Kapalı kapılar ardında ne yaşandı?

Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

İŞTE O RÖPORTAJ...

 

HAKAN ŞENGÜL HER ŞEYİ ANLATTI...

 

Sarıyer Spor Kulübü’nde önemli görevler üstlenirken, uğradığı haksızlıklar ve kıskançlık ifade eden davranışlar nedeniyle İbrahim Bozan’ın yönetim kadrosuyla yolunu ayıran Hakan Şengül yaşadıklarını açık bir dille anlattı.hakan1

 

İbrahim Bozan’la hiçbir kişisel sorunu olmamasına karşın yönetimden ayrılmak zorunda kaldığını ifade eden Şengül, kulübün getirildiği durumu içine sindiremediğini belirtti. Ancak Sarıyer’in sahipsiz olmadığını da vurgulayarak, “Gerekirse başkan olur, profesyonel arkadaşlarımla yola devam ederim. Ama İbrahim Bozan’ın kulübü borç yükü altında bırakmaması gerekir” dedi.

 

Sarıyer Spor Kulübü yönetimi adına gelecek için ümit vaat eden Hakan Şengül, Levent Pehlivanoğlu ile Tuncay Dağlı’yı konuk ederek içini döktü. 

 

‘BEN HERŞEYİ BİLİYORUM’ DEMEKLE OLMAZ

 

“Sarıyer Spor Kulübü Başkanlığı koltuğu sadece oturmak için değildir… Doldurmasını bilmek gerek.. Kendini bilen insanlar olarak o koltuğa oturulduğunda büyük bir karizma ve imajı vardır.

 

Ben ticari hayatımda çok sayıda insanla görüşüyorum. İyisi de var, kötüsü de. Ticaret insana doğruyu yapmanın, iyi yapmanın önemini öğretiyor. Şirketin gelir ve gideri dengeli olmalı.. Spor kulübü de böyle yönetilmelidir.  İnsanları yönetirken de çok dikkat etmek gerekir. ‘Her şeyi ben biliyorum’ dersen olmaz, yanlışınızı görenler karşı çıkarlar.

 

Sarıyer Spor Kulübü’nün yönetimine ilk kez Mustafa Hepanıl döneminde girdim, hasbelkader orada bulundum. Önce veznedar görevi aldım, sonra profesyonel şube sorumlusu oldum. Ve o dönem çok küçük bir bütçe ile takımın ligde kalmasını sağladık.

 

BOZAN AKILLARDA YOKTU

 

İbrahim Bozan yönetimi başa geçmeden önce bana yönetimi oluşturma görevi verildi. Başkanlık için bir isim vardı ama o olmadı. O zamanlar İbrahim Bozan düşünülmüyordu. Ancak Engin Keçeli de başkan olmayı istemeyince, şu anki mevcut arkadaşı monte ettiler.

Ancak ilk yönetim kurulu toplantısında kaos yaşandı. Genel kaptanlıkla, profesyonel futbol şube sorumlusu kişilerin ayrı olmasını istediler. Bu nedenle beni Genel Kaptan olarak gösterdiler. Hiç sesimi çıkarmadım. Daha sonra 5 kişilik transfer komitesi kuruldu, komitede ben de vardım. İç transferi en iyi bilen bendim, oyuncuları tanıyordum.

Ancak rahatsızlık o günlerden başladı, ortada bir sorun vardı. Bazılarının, “Hakan ön plana çıkmasın, söyledikleri olmasın” düşüncesini taşıdığını hissettim. Transfer için önerdiğim oyunculara da karşı çıkılınca aramızda çatışma yaşandı. Gaziantep’te oynayan bir oyuncunun alınmasını teklif ettim, karşı çıkıldı. Ama karşı çıkan kişi on beş gün sonra aynı oyuncuyu gündeme getirdi. Bu gibi nedenlerle ben zaman içinde demoralize oldum.

 

hakan1BİRLİKTE YÜRÜYEMEYECEĞİMİZİ ANLADIM

 

İlk kongrede yönetime girdim, ama olağanüstü kongreye gidilirken İbrahim Bozan, bana gelip, ‘Yalnızca seninle görüşüyorum, başka kimseyle de görüşmeyeceğim’ dedi. Ben de, onunla beraber yürüyebileceğimiz düşüncesine sahip olmadığım için yeni yönetimde bulunmayacağımı söyledim. İbrahim Bozan ile herhangi bir kişisel sorunum olmadı. Fakat kulüp yöneticiliği konusunda aramızda bir yönetim ayrışması yaşandı. Ben verdiğim sözü mutlaka tutmak isterim. Olanlara genel olarak bakarsak, verilen sözler tutulmuyor. Kim alındı, kim verildi, bütçede ne var, açık ne kadar? Ben bunu bilmek isterim. Ama bunu bana vermiyorlar.

 

Yönetimden ayrıldıktan sonra da kulüple bağımı kesmedim, maddi yardıma hazır olduğumu söyledim. Aileme ait olan Yiğitsan firmasının göğüs reklamını verdim. Bunu yaparken de akıllarda soru işaretleri kalmasın diye, ‘Benden bir lira fazla veren olursa ona verin’ dedim, bedelini de ödedim. Ayrıca pano reklamı da vermiştim ama sonra bu panolar sökülüp atıldı. Toplam reklam bedeli olarak 3 ay için 30-40 bin lira ödedim. Ancak 600 liralık tabela vergisi ödenmemesi nedeniyle reklamı çıkartmışlar. Bu vergiyi ödeme yükümlülüğü benim değil, kulübün kendisinindir, ki bana söyleseler öderdim.

Bedeli tahsil edilen bu reklamı kaldırmak ahlaka sığmaz. Bu olay benim çok ağrıma gitti. Ayrıca benim dışımda hiçbir yöneticinin kulübe reklam vermediğinin bilinmesini de isterim..

 

Bunun yanında kulübe 20 bin liralık reklam alındığı, ancak 38 bin lira vergi çıktığı söyleniyor. O zaman diğer reklamlardan bedel alınmadı mı? İnsanın aklına farklı düşünceler geliyor. Konuşmalar gerçekle örtüşmüyor. Ben İbrahim Bozan ile samimiyim, onunla her yerde ve her şekilde konuşurum, saygım, sevgim var ama bu açıklamalar ona yakışmıyor.

 

BEYAZ SAYFALAR KARARDI

 

Ben bıraktığımda kulübün fazla bir borcu yoktu. Varsa denetçilerin ortaya çıkarması gerekir. Hesabı verilmeli. “Ben yapamıyorum, yapan gelsin” demek, gerçekle örtüşmüyor. Gereksiz borçlanmalara gidilerek, Sarıyer Spor Kulübü büyük bir borç yükü ile bırakılmamalı. Alındığı gibi bırakılması gerekir. Beyaz sayfalar açılmıştı ama şimdi hepsi kara sayfaya dönüştü. Yönetim 300 bin lira futbolcu borcu ile göreve başladı, şimdi ise 5-6 milyon lira borç olduğu söyleniyor. Bu borç nasıl oluştu? İbrahim Bozan, kulübü aldığı borçla bırakacağını söylemişti. Takım küme düşme tehlikesi yaşıyor, yazık değil mi? Bunun sorumlusu İbrahim Bozan ile yönetim kuruludur.. Zamanı gelince genel kurul olur,  hata, sorun varsa yönetim ibra edilmez, sorumlular hatalarının bedelini öder. Tıpkı şirketini batıranın bedelini ödemesi gibi..

 

FUTBOLU SADECE SEYREDEN BİRİ DEĞİLİM

 

Şu an aileme ait bir şirketin yöneticisiyim. Ancak daha önce futbol oynadım. Galatasaray altyapısında top koşturdum. Galata takımında lisanslı futbolcuydum. Futbolu oynayarak, yaşayarak tozunu toprağını yutarak buralara geldim. Sadece paramla ortaya çıkan biri değilim. İşlerim daha önce yoğun olduğu için yönetici olmadım. Ama maçlara devamlı gidiyordum. Siyasi anlamda ise belli bir görüşüm yok ama seçimde oyumu Şükrü Genç’e verdim.

 

KULÜBÜ KİMSEYE MUHTAÇ ETMEYİZ

 

Ben Sarıyerliyim. Sarıyer Spor Kulübü’nün zor anında görevden kaçmam. Ama birinin yaptığı hataları temizleyecek kadar da akılsız değilim.

 

Eğer başkan olacak olsam, böyle bir işe kulübün bütçesinin yüzde 30’unu karşılayacak param yoksa girmem. Şu an futbolcuların, kulüpte çalışan personelin paraları ödenmiyor. Başkan ve yönetim kurulu bunu karşılayamıyor. Çok ciddi sorun var.

Ortada sportif bir başarısızlık da var, sıkıntılar yaşanıyor. Ancak Sarıyer sahipsiz değil. Sarıyer Spor Kulübü’nü kimseye muhtaç kılmayız, onu bırakmayız. Benim mutlaka başkan, yönetici olmak gibi bir isteğim de yok, ama desteğimi sürdürürüm.

Başkan olacak olursam da, insanlarla konuşurum, mevcut kişilere ‘elinizi çekin’ derim ve profesyonel arkadaşlarla yönetime geleceğimi söylerim. Kabul edilirse de genç, yeni arkadaşlarımla yolumuza devam ederiz.

 

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile