DR. CENGİZ ALP, CHP'Yİ UYARDI
Geçtiğimiz yerel seçimde DSP’den belediye başkanı adayı olup, azımsanmayacak bir oy alan Dr. Cengiz Alp, başta belediye yönetimi olmak üzere, CHP’nin il ve ilçe yönetimine önemli uyarılarda bulundu.
Şükrü Genç başkanlığındaki belediyenin, AKP’li belediyeden hiçbir fark yaratmadan zaman geçirdiğini belirten Dr. Alp, “Bir yıl nasıl geçtiyse 4 yıl da aynı geçer ama biz öyle geçmesini istemiyoruz. Sosyal demokrat birikimin oyları hoyratça kullanılmasın, Sarıyer’e kefil olan Kemal Kılıçdaroğlu ile il başkanı buradaki yöneticilerini boş bırakmayıp, denetlesinler” dedi.
Geçtiğimiz günlerde gazetemizi ziyaret eden Dr. Cengiz Alp, Levent Pehlivanoğlu ile Tuncay Dağlı’nın sorularını yanıtladı. Sarıyer Posta'nın 26. sayısında da yer alan "Dr. Cengiz Alp'le Ayın Röportajı"nın tamamını siz okuyucularımıza sunuyoruz..
FARKLI OLAMADILAR
-Yerel seçimin üzerinden bir yıl geçti, genel bir değerlendirme yapar mısınız?
-Geçen bir yıl içinde değişik kesimlerden belediyeye yönelik olumlu ya da olumsuz, az veya çok eleştiriler oldu ama şu an için artık ayağı yere basan, objektif, olumlu ya da olumsuz eleştirileri yapma konumundayız. Çünkü bundan önce yapmak pek doğru olmazdı, yönetime zaman vermek gerekti. Fakat bir yıl geçti ve artık mazeretlere sığınılacak süre aşıldı. Göreve gelindiğinin üçüncü, altıncı ayında yapılan insafsız eleştirilere ben de katılmıyorum. Ama bazen ben de şöyle yapılsa, şu şekilde davranılsa diye yol gösterici önerilerde bulundum. Şu an için çok önemli bir yıl geçmiş durumda. Belediyelerde de, genel iktidar için de ilk yıl çok önemlidir. Sarıyer’de bir AKP iktidarı, yerini CHP iktidarına, CHP’li belediye yönetimine bıraktı. Ben şunu sormak istiyorum; ‘AKP’nin gittiğini, CHP’nin geldiğini gösteren ipuçları var mı, varsa ne var?’ Yanıldığımı sanmıyorum, çünkü genel anlamda siyasetle ilişkilerim sürüyor. Ve benim gördüğüm şey geçmişle bugün arasında hiçbir değişimin olmadığıdır. Olması gerekirdi ama olmamıştır. Her anlamda olmamıştır. Sosyal demokrat kesimin beklentilerini ilk beş yılda bitirmemek gerek, en azından bir beş yıl daha kazanma hakkını kaybetmemek gerek. Yani önümüzde kalan dört yılın hoyratça harcanıp, bir yıl daha insanları seçim alma beklentisine sokmamak lazım.
-Belediye yönetiminin size göre eksikleri nelerdir, doğru bir siyaset gütmüyorlar mı?
-Halk, AKP’lilerin hem genel, hem yerel iktidarda yanlış yapması nedeniyle CHP’ye oy verdi. Bu yanlışlıkların teşhisi doğru koyulup, doğru tedavinin uygulanması lazım. Doğru teşhis ve tedavi de kadro oluşturmayla olur. Ama maalesef CHP iyi kadro kuramadı, genel anlamda iyi kadrolaşamadı. Yönlendirme ve danışman kadrosu da dahil olmak üzere iyi kadrosu yok. Sarıyer sahil kesimin uç noktasında ülkenin elit kesimlerinin, siyaseti yönlendiren kesimlerin, bir güç odağının oturduğu, arsa rantının yüksek, mücavir alanların hala imar beklediği çok önemli bir noktadır. Bu önemli noktaya küçük bakış açısıyla bakamazsınız. Bunun için geniş bir vizyon oluşturulması gerekiyordu. Bunu yapamadılar. Neden? Çünkü bunu yapacak kadrolar oluşturulması gerekiyordu. Dikkat çekici olarak şunu söyleyebilirim, hala eski kadrolar var. Bu çok büyük bir zaafiyettir. Eski kadrolar çok iyi şeyler yapsalardı zaten onlar yeniden iktidara gelirdi. Bu kadroların değişmesi gerekiyor. Ama yerine koyulacak olanların da mutlaka Sarıyer’in dokusunu bilen insanlar olması gerekir. Sosyal, kültürel, siyaset dokusunu bilen, hizmet verecek çok iyi kadroların getirilmesi gerekiyordu.. Bu da olmadı. Bunun yerine dışarıdan elemanlar getirildi. Yani teşhiş de yanlış, tedavi de. Bundan iyi bir tedavi çıkmayacağı belli. Benim asıl eleştirim budur. Halkla ilişkileri iyi, Sarıyer’in her türlü yapısını iyi tanıyan sosyal demokrat arkadaşlarımız var. Bu kişilerin görev almalarını beklerdik ama maalesef görevlendirilmediler, dışarıdan insanlar getirildi. ‘Adam bulamadık’ lafı da Sarıyerliye en büyük hakarettir. Sarıyer 60’lı yıllardan beri sosyal demokrat kişilerden meydan gelmiştir. Bundan uzak durulmuş, dar bir çekirdeğin içine hapsolunmuştur. Eksiklik olarak da bunu görüyorum
BELEDİYE İLE İLÇE ÖRGÜTÜ KOLKOLA OLMALI
-Belediye ile CHP ilçe örgütü arasında bir anlaşmazlık, uyumsuzluk var, bu olaya bakış açınız nedir?
-Ben zamanında CHP tabanının en fazla oy alan ortak listesi ile ortaya çıkmış biriyim. Bu dönem için her eleştirimde CHP örgütünün bu işi yapamayacağı düşüncesindeydim, yanılmış olmak isterdim ama maalesef doğru çıktı. Bu kadro iyi bir plan ve proje üretemedi. Yerel seçimi aldılar, şimdi önümüzde genel seçim var ve genel merkez onlardan daha fazla başarı bekler. Bu nedenle çok iyi bir diyalog ve işbirliği olması gerekir. En kötü CHP dönemi İhsan Yalçın dönemiydi, şimdi daha kötü oldu. İlçe örgütünün bir düğün salonunda kongre yapıyor düşüncesi oluşturulmuştur. Şu an yanlış yapılıyor, yanlışa müdahale edecek kurumlar seyirci kalıyor. Bu görüntü ise kurultaya yönelik bir çalışmadır. Kamuoyuna, Sarıyer’e yönelik bir çalışma yapıp, büyümektense, kendi içlerinde büyümeyi tercih ediyorlar. Bu şekilde giderse CHP, genel seçimde aynı başarıyı gösteremeyecektir. AKP gelmesin diye oy atan insanları hüsrana uğratmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Yerel seçimde iyi ki CHP kazandı, aksi takdirde ben kaybettiren bir konuma düşecektim ve üzülecektim. Çünkü sadece ‘AKP gitsin’ mantığından hareket ettim. Ben de bu özlemi duyanlardan biriydim. Bu nedenle hepimizin sorumlulukları var. CHP, bize oy veren, vermeyen diye bir ayrım yapamaz. Nedeni de kapalı sistem bir oylama var. Kimin kime oy verdiğini tespit edemezsiniz. Uyarıyorum, belediye ayrı, ilçe ayrı bir görünümü ortadan kaldırmak gerek. Kaybeden parti olursa, herkes kaybeder. Asıl önemlisi de sosyal demokrat hareketten beklenti içinde olan vatandaş kaybeder. O zaman bakarsınız ki iktidar elden gitmiştir ve geriye döndüğünüzde de arkada sadece bir harabe görürsünüz. Ben belediye başkanının yerinde olsaydım ilçe kongresine gider, onlarla kol kola bir görüntü verir, öneriler getirir, şu an ki söylentilerin çıkmasına izin vermezdim
HANİ HESAP SORACAKLARDI?
Çok önemli konulardan biri de geçmiş yönetim aleyhinde ‘hırsızlık’ gibi iddialar vardı ve onlardan iktidara gelindiği zaman hesap sorulacaktı. Ama hala ortaya bir şey çıkmadı, kimse bir açıklama yapmadı. Hani her şey yapılacak envantere, bilançoya dayanarak açıklanacaktı, hani?. Maalesef bir yıl geçti ve ortada bir şey yok. Ya sümen altı edildi, ya da yarım bırakıldı. Bu durum ise akıllarda soru işaretleri bıraktı. Neden bunları çıkarıp kamuoyu ile paylaşmadılar, yetkili makamlara teslim etmediler. Hepsi mal beyanında bulunup, neleri var, neleri yok kamuoyu ile paylaşmaları gerekiyordu, yapmadılar. Ben bunu ilk günden beri söylüyorum. Açık politikanın birinci şartı mal beyanında bulunmaktır. Belediyede görevli birinci şahısların mal beyanını hala bekliyoruz. Ne kadar malları, paraları var açıklasınlar. Eğer bunu bilmezsek şu soruyu sorma hakkımız doğar, ‘Neden envanteri çıkarmadınız?’ Bu soru paralelinde giden ve Sarıyer’de yavaş yavaş dillendirilen bazı söylentiler de var. Umarım bu söylentiler söylentiden ileri geçmez. Ama envanter ve bilançonun ortaya dökülmemesinin nedeninin, AKP iktidarı ile çatışmamak, bazı şeylerin üstünü örtmek, ‘biz onların yanlışını ortaya çıkarırsak, onlar da bize yapar’ düşüncesinden doğan korkudur. Kamuoyu böyle bir kumpas kuruldu mantığıyla düşünür. Çünkü ortada 140 trilyonluk borç var deniyordu. Açıklasınlar o zaman bu borç nereye yapılmış? Savsaklamasınlar, ihmal etmesinler. Halkın ‘gelen de giden de aynı’ sözüne tahammülü yoktur. Siyaseti toplum için yapan insanların böyle bir yaftayı üzerlerine alma hakları da bulunmamaktadır. Tapu verme meselesine gelince… Tapu 3 ayda verilecekti ama olmadı. Biliyorum ki önümüzdeki yıllarda da bunu yapamayacaklar. Toplum izliyor. Muhalif sesler, toplumun geniş kesimi izliyor. Yanlış vaatlerde bulunmak doğru değildir. Bir yıl sonra yine seçim var, o zaman insanlar, ‘Nerede tapu?’ diye sorduklarında, ne cevap verecekler? Yanlış bir seçim çalışması olmuştur, ders alınması gerekir.
-Şükrü Genç belediye başkanlığı koltuğunu dolduramadı mı sizce?
-Ben ekipte bir zafiyet olduğunu düşünüyorum. Ekibini güçlendirilmeli, ilçe yönetimini yanına almalı, onlarla iyi geçinmeli… İlçeyle köprüleri atınca eleştirilerin önüne geçemez. Siyaset kadrosunu bir yıl sonra gözden geçirip, daha yıpranmamış bir kadro kurmalı. Ben başarılı olmalarını istiyorum. Genel seçimi ve dört yıl sonraki yerel seçimi yine sosyal demokratların kazanmasını isterim. Uyarılarım dostçadır. Uyarma gereği duyduğumuz konulardaki yanlışlıkların ileride delilleriyle, somut belgelerle ortaya çıkarılmasını istemem. Sarıyer’de şu an imarla ilgili dedikodular başlamıştır. Özellikle Zekeriyaköy bölgesinde yıllarca imar ruhsatı alamayanların ruhsat aldıklarını duyuyor ve biliyoruz. Bunlara geçmişte neden verilmedi, şimdi neden veriliyor? Ruhsat harcı almak için bu yapılamaz. Zekeriyaköy’de daha fazla yapılaşmaya izin verilmemeli. Sarıyer’in hangi özellikleri ön plana çıkan bir şehir olacağının projesi ve adı tam olarak şimdiden koyulmalı. Turizm mi, balıkçılık mı, yerleşim mi? Ayrıca Sarıyer Spor Kulübü’nün şu içinde bulunduğu durum hiç iyi değil. Kulübün halka mal edilmesi gerekir. Orası doğru yöneltilmiyor. Orada siyaset asla olmamalı. Orada Sarıyer’in kozmopolit yapısını birleştirici bir yapı olması gerekir. Belediyeye işçi alırken de, kulüp yönetimini oluştururken de böyle olmalı. ‘Bana yakın olsun, nasıl olursa olsun’ anlayışıyla hareket edilmemeli.
-Belediye Meclisi’nde devamlı surette bir CHP- AKP kavgası var, sizce nedeni ne olabilir?
-Bir şey yapamayınca olay günü kurtarmak için kayıkçı kavgasına dönüşüyor. Oysa orada Türkiye ve dünyanın algılayacağı uluslararası projeler üretilip, bu kavga ve tartışmaların önüne geçilmeli, eleştiriler yok edilmeli.
-CHP yönetimi hep AKP’lileri kendilerini engellemekle suçluyorlar. Hem tapu verilmesi, hem de Alman Üniversitesi kurulması konusunda aynı şey söz konusu oldu.. Gerçekten öyle mi acaba?
-Bana göre bu mazeret üretmektir. Bir yıl doldu, mazeret dönemi geçti, iş yapma dönemindeyiz. Mecliste tartışmasınlar, halkla paylaşsınlar.
-İşsizlikle ilgili projeler ileri sürmüşlerdi, 13 bin kişi iş için müracaat etti ancak birkaç yüz kişi iş bulabildi onlar da taşeron firmalara girdi.. Kaçak inşaat ve işsizlik konusuna çözüm getirmek zor görünüyor..
-İşsizlik Türkiye’nin genel sorunu. CHP geldi, AKP’lileri işten attı, bu kez CHP’liler yerine AKP’liler işsiz kaldı. Bunun bir kriteri olmalı. Kadrolara siyasetçilerin yakın çevreleri doldurulmamalı. Mahallelere belli kontenjanlar verilmeli. Mahalle tabanları çok ihmal edildiklerini düşünüyor. Hemşericilik, dayı-amca, ahbap-çavuş ilişkisi geçmişte olduğu gibi şu anda da varlığını sürdürüyor.
GELECEK İÇİN BİR PROJELERİ YOK
-Şükrü Genç, Yusuf Tülün modelinin daha iyimser halini sürdürüyor, araç kiralama, posterler asma eleştirdiği davranışlardı ama şu an aynen taklit ediyor, daha az para harcasa da onun gibi yapıyor.
-Benim söylediğim de bu zaten. Sosyal demokratların bir değişiklik yarattığı gibi bir olay yok. Kültürel, sportif faaliyetlerin artması, Sarıyer’in Türkiye gündemine oturması gibi bir olay da yok. Tülün’ün posterleri indi Genç’inkiler asıldı. Toplum bunun için oy vermedi CHP’ye. Hayatı kolaylaştıracak, günlük yaşamı kolaylaştıracak, ekonomiye destek verecek projeler gerçekleştirilmeli. Yapacakları için taahhütte bulunulmalı. ‘Bir yıl sonra şunu yapacağız’ diyebilmeli ve yapmalılar. Zaman çok hızlı geçti, ama ortada hala bir şey yok. İhaleler rekabet usulü ve açık usulle yapılmıyor. Rekabet koşulları sağlanmalı, yeterlilik aranmalıdır. Sosyal demokratlar kalıcı iktidarlarını sağlamlaştırmak için daha etik çalışmalılar.
