logo

HALK KENTSEL DÖNÜŞÜME KARŞI DEĞİL

HALK KENTSEL DÖNÜŞÜME KARŞI DEĞİL

Bakanlar Kurulu kararı ile ‘Riskli’ alan ilan edilen Baltalimanı’nın Muhtarı Ali Haydar Aslan, mahalle sakinlerinin kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını ancak, evlerini terk etme niyetinde de olmadığını söyledi.  Aslan, “Barınma hakkı bir insanın kutsallarındandır. Karganın bile yuvasına elini uzatırsan, gözünü oyar. Bu halkın yuvasına da el uzatırsan bu halkta senin gözünü oyar.”dedi.

Sarıyer’de ‘Riskli’ alan ilan edilen FSM, Baltalimanı, Armutlu gibi bölgelerde vatandaşlar evlerini terk etme niyetinde değil. Kentsel dönüşüm yapılacaksa vatandaşların kendilerinin bunu yapabileceğini söyleyen Baltalimanı Mahalle Muhtarı Ali Haydar Aslan, “Barınma hakkı bir insanın kutsallarındandır. Karganın bile yuvasına elini uzatırsan, gözünü oyar. Bu halkın yuvasına da el uzatırsan bu halkta senin gözünü oyar.”diye konuştu.

HALK KENTSEL DÖNÜŞÜME KARŞI DEĞİL

Baltalimanı Mahalle Muhtarı Ali Haydar Aslan, Sarıyer Posta Genel Yayın Yönetmeni Levent Pehlivanoğlu’na Bakanlar Kurulu kararı olan ‘Riskli alan’ konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını belirten Muhtar Aslan, “İnsanlar dışarıdan diyorlar ki kentsel dönüşüme FSM ve Armutlu karşı! İşin özüne gidersek biz halk olarak kentsel dönüşüme karşı değiliz. Biz yerinde dönüşüm istiyoruz. İnsanlar kentsel dönüşümü kendileri yapmak istiyor. Bizde halkın talepleri doğrultusunda muhtarlar ve dernekler olarak bu işi yürütüyoruz.”diye konuştu.

İSTANBUL’UN EN SAĞLAM YERİ

Riskli alan ilan edilen mahallelerinin İstanbul’un en sağlam yeri olduğunu söyleyen Muhtar Aslan, bunu da 1999 yılında yaptırdıkları testlerle kanıtladıklarını ve buna ilişkin mahkeme kararı olduğunu belirterek, riskli alanla ilgili uzun yıllardır süren tartışmaların geçmişini anlattı. Aslan, şunları anlattı: “Burayı önce Teknokent Parkı ilan ettiler. Riskli bölge öncesinde, onunla mücadele ettik. Sonunda geri adım attılar. Daha sonra 8 yıl önce falan ilk kez riskli bölge ilan ettiler. Riskli bölge ilan edilince, biz de buraların İstanbul’un en sağlam bölgesi olduğunu söyledik. Bunu da İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Japon işbirliği ile 1999 depreminin sonrasında yapılan bir çalışmayla ispat ettik. Danıştay’a dava açtık riskli alan kararına karşı. Belediye ve Japonların ortaklığında hazırlanan raporu Danıştay’a açtığımız davaya sunduk.   Bu rapordan sonra davayı kazandık. Aradan iki yıl geçti. Tekrar bu bölgeyi riskli alan ilan ettiler.”

EVİMİZDEN BİR TUĞLA DÜŞMEDİ

Mahallelerinin riskli alan ilan edilmesine tepki gösteren Aslan, “Hem diyorlar ki tamam yer riskli değil ama üzerindeki yapı stokları sağlam değil. Biz de şunu diyoruz. Biz burada 1999 depremini yaşadık. Çoğu ilçelerde evler yıkılırken, bizim evlerimizin bir tuğlası bile düşmedi. Avcılar, Fatih bölgesi riskli alan  ilan edilmiyor da neden geliyor da Sarıyer’de bizim burada riskli bölge ilan ediyorlar. Burada çelişki var. Buralar dağın başıydı insanlar 90’lı yıllardan itibaren geldi yerleşti. İnsanlar keyfinden gelmedi. Anadolu’nun dört bir yanından geçim sıkıntısından geldi buraya yerleşti. Buralara diyorlar ki kaçak yapı. Peki bu mahalleler kurulurken, hükümet yok muydu, devlet yok muydu, belediye yok muydu? Sen burayı nasıl riskli alan ilan ediyorsun. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de riskli. Karşımızda 40-50 kat bina yaptılar orası da aynı parsel içinde orayı neden yaptılar” diye sordu?

RANTA DÖNÜK YAPMAYIN HALKA DÖNÜK YAPIN!

