Gazeteci-yazar Tuncay Dağlı, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel olarak sıra dışı bir imza günü gerçekleştirdi ve İstinye Devlet Hastanesi’nde görev yapan sağlık personeline “bana seni seviyorum de” adlı romanını imzaladı..
Tuncay Dağlı, Türkiye’de kadına uygulanan şiddet ve töre cinayetlerini konu alan ‘bana seni seviyorum de’ adlı romanını hastanede görev yapan doktor, hemşire ve diğer personele ücretsiz dağıtıp, günün anısına imzaladı. Sarıyer Posta Gazetesi Haber Müdürü Tuncay Dağlı, bu etkinliği ile bugüne kadar gerçekleştirdiği farklı içerikteki kültürel faaliyetlerine bir yenisini daha ekledi.
BAŞHEKİM TAMER: “BİZİM İÇİN DEĞİŞİK VE ANLAMLI OLDU”
İstinye Devlet Hastanesi’nde bugüne kadar gerçekleştirilen faaliyetlerden çok farklı olarak Sevgililer Günü’nde imza günü yapılması ve hediye edilen kitabın da kadına uygulanan şiddet konusunu içermesinin çok anlamlı olduğunu söyleyen Başhekim. Op. Dr. Cengiz Tamer, “Böylesi bir etkinlik alışmışın dışında olup, hem hastane çalışanları hem de biz yöneticiler için hoş ve anlamlı bir anı oldu. Ayrıca günün anlam ve önemine ayrı bir değer kattı. Bana göre alışveriş merkezlerinden ziyade hastanelerin bu tür kültürel etkinlikler için kullanılmaları çok daha makul. Çünkü böyle yerlerde bulunan insanların kültürel etkinliklere çok daha fazla ihtiyaçları var. Hem günün hem de çalışmanın stresini atmanın yanı sıra, böyle özel bir günde, özel bir yazar tarafından imza günü düzenlenmesi bizim için ayrı bir mutluluk kaynağı oldu. Hem kendim hem de çalışma arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum” dedi.
DAĞLI: “SEVGİNİN OLDUĞU YERDE ŞİDDET YEŞERMEZ”
Bugüne kadar gerçekleştirdiği kültürel etkinlikler arasında ilk kez bir hastanede sadece sağlık personeline yönelik imza günü düzenlediğini belirten gazeteci-yazar Tuncay Dağlı ise, bu imkanı sağlayan İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu ile Başhekim Op. Dr. Cengiz Tamer’e teşekkür etti. Dağlı, “Ülkemizde kadına uygulanan şiddet ve bir türlü önü alınamayan töre cinayetleri her geçen gün artış kaydediyor. Bu çağdışı davranışı engellemenin yolu adli ve polisiye tedbirlerle değil, insanların düşünce yapısının değişmesi yani eğitim ve aydınlanmadır. Ben de ‘bana hep seni seviyorum de’ adlı romanımı bu amaçla yazdım. Çünkü sevginin olduğu yerde şiddet yeşermez.. Ayrıca bir gazeteci olarak şiddet ve kavganın olduğu birçok olayı haber amaçlı takip ettim, topluma aktardım. Hastanelerde görev yapan sağlık personeli de bu tür olayların canlı tanıklarındandır. Bu yüzden romanımı onlar için de imzalamak istedim. İlgi gösteren herkese teşekkür ederim” dedi.



