Sevmekten korkuyoruz, gülmekten, içimizden geldiğince doya doya kahkaha atmaktan korkuyoruz. Kadınsak, hafif , erkeksek maganda derler diye atamıyoruz kahkahaları dünyanın kahrına inat.
Babamızdan korkuyoruz, ağabeyimizden korkuyoruz. Kızsak arkadaşımızla gezmeye gidemiyoruz, erkeklerden geç gelemiyoruz, erkeksek sokaklarda sürtmekle suçlanıp, erken tıpış tıpış geliyoruz eve.
Patronumuzdan korkuyoruz, müdürümüzden korkuyoruz. İşten atılmaktan, maaşımızdan olmaktan, kıdem durmasından, sürgüne gönderilmekten korkuyoruz.
Komşumuzdan korkuyoruz, biraz gürültü yapsa çocuklar, şikayet eder tatsızlık çıkar diye. Kadınsak kocamızın kabalığından, baskısından, erkeksek kadınımızın şirretliğinden, kıskançlığından, başımıza gardiyan kesilip, tepemizde boza pişirmesinden korkuyoruz.
Ağlamaktan korkuyoruz, gülerler, hor görürler diye, küçümserler diye. Gözyaşlarımızı doya doya akıtamıyoruz, içimize akıyor kanlı gözyaşları kahrımızdan.
Parasızlıktan, yoksulluktan, acı çekmekten korkuyoruz.
Dosttan korkuyoruz yanlışımızı görür üzülür diye, düşmandan korkuyoruz açığımızı bulur kullanır diye.
Her şeyden herkesten korkuyoruz.
Karanlıktan korkuyoruz, şimşekten, yıldırımdan, tufandan, borandan korkuyoruz.
Ezilmekten, üzülmekten, yokluktan, yoksulluktan, sefaletten korkuyoruz..
Eğitimsizlikten, kültürsüzlükten, sağlıksızlıktan, kimsesizlikten korkuyoruz.
Oy verdiğimiz siyasetçilerden, çocuğumuzu eğiten öğretmenlerden, canımızı teslim ettiğimiz doktordan, hak aradığımız adaletten korkuyoruz..
Yolların bozukluğundan, trafiğin yoğunluğundan, kaza yapanlardan, yaptıranlardan korkuyoruz.. Emniyet kemerini takmıyor, son sürat gidiyor ceza yemekten korkuyoruz..
Yalan söylüyor, yalandan korkuyoruz, dürüst olmuyor, dürüst olmayandan korkuyoruz..
Allah'a inanıyor dediklerini yapmıyoruz, yapmadığımız için cehennemde yanmaktan korkuyoruz.
Mal üstüne mal, para üstüne mal koyuyor, azalır diye üç kuruşunu fakire sadaka vermekten korkuyoruz. Ne sevap işliyor, ne hayır yapıyor, kefenin cebi olmadığı için ölmekten korkuyoruz.
Elimizi verip kolumuzu kaptırmaktan, gönlümüzü verip yakamızı kurtaramamaktan korkuyoruz.
İçimiz ayrı, dışımız ayrı, sözümüz ayrı özümüz ayrı, dediğimiz, yaptığımız hepten ayrı, biz ne hale gelmişiz farkında değiliz, aynaya bakıyoruz kendimizden korkuyoruz.