Merhaba; uzun zamandır köşe yazısı yazmıyordum. Sarıyer Posta Gazetesi olarak bugüne kadar tüm haber yorumlarımızda, Sezar’ın hakkını Sezar’a vermeye çalıştık. Bu ayki köşe yazımda elimden geldiğince belediyenin 2 yıllık gidişatını doğru ve yanlışı ile analiz yapmaya gayret edeceğim. Yazımda zaman zaman methiye, zaman zaman da özeleştirilerle kendimce görüşlerimi anlatmaya çalışacağım…
BELEDİYE HİZMETLERİNİ ANLATABİLİYOR MU?
Yeni yılın ilk sayısında köşemde böyle bir başlık atmayı uygun gördüm. Bana kalırsa belediye hizmetlerini anlatamıyor. İki yıllık belediye hizmetlerini AKP’li Tülün belediyesi ile değerlendirdiğimde iki yıl içinde bütün handikaplara ve durulmayan olaylara rağmen belediyenin önemli hizmetleri olduğunu aynı zamanda gelecek 3 yıl için koyduğu program ve vizyon bizi umutlandırmıştı. Geçtiğimiz iki yılda kamu hizmetlerinde önceki dönemlere göre Şükrü Genç belediyesi fark attı. Ve bana göre hiç te acemilik çekmedi. Şükrü Genç’in belediyesi, Sarıyer’in rüyası olan belediye hizmet binasının tüm projesini hazırlatması ve imalata başlayacak konuma gelmesi, SADEM’lerin geliştirilmesi, semt evlerinin faaliyete geçmesi, en az 8 – 10 mahalleye yapılması düşünülen kreşler, dar gelirli nüfusun yoğun olduğu mahallelerde kurulacak aş evleri, Demirciköy girişine yapılacak iş merkezi, Tarabya Şalcıkır’da yapılacak Cem Evi, her mahalleye kurulacak sağlık evleri, kadın sığınma evi, Zekeriyaköy’e yapılacak spor kompleksi, Bahçeköy’de inşaatı devam eden kız öğrenci yurdu, deniz müzesi, bütün bunlar CHP’li belediyenin iki yıllık acemlik döneminden sonra gelecek üç yılda yapacağı vizyon programı. Kamu hizmetlerinde aksamayan belediye böyle bir programla gelecek dönemde yine yerel seçimleri kazanır.
“Yiğidin hakkını yiğide verelim.”
Sarıyer de yaşayan yüzlerce yoksula yapılan yardım önceki döneme rağmen 3 misli fazla. Asfalt hizmetlerinde, dökülen asfalt AKP dönemin 5 yılda döktüğü asfaltın nerdeyse üç katı. Belediye ayrıca asker ailelerine yapılan yardımlarda, dar bütçesine rağmen geri kalmadı. En önemlisi Sarıyer’in bir numaralı, baş belası olan kaçak yapılaşmaya göz yumması idi. Yapacağı vizyon niteliğine projelerin hayata geçmesini Sarıyerli olarak canı gönülden destekliyorum. Ve tüm olumsuz koşullara rağmen bugüne kadar yaptığı hizmetlerden ötürü kendisine teşekkür ediyorum.
BELEDİYE HANDİKAPI İÇİNDE YAŞIYOR…
Geçtiğimiz sayımızda Şükrü Genç ile makamında bir röportaj gerçekleştirdik. Röportaj öncesi sohbetimiz sırasında “Başkanım artık bakın sizinle tartışmıyoruz” dediğimiz anda Genç ise “Artık birbirimizi tanıyoruz da ondan” demişti. Evet biz de Genç’i tanıdık, artıları ve eksikleri ile.. Şükrü Genç’in pozitif yanlarını çok kısaca anlatmak isterim. Ancak şimdi zamanı değil, bence özeleştiriler yapma zamanı. Ama gelin görün ki bilerek veya bilmeyerek değişik kadro yapılanmalarıyla başladı Şükrü Genç işe. Bu kadrolar bana göre ihtisas olarak ne kadar donanımlıydılar..? Oysa yanında donanımlı, teknik konularda bilgi ve tecrübesi olan birçok arkadaşı vardı. Bu anlayış ve tutum Genç’i iki yıl içersinde bir hayli yıprattı. Ve içerden tepkilere neden oldu. Yine ilçe teşkilatını yeni başladığı dönemlerde hiçe sayması, meclis grubunu önemsememesi, bazı tüzel kişiliği olmayan insanları ön plana çıkarması Sarıyer’de dedikodu mekanizmasının çalışmasına neden oldu. Parti teşkilatı çalışanı ve meclis grubu ile bir takım havası bir türlü yakalanamadı. Oysa belediye de başarının sırrı, bir takım ruhunun oluşturulmasından geç miyor mu?
Bu yanlışlıklar dizisi daha bir yılın içinde üç başkan yardımcısı, üç özel kalem müdüresine, bir o kadar da danışmanların istifa etmesine neden oldu. Şükrü Genç yeniden başlaması gerekirken değişik bir modeli öne sürdü. Yani dışarıdan getirdiği bürokratlarla işe devam etti. Bu aşamada üç siyasi başkan yardımcıların yerine mevcut meclis grubundan arkadaşlarına görev vermeyi lüzum görmedi. Bu da meclis grubunda kimilerinin küsmesine neden oldu. Bu olumsuz durum ve hava yavaş yavaş mecliste sayısal olarak zafiyete neden oluyordu. Bilgim kadarıyla Eczacıbaşı olayında konuyu arkadaşlarıyla genelince paylaşmaması hiçbir hukuksuzluk olmamasına rağmen kopmalara neden oldu. Eğer gidişata yeteri kadar müdahil olunmazsa, önümüzdeki faaliyet raporunda, yine sıkıntı yaşanabilir.
Hizmet konusunda sorun yaşamayan belediye, üstelik yaşanan tüm olumsuzluklara ve bitmek bilmeyen olaylara rağmen 100 trilyon üzerinde borçla devir almanın handikapını yaşamadan önümüzdeki üç yılı dolu dolu yaşayabilir.
TUTUKLAMALAR MORAL BOZABİLİR Mİ ?
Mesleğimiz icabı sürekli arazide bulunuyor, sürekli kamuoyu ile çeşitli yerlerde bir araya geliyoruz. Elbette ki CHP kanadında morallerin bozuk olduğu aşikar görünüyor. Ama bir gerçek var ki bana göre CHP’nin düşmanı kendi içinde, adeta hırslanıyor. CHP örgütünün bir an önce aklını başına alması gerekiyor. Ayrıca tutuklanmaların devam edeceği söyleniyor. Burada yapılması gereken belediye A takımı, meclis grubu ve ilçe örgütünün bu hassas dönemde şuan olduğundan daha fazla kenetlenmesi gerekiyor. Bunu ancak Şükrü Başkan yapabilir. Genç’in şuan izleyeceği yol hassas ve süreci zor. Ancak bu birliktelikte gerçek anlamda tek yumruk olunmazsa gelecek üç yıl hüsranla sonuçlanabilir. Son yapılan tutuklamalarda bana göre acemlik yapıldığı aşikardır. Zaten Şükrü Genç’e bağış toplama yetkisi Sarıyer Belediye Meclisi vermiştir. Bu kadar borçlu bir belediye hizmette kusur etmemişse, bağışların rolü büyüktür. Bu bağışlarla bazı hizmetler yapılırken normal mevcut gelirlerle borçlar ödenmeye çalışılıyor. Ve bilindiği üzere birçok belediye birçok hizmetini ve yardımlarını sponsorlar ve bağışlarla yapmaktadır. CHP yetkilileri tutuklamaların siyasi olduğunu ve içinin kof olduğunu ileri sürüyorlar. Ayrıca AKP’nin burada yeniden seçim alamayacağı umudu olmadığı için böyle hileli yollara başvurduğu fısıltı gazetelerinin sütunlarında. Tabi yargıya da güvenim sonsuz…
Önümüzdeki sayıda Ak Parti’nin yerel seçimlerden sonra izlediği yolla ilgili önemli analizler yapacağım…
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.