilim insanının uyarılarına kulak verebilir ve “Change.org” adresindeki “Doğal Dengeleri Bozacak #cilginproje Kanal İstanbul Derhal İptal Edilsin” imza kampanyasına katılabiliriz.

www.rezanozger.com

 

 

 

 

 

2205 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

#

Rezan Özger’den dikkat çekici bir yazı; “Kanal İstanbul neden ‘olmaz..!”” için 1 yorum

  1. ali koc : diyor ki:

    Rezan hanim onden bakinca sirf cevre duyarliligiymis gibi gozuken ancak arka planina bakinca dis guclerin paralelinde yani ulke kalkinmasina karsi olan bu gorusunuz bugun gecerliligi yitirmistir. Bu dunyada super gucler kalkinma adina ne cevre katliamlari yapti. Soz konusu Turkiye olunca nedense butun dunya cevreci oluyor. Azicik ulkemize sayginiz varsa olmasin demek yerine 25 metre sorun teskil edecekse 50 metre yapin deyinde samimiyetinizi anlayalim.