KEMAL KILIÇDAROĞLU DENETLESİN
Bu arada belediye başkan yardımcılarının maaşlarının astronomik seviyelere çıkarılacağını duydum, bu olay Sarıyer’e uygun olmaz. Başkan yardımcıları ile ve danışmanlarının maaşının ne olacağının açıklanması gerekir. Belediye Başkanı Şükrü Genç ile zaman zaman bir araya geliyoruz ve bu eleştirilerimi, görüşlerimi kendilerine de aktarıyorum. Ama bunları toplumla da paylaşarak, bize oy verenlere karşı da bu sorumluluğumu yerine getiriyorum. Yıkıcı değilim, kişisel düzeyde değilim. Eleştirilerimi dikkate almaları gerek. CHP İl Başkanı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun buradaki bu yapıya el atmasını istiyorum. Bu söylediklerimizin doğrultusunda belediyenin mutlaka denetlenmesi gerekir.
SARIYER İÇİN HAYALLERİM VAR
-Siz belediye başkanı olsaydınız nereden başlardınız?
-Bu bir niyet meselesi, belediyeyi yönlendiren ekip iddialı olursa mutlaka bir şeyler yapılır, bir yerden başlanır, korkak ve ürkek olunmaz. Karşı duranların direncini kırmak irade işidir. Kavgalı, gürültülü, riskli şeylerle uğraşmamak irade eksikliğindendir. Örneğin Kilyos plajlarının işletilememesi.. Şehir merkezindeki sokakların görünümüne bir bakın, dükkanların mallarının yarısı dışarıda. Esnafı küstürmeden, hiç kimseye ayrıcalık tanımadan uygulama yapılmalıdır. İşi zarar görenlere alternatifler yaratılmalıdır. Balıkçılar çarşısının mutlaka sahilde olması gerekmez. Başka bir yerde de kurulabilir. Çekim merkezleri başka yerlere aktarılabilir. O yerlerin ekonomisi de canlandırılabilir. Bu bir dünya görüşüdür. Beşiktaş’ta olduğu gibi şehrin ortasında da olabilir..
-Sarıyer turizmden gerektiği kadar yararlanamıyor, sizce neler yapılabilir?
-Sarıyer’in, turizm sektörünün en önemli dallarından olan yeme-içme ve plaj konusunda canlandırılması gerekir. Örneğin Belediyeye ait Kilyos tesisleri verimli kullanılamamaktadır. Kilyos sahillerinin işletilememesi sorununu kamuoyu ile paylaşmaları gerekir. Spekülatif tartışmalara son verilmeli, turizm deneyi olan bir şirketle halka açık çalışma yürütülmeli.
-Siyaset alanında kendi adınıza gelecek için ne düşünüyorsunuz?
-Ben siyaseti seviyorum. Hekimlik gibi topluma bir hizmet olarak düşünüyorum. Şu an hiçbir siyasi parti ile bağım yok, kaldığım yerden devam ediyorum. Ama siyasetteki iddialarımı da somutlaştırmak isterim. Tıpkı Sarıyer hakkında düşündüklerim gibi. Hayallerimi gerçekleştirmek için hep canlı tutuyorum. Ama siyaset bir şans ya da doğru zamanda doğru yerde bulunma meselesidir… Türkiye’nin şu an siyasi anlamda en büyük sorunu Siyasi Partiler Yasası’dır. Ülkenin üçlü parti düzenine mahkum kalmaması gerek. Koalisyon kültürünün Türkiye’ye alıştırılmasını istiyorum. Önümüzdeki dönem inşallah mecliste Siyasi Partiler Yasası değiştirilir…
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.