Sarıyer Posta Gazetesi Haber Müdürü Gazeteci-Yazar Tuncay Dağlı, Vehbi Koç Vakfı Lisesi son sınıf öğrencilerine gazetecilik dersi verdi.
Özellikle üniversite eğitimlerini iletişim fakültelerinde yapmak isteyenlere gazeteciliğin İstanbul’da ve taşrada ne şekilde yürütüldüğü konusunda bilgi veren Dağlı, gazetecilerin günümüzde çok zor koşullar altında görevlerini yerine getirmeye çalıştıklarını söyledi.
Liseliler tarafından dikkatle dinlenen bir konferans veren Dağlı’nın konuşmasını Okul Müdürü Temel Barut ile öğretmenler de izledi.
Konuşmasında, “Gazeteci mesleki yaşamında hemen hemen her türlü koşulla karşılaşır. Ölür, yaralanır, dayak yer, ödüllendirilir, tehdit edilir, yargılanır, hapis ve para cezası alır” diyen Dağlı, “Ancak kamu adına yapılan gazetecilik doğru, dürüst ve basın etik kurallarına uygun yapıldığı takdirde hem gazeteciye hem de topluma büyük yarar sağlar” dedi.
İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olup, 20 yılı Doğan Medya Grubu’nda olmak üzere 27 yıllık gazetecilik geçmişi bulunan Tuncay Dağlı, öğrencilere kendine ait ‘Çekme Lan’ adlı gazetecilik anı ve mesleki bilgilerinden oluşan kitabını da imzaladı. Bu güne kadar roman, öykü, şiir ve mesleki anlamda 9 kitabı yayınlanan Dağlı konuşmasında şunları söyledi:
ÖNCE İNSAN SONRA GAZETECİ OLMALI
“Gazeteci öncelikle insani yanları ağır basan, dürüst, kişilikli, eğitimli, yetenekli, okuyan, yazan, muhakeme yeteneği olan, belli bir konuda uzmanlaşmış ve ait olduğu toplumu tanıyan, kişisel yeteneklerini geliştirmeye açık biri olmalıdır. Gazeteci hukuk bilmeli, siyaset bilmeli, muhasebe bilmeli, ekonomi bilmeli, güzel sanatlardan anlamalı, gündemi takip etmeli, gazete okumalı, televizyon izlemeli, tiyatroya, sinemaya gitmeli. Yaşadığı ülkenin, şehrin yöneticilerini tanımalı. Dünya ile bağlantısı olmalı, yaşananları yakından takip etmeli, öngörüsü güçlü olmalı. Baktığı yerde herkesten farklı şeyler görebilmeli, okuduğundan, duyduğundan, sohbetlerden haber konuları çıkarabilmeli, takip ettiği olaylarda saplanıp kalmamalı, çok yönlü düşünmeli, olay içinde olay görüp, aynı olaydan birkaç tane haber çıkarabilmeli. Çalışmaktan, koşturmaktan yorulmamalı, özverili, fedakar olmalı, para hırsı, makam hırsı ile çalışmamalı, toplum yararına, insanları aydınlatmak, bilgilendirmek için işini yapmalı. Gazeteciliği sadece geçimini sağlayacak parayı kazanacağı bir iş olarak görmeyip, toplumsal bir görev olarak algılamalı, gerektiğinde örneğin savaş durumlarında halkı aydınlatmak, doğru yönlendirmek için canını hiçe sayıp görevini yerine getirmeye çalışmalıdır.
GAZETECİNİN KAMU ADINA DENETLEME GÖREVİ VARDIR
Gazetecilik kamu adına yapılan bir kamu görevidir. Basın mensubu yöneteni de yönetileni de denetleme, aksaklıkları, eksiklikleri, bozuklukları, çarpıklıkları görüp, uyarıcı, yapıcı, önerilerle dolu olan haber ve yazılarla toplumun gelişmesine, ilerlemesine katkıda bulunmalıdır. Aynı zamanda olumsuzluklar kadar iyiyi, güzeli, doğru olanı da görüp, övme ve takdir etmeyi de bilmeli, toplumdaki başarılı insanları örnek gösterip, başkalarının da aynı şekilde başarı kazanması için teşvik edici olmalıdır.”