Riskli alan kararının ranta dönük olduğunu düşündüklerini dile getiren Muhtar Aslan, “Ranta dönük yapıyorlar. Bizde diyoruz ki ranta dönük yapmayın halka dönük yapın. Halka dönük yapmazsan hayatta başarılı olamazsın. İki mahalle 60 bin nüfusa sahip. Sen bu insanları nereye götüreceksin. Kaçak yapıysa neden devletin birimi muhtarlık yaptı. Niye buranın alt yapısını yaptın elektriğini suyunu yaptın. Madem sorun vardıysa.”dedi.

ASIL AMAÇLARI TOKİ’NİN STOKLARINI ERİTMEK

Riskli alan kararı alınırken, gösterilen gerekçeyi dile getiren Aslan, şunları kaydetti: “Devlet diyor ki buranın üzerindeki yapılar riskli, ben ilerde olabilecek depremde vatandaşlarımın can ve mal güvenliğini koruyamam. O zaman tapularımızı verin herkes yıksın depreme dayanıklı olarak evini kendi yapsın. Burada Türkiye’nin en büyük cem evi yapıldı. Yapar insanlar, isterse yapar. Yeter ki sen halktan yana bir şey yap. Onlar diyor ki mülk sahibiyle oturup biz proje yapacağız. Mülk sahibi kim Kızılay var, İstanbul Üniversitesi, Büyükşehir var. İSKİ, askeriye, vakıflar ve birkaç tane de şahıs var. Eğer işgalciler isterse ‘20 yıl vadeyle konut sahibi olur’ diyorlar. Ne yapacak enkaz bedeli verecek. Yerinde vereceğim diyor. Nasıl verecek diye sorunca cevap vermiyorlar. Senin en kaz bedelin 100 bin TL, benim evim 1 milyon TL, kalanını 20 yıl öde. Kim ödeyebilecek bunu? TOKİ’nin elinde Kurtköy’de evler var. Şu anda TOKİ’nin elinde inanılmaz stoklar var. Bunu eritmek için buradan bizi çıkartıp gönderecek. Asıl amaçları da satılmayan konutları da buradaki insanlara zorunlu hale getirerek satmak.”

AKLIMIZA FARKLI ŞEYLER GELİYOR

Bölgede rantın olduğunu ancak başka düşüncelere de kapıldıklarını dile getiren Aslan, “Biz bir teklifte bulunuyoruz. Belediye’nin koyduğu bir rayiş bedel var. Nasıl 2/B yasasında olduğu gibi Bakanlar Kurulu kararıyla çıkarın. Senin arazinin metrekaresi bu, bunun üzerinde verin. Ama sen bedelinin üzerinde satarsan amaç, burada insanları mülk sahibi yapmak değil zorunlu göçe zorlamaktır. Nereye gidecek bu insanlar? Burada cenazesinde, düğünün de insanlar bir araya geliyor. Burada bir de toplumsal gücü kırmak istiyor devlet. Riskli alan  ilan edilen mahallelere bakınca, Derbent, Armutlu, Gazi, Ok Meydanı, Gülsuyu, Ümraniye, Sultansuyu, bu tip yerler riskli ilan edildiğinde aklımıza başka şeyler geliyor. Burada toplumsal birlik ve beraberlik bu hükümetin işine gelmiyor.”diye konuştu.

BU HALK DEVLETİNE KARŞI DEĞİL

Kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını sık sık vurgulayan Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Saydığımız bu mahallede bu insanlar devletine karşı değil. Devleti için canını veriyorlar. Ancak burada uygulanan baskı politikalarına karşı! Rantta var. Üç yıl önce bir proje geliştirdiler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İller Bakanlığı’nın ortak projesi var. O zaman bize dediler ki bu projeyi rafa kaldırdık ancak o proje rafa kaldırılmadı. Buraya büyük emlak danışmanları geliyor. Burada çantacılarda oluştu. Parsel bazında etüt çalışması yapıp büyük inşaat firmalarına bu etütleri satıyorlar. Emlak danışma firmasının çıkarı olmasa ne işi var burada? Mahallelerde 20 toplantı yaptık. 140 tane kurul oluşturduk. Burada halkın talebi neyse onu gündeme getiriyoruz.  Halkın talebi şu bizim tapularımızı versinler kentsel dönüşümü biz kendimiz yaparız. Bu halk devletine de karşı değil hükümetine de karşı değil. Ancak izlediği politikalar yanlış olursa halkta bu hükümetin karşısında olur. Karşısında olunca da yanlış yerlere çekiyorlar! Armutlu’nun adı çıkmış terör bölgesine.  Bir insan durup dururken neyin teröristi olacak. Ekmeğinin teröristi olur. İnsanın en kutsalı barınma hakkıdır. Karganın yuvasına el uzatırsan gözünü oyar, bu halkın yuvasına el uzatırsan bu halkta senin gözünü oyar.”

http://www.sariyerposta.com

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
4150 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.