Geçtiğimiz günlerde İstanbul genelinde yayınlanan bir gazetede çalışan bir arkadaşım benim edebiyatçı yönümü öne çıkaran bir röportaj yapmak istediğini söyledi, memnuniyetle kabul ettim. Bu tür gazete röportajı ve televizyon programlarında sanat ve edebiyat üzerine konuşmak gazetecilikten ayrı bir tad verdiği için daha önce de benzer çalışmalarda yer almıştım. Ama gazeteciliği asıl mesleğinin yanında götürmeye çalışan ve yaparak öğrenen arkadaşım açıkgözlülük yapıp röportajı kendi kendimle yani face to face yapmamı ve hazırlayıp kendine vermemi istedi. Aslında gazetecilik adına hazır lokma istemiş olsa da onu kırmadım ve röportajı profesyonel bir gazeteci olarak hazırlayıp, ona gönderdim. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra ondan şöyle bir mail geldi;
Devamı için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